• $8,4047
  • €10,1808
  • 506.756
  • 1460.86
27 Ekim 2015 Salı

Netlik ayarımızı yapalım

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

1 Kasım yaklaşıyor. Net bir karar vermek durumundayız. Sandık başında gri alan yok. Derecelendirme şansı yok. ‘Ama’ diye yorum katabileceğimiz bir durum yok. Elimizde tek sefer basma hakkına sahip olduğumuz bir mühür, tek bir oy pusulası ve 1 dakikaya sığdırmak durumunda olduğumuz bir eylem gücü var. Dört yıl boyunca da telafisi olmayan bir karar anı... Netlik ayarımızı iyi yapalım.

Fotoğrafçılar netlik ayarını iki türlü yapar. Makinenin maharetine güveniyorlarsa, otomatik ayara teslim olurlar ki, bu, seçmeni objektif değerlendirme kriterleri üzerinden rasyonel karara götürecek yönteme tekabül eder. Ya da fotoğraf makinesinin inceliklerine vakıf olan bir el, bazı algoritmalar kullanıp, objektifin merceklerine doğru komutlar vererek netlik elde eder. Bu çaba da, siyaseti bütün bağlamlarıyla değerlendirerek vereceğimiz duygusal karara karşılık gelir.
Otomatik ayar, yani bizi mantıki karara götürecek objektif kriterler genelde şunlardır; oy vereceğimiz partinin genel söylemi kendi içinde tutarlı mı? Söylem-eylem dengesine sahip mi? Oyumuz karşılığında, verdiği vaatleri gerçekleştirme kapasitesi var mı? Geçmişte ortaya koyduğu karne nasıl? Siyasal tarihinde hangi başarılara sahip? Yakın geçmişte, örneğin siyasal olarak blok bir zaman dilimine karşılık gelen son 13 yılda, seçmeninden aldığı yetkiyi nasıl kullandı? Muhalefetse, bunu etkin olarak kullanabildi mi? İktidarsa, iktidarı süresince neleri başardı, neleri başaramadı? Ülkedeki makro-ekonomik dengeleri, sosyal politikaları, toplumsal dengesizlikleri, demokratik hakları ne oranda düzenledi? Bu sorular karşılığında alacağımız cevaplar genelde rakamsaldır ve cebimizdeki paraya, yaşam standardımızdaki değişime, etnik-dini görünürlüğümüze ve sosyal konumumuzdaki bariz değişime karşılık gelen verilerdir. 13 yıl öncesi ile mukayese ettiğimizde ‘hayatımızdaki somut kazanım ve kayıplar nelerdir?’ sorusuna vereceğimiz cevap, netlik ayarını büyük ölçüde belirler.
Manuel ayarda ise, objektifin netleme halkasını sağa sola döndürür fotoğrafçı, seçmenin hissiyatındaki iniş-çıkışlara benzer biçimde. Kararının duygusal boyutunu belirleyen unsurlara odaklanır. Ülke olarak dünyada hangi mevzide yer alıyoruz? Güç çatışmalarında konumumuzu belirleyen temel değer ne? Hangi ahlaki ve vicdani ufka bakıyoruz? Haksızlıklar karşısındaki duruşumuz ne? Özne olabiliyor muyuz? Entelektüel ve ahlaki üstünlüklerimiz ya da düşkünlüklerimiz neler? Duygularımızı şekillendiren hangi kaynaklara itibar ediyoruz? Bize nasıl düşüneceğimizi emreden algı operasyonlarına nasıl tepkiler veriyoruz? Bu sorulardaki hassasiyetlerle şekillenecek tüm cevaplar, kişiye göre değişen yorumlar olacaktır. Ulusal ve uluslararası arenada ahlaki ve vicdani kriterler konusunda ne oranda mutmain olduğumuz netlik ayarımızı belirleyecektir. Elbette, güçlülük-haklılık ilişkisinde ‘haklı olanın güçlü olduğuna’ inanıp inanmamak, netliğe ulaşmamızı zorlaştıracaktır.
Gerek rasyonel, gerek duygusal kriterlerle yapacağımız her türlü netlik ayarında Türkiye’nin muhtemel geleceğini göreceğiz. Rasyonel kriterler üzerinden vereceğimiz karar, bize kuşkusuz koalisyonsuz, tek bir partinin iktidar olması için yapılması gerekeni açık şekilde işaret ediyor. İstikrar için adres zaten belli. Ahlaki ve vicdani kriterler üzerinden alacağımız karar ise, nesnel ve kişiye göre değişir. Şahsen benim elde ettiğim netlik ayarında, Türkiye’yi uluslararası alanda özne bir ülke yapmanın mücadelesini veren, teröre karşı duruşu net bir adres görünüyor ki, bu adres istikrarın işaret ettiğiyle aynı.

<p>Murat Dalkılıç kendisi hakkında yöneltilen soruya yanıt vermeyen eski eş Merve Boluğur hakkında i

Murat Dalkılıç'tan Merve Boluğur açıklaması: Kanlı bıçaklı ayrılmadık

WhatsApp mesaj iletme özelliğini sınırlandırdı

Kirpikleriyle dünya rekoru kırdı

F.Bahçe'de beklenmedik ayrılık! Hem de şaka gibi rakama