• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
18 Haziran 2016 Cumartesi

Lise bahsi açılmışken

Ne yazık ki Türkiye’de hiçbir konu kendi bağlamı içinde konuşulamıyor. En hayati konu dahi siyasi çekişmelerin, sığ sloganların arasında hayatiyetini kaybediyor. Sorunlar ortada kalıyor, nesiller tribün çekişmeleri seviyesinde bir belirsizlik içinde yetişiyor. Eğitim de bu sorunlu alanların başında geliyor. Tanzimat’tan bu yana, arada kalmış bir eğitim felsefesi, mütereddit politikalar, sık değişen sistemler, en çok gençliğe zarar veriyor.
Dünyadaki yüzlerce yıllık geleneği olan okullara baktığınızda, felsefesinden, sisteminden ne kadar emin olduklarını görüyorsunuz. İngiltere’nin köklü eğitim kurumu Eton Koleji, bunun en çarpıcı örneği. 1440 yılında kurulan okul, İngiltere’nin devlet adamlarını yetiştiren, kraliyet ailesinin çocuklarını eğiten, dünyanın yetenekli ve zeki çocuklarının gözde adresi olan bir okul. Okulun en önemli özelliği, öğrencilerinin bireysel yeteneklerini gözeterek eğitim vermesi. Bu nedenle, 576 yıl içinde dünya tarihine adını yazdıran birçok önemli ismi yetiştirmiş. Okulun bir başka önemli özelliği, öğrencilere bilgi vermek yanında karakter ve ahlak eğitimi de kazandırıyor olması. Yatılı olan okulda öğrenciler derse başlamadan önce hergün, okulun merkezinde bulunan şapelde toplanıp, dua ediyorlar. 13-18 yaş arası öğrenciler her sabah odalarının açıldığı ortak alanda birlikte kahvaltı hazırlıyorlar. Bireysellik ve birlikte yaşama kültürü dengeli bir sisteme oturtulmuş.

Referansını kendi din ve medeniyet kodlarından alan bu okul sistemi, öğrencilere hayat boyu kendilerine eşlik edecek tutarlı bir disiplin sağlıyor. İngiliz centilmenler bu ve benzeri okullarda yetişiyor. Centilmen demişken, bu okul sadece erkek öğrencileri kabul ediyor. Okul yönetimi, beş asırdır tecrübe edilen uygulamadan hareketle bugün hala karma eğitimi psiko-sosyal açıdan uygun bulmuyor. Nitekim, kız ve erkek okulları İngiliz eğitim sisteminde bugün de yaygın bir uygulama.
Kraliyet himayesindeki Eton Koleji’nin, Osmanlı’daki Enderun Okulu ile de benzerlikleri var. İcazet sistemini hatırlatacak şekilde, her Eton’lı öğrenciye eğitim hayatında ona yol gösterecek bir vasi tayin ediliyor. Ve mezuniyetinde öğrenci, okulun geleneksel başarı duvarında hocası ile birlikte anılıyor. Öte yandan, Eton’da öğrenciler hocanın dershanesine giderek eğitim alıyor. Bir nevi ‘talib olan’ yani, talebe olarak...
Eton’da eğitim görmek, sadece zenginlere ve aristokratlara has bir durum değil. Dünyanın her yerinden zeki ve yetenekli öğrenciler için de burs imkanı var okulun. Tıpkı Enderun’daki devşirme sistemi gibi, bir çobanın çocuğu da, kraliyet ailesinden çocuklarla birlikte aldığı kaliteli eğitimin sayesinde, ülkesinin en önemli makamlarına gelebiliyor. Osmanlı’dan Birleşik Krallığa ve bugüne, bu etkileşim, insanlık tecrübesinin kartopu gibi büyüyen bir olgu olduğuna işaret ediyor. Zaten medeniyet de buradan doğuyor.
Bugün, dünyanın muhtelif yerlerinde, eğitimde kız-erkek ayrımı ya da dini kurumların varlığı gibi konular, ideolojik bunalımların gölgesinde tartışılırken, İngiltere 576 yıldır tecrübe ettiği bir eğitim sistemini aynı kararlılıkla uyguluyor. Türkiye de, sığ tartışmaları geride bırakıp, farklı okul modellerini içinde barındıran, geniş bir yelpazeye sahip demokratik bir eğitim sistemi inşa etmek durumunda. Elbette evrensel bilgiyi, kendi medeniyet kodları ile harmanlayarak...

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi