• $13,5752
  • €15,3105
  • 777.402
  • 1981.04
1 Eylül 2015 Salı

Sözde değil özde bayram

Ulusal bayramlar, ‘milliyetçilikler çağı’ olan 19. ve 20.yy.başlarında siyasal rejimlerin ve ulus devletlerin meşruiyetinin sağlanması bakımından önemli birer araçtı. Her yıl aynı tarihte icra edilen bayramlar sayesinde kolektif hafıza güncellenip, toplumun birlik duygusu tazeleniyordu. Geleneğin inşası bağlamında, yeni ulus devletler, semboller taşıyan armalar, marşlar ve bayramlar gibi enstürmanlarla meşrulaştırılıyor, toplumunun milli hisleri bunlar aracılığı ile coşturuluyordu. Fakat Cumhuriyet tarihi boyunca milli bayramlar Türkiye’de halka yeterince inmedi. Kutlamalar çoğu zaman stadyumlara hapsedilerek, öğrencilere ‘formalite’ hissi verecek derecede, duygudan mahrum icralara dönüştü.

Milli bayramların kutlanmasına toplumun bir kesiminin yeterince iştiyak duymaması, devlet nezdinde yapılan ayrıştırıcı uygulamalardan kaynaklanıyordu. Tepeden inmeci devrimci refleks, yok saydığı kesimleri, toplumun tümünü kuşatması gereken bayramlarda da görmek istemedi. Uzun yıllar boyunca devletin üst kurumlarında organize edilen bayram kutlamaları genel halk eğilimlerinden ve değerlerinden uzak biçimde icra edildi. Son 15 yıl içinde her milli bayram resepsiyonunun en tartışmalı konusu ‘türban hassasiyeti’ oldu. Eşleri başörtülü erkek siyasetçilerin devlet protokolüne eşleriyle katılımları hep soruna dönüştürüldü. 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde, eşleri başörtülü olan devlet protokolüne ‘eşsiz’ davetiye gönderilerek ayrımcılık yapıldı. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül döneminde ise, ‘eşli ve eşsiz’ olmak üzere ikili resepsiyon formülleri geliştirildi. Eşli olanlara ordunun yüksek komuta kademesi genel olarak katılmadı.
2012 yılı iki açıdan dönüm noktası oldu. Daha önce Genelkurmay Merkezi’nde yapılan 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonları, yönetmelik değişikliği ile Cumhurbaşkanı’nın ‘başkomutan’ sıfatı nedeniyle Çankaya Köşkü’ne alındı. 2012 yılında Org. Necdet Özel ile birlikte ilk kez komuta kademesi başörtülü eşlerin olduğu kareye dahil oldu.
Fakat asıl büyük dönüşüm bu yıl yaşandı. Mevzu, ‘türban hassasiyeti’ gibi kısır bir tartışmadan uzaklaşmak bir yana, ‘asker bayramı’nı millete maledecek pekçok ilklere sahne oldu. 30 Ağustos Pazar akşamı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen resepsiyon, Kur’an tilavetiyle şehitlerin ruhaniyetine kapı araladı, vatan savunmasında görev yapan askerleri, canlı bağlantılar ile resepsiyona dahil etti. Bu yenilikler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tedricilik esasına dayanan ‘muhafazakar devrimci’ yanını bir kere daha ortaya koydu. Aynı zamanda, bir milli bayramı sembollerden ve formalitelerden ibaret olmayacak şekilde yeni anlamlara kavuşturdu. Resepsiyon, tüm yanlarıyla katılımcıların ruhuna dokundu. Askerlerle sivilleri yakınlaştırdı. Çankaya ayrımcılığı, Beştepe’de bayramın ruhunu idrak etme, yapılan işin özünü yakalama gayretine dönüştü. Resepsiyon sırasında sahada görevdeki askerin Başkomutanı ile olan canlı diyalogu, herkese bir askerî bayram idrak edildiğini hissettirmek kadar, bu ilişkiye orada bulunan milletin temsilcileri olan sivilleri de dahil etti. Öte yandan, üniformalı askerler, yanlarındaki başörtülü eşlerini saklama zorunluluğu hissetmeden toplumsal çeşitliliği yansıtan davetliler arasında yerlerini aldılar. Bu görüntü katılımcıları duygulandırdı.
Hulasa Beştepe resepsiyonu, ruhu ve içeriği olan, sözde değil özde bir bayram yaşattı herkese.

<p>Diyarbakır'ın Silvan İlçesi'ne bağlı Usluca  Mahallesi'nin büyük bir bölümü baraj suyu altında ka

Servis yok, kayık var

AFAD'dan Afganistan'daki ihtiyaç sahibi 2 bin aileye gıda yardımı

Antalya'yı fırtına vurdu! Dev dalgalar oluştu, ağaçlar devrildi

1,5 ton skunk ele geçirildi