• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
2 Mayıs 2017 Salı

Tanımıyoruz Hind'i

İndus Nehri, Mahabarata destanı, Himalaya Sıradağları, Vedalar, Kast Sistemi, Kelile ve Dimne, Tagor, Gandhi, Ganj, yoga ve daha nicesi... İstanbul-Yeni Delhi uçuşunun Hindistan'la özdeşleşen yol azıkları... Ama her biri atıştırmadık kıvamında. Çünkü yeterince 'tanımıyoruz Hind'i'... Cemil Meriç'in dediği gibi...

"Çağdaş Avrupa, en aydınlık taraflarıyla Hint'in bir devamıdır" Meriç'e göre. Her ne kadar sanatın, felsefenin, medeniyetin kökleri Yunan'dır dese de Batı!

"Hind'in ruhunu canlandıracak tiyatro kahramanı, ne uzun bir tarihin yükü altında ezilen Agamemnon olabilirdi, ne de Ortaçağ'ın karanlık hüznüne gömülen bir Hamlet veya Faust. O ülkeyi, balta görmemiş bir ormanın kucağında unutulan bir genç kız temsil edebilirdi ancak. Bir genç kız ki beşiğine koku serpen çiçeklerle kardeş ve eliyle beslediği ceylanlar kadar uysal...'

Bu cümleler eşlik ediyor, demir kuş ayaklarını yere basana kadar zihnime... Az sonra Hint yağmurlarının bereketlendirdiği topraklardayız. Hissin ve hayalin vatanında...

İslam medeniyetinin 9. yy'dan bu yana ilgili olduğu Hindistan ile ilgili ilk bilgileri Biruni'ye borçluyuz. Hindistan yağmurları özel övgünün konusu Biruni'nin eserinde. Yağmurlar öylesine bereketli ki diyor Biruni; portakal ve greyfurt en güzel tadını bu topraklarda bulur, tavus kuşları Asya'nın Batı'sına kaydıkça küçülür ve asıl güzelliklerini kaybeder.

Hindistan ne bir güne, ne 400 kelimeye sığacak... Zihnim konudan konuya atlıyor bu nedenle... Evet, bir de baharat var; İpek ve Baharat Yolu, kadim dünyanın iki önemli ticaret hattıydı. Baharat, kadim dünya için bir ağ oluşturacak kadar önemli... Çünkü Avrupa, kışın insanların beslenmesine yetecek kadar sebze ve meyve üretebilecek bir coğrafya değil ve kesilen hayvanların korunması ve baharatla yenebilir lezzete kavuşturulması lazım... Avrupa, Asya'ya bağımlı kalıyor uzun yıllar, bu nedenle... Yükte hafif, pahada ağır, uzun yolculuklara dayanıklı baharat, Avrupa'daki siyasi haritanın şekillenmesine de katkı sağlıyor. Venedik, baharat yolu gibi ticaret yollarının üzerinden gelen ürünleri Avrupa'ya ulaştırma işini tekeline alan ticari ve politik bir nüfuz kazanıyor. Baharat yolu, Hindistan'dan ötedeki dünyayı karanfil, zencefil, kakule, Hindistan cevizi, tarçın ve daha nicesiyle tanıştırıyor.

Hindistan denildiğinde akla gelen ilk şey çeşitlilik... Elbette İngiliz sömürgesine kadar... Sonrası işgal ve köleleştirme... Hind'in her bir dönemi hiç bitmeyecek kitapların konusu... Bitmek durumunda olan bu köşeyi kalemini Hindistan'ın İngiliz emperyalizminden kurtulmasına adayan Tagore ile bitirelim;

"Düşünüyorum da, sanırım en büyük korkumuz olduğumuz gibi görünmek. Yumuşacık kalbimizin fark edilmesi, naif yönlerimizin keşfedilmesi, cesaretsizliğimizin anlaşılması, korkularımızın paylaşılması, anki zarar göreceğimizin en büyük işareti. Kabuklarımızın altında kendimizi saklamakta ne kadar da ustayız.

Ve ne kadar güçlü korunuyoruz, kalkanlarımızın ardında. Hissedilmeden, el değmeden, sevgimizi göstermeden. İstiridyeler, deniz minareleri, midyeler. Kirpiler ve kaplumbağalar gibi.

Sahi koruyor mu bizi bu çatlamamış sert kabuk? Kimse incitemiyor mu duygularımızı, inançlarımızı, benliğimizi? Yoksa zarar mı veriyor bu ürkeklik, bu kabuk bize? Hissettiklerimizi gölgeliyor, yansıtmıyor mu gerçek kimliğimizi?

Duygularımızı bastırıyor, el ele tutuşmamızı engelliyor mu? Eğer bir yıldız gibi ışıl ışılsam ve bir yıldız kadar parlak.

Ne çıkar ateşböceği sansalar beni?"

Rabindranath Tagore

<p>Sosyal medyada viral olmuş haftanın en eğlenceli videolarını 'GÖRMELİSİN'!<br></p>

En Zor Çocuk Oyununu 'Görmelisin'!

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!