• $8,1294
  • €9,7091
  • 455.545
  • 1378.37
02 Haziran 2018 Cumartesi

Külliye’de çocuk neşesi

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

Perşembe günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi çok farklı bir gün yaşadı. Her zaman ağır devlet bürokrasisini ağırlayan, dünya siyasetinin konuşulduğu, ciddi mevzulara şahitlik eden mekanın bu sefer konukları, devlet koruması altındaki çocuklardı. Yaşları 7-12 arasında değişen, kimi yetim, kimi öksüz, 250’e yakın kimsesiz çocuk, mermer kaplı resepsiyon alanını, neşeli, cıvıl cıvıl bir bahçeye dönüştürdü.

Mekanlar işte böyle ruh kazanıyor. O salonda devletin en üst düzey protokol toplantıları, ağır tempolu resepsiyonları, hüzünlü şehit aileleri buluşmaları yapıldı ama bu sefer ortam bir başkaydı. Pamuk şekerciler, patlamış mısırcılar, balon dağıtan palyaçolar, Hacivat-Karagöz ikilisi yerlerini almıştı. İftar mönüsü de çocukçaydı; kolay yenebilir, hafif yiyecekler...

Saat tam 19.30’da geldikleri Külliye’de çocuklar, küçük bedenleriyle bir yandan yüksek tavanlı salona doğru ilerliyor, bir yandan da meraklı gözlerle etrafa bakıyorlardı. Protokol görevlilerinin kendilerine gösterdiği yerlere oturdular. Devasa masalar en ağır misafirlere hazırlandığı gibi hazırlanmıştı. Masa kartlarında adları yazıyordu; Sayın…

Devletin kalbinde bir yerleri vardı. Çocuksu bir ciddiyetle bir süre etrafı incelediler. Her biri özenle giyinmiş, giydirilmişti. Hemen yanımda oturan B., puantiyeli papyonu, lacivert takım elbisesiyle sandalyesinde ancak birkaç dakika oturabildi. Zeka fışkıran bakışları daha fazla sessiz kalamadı. Derken, masadaki çocuksu ciddiyet yavaş yavaş yerini cıvıltılara bıraktı. Her biri ile sohbet ettik; yanımda oturan B., futbolcu olmak istediğini söyledi. Bir diğeri ‘kızlar asker olur değil mi? Ben asker olmak istiyorum’ dedi. Öteki, bilim adamı, diğeri kuaför, bir diğeri anaokulu öğretmeni olmak istiyordu. Sonra onlar sormaya başladı; Cumhurbaşkanı nerede? Gece burada mı kalıyor? Çalışma odası nasıl? Burada çalışmak için ne yapmak lazım?…

Sohbetimiz sık sık servislerle kesildi. Zira her bir servis anı, çocuklar için dikkat kesilip izledikleri bir tören havasındaydı. Garsonların salona aynı anda girip çıkması, ellerindeki tabağı masaya koymak için başmasadan işaret beklemeleri, ortamı onların gözünde ilginçleştiriyordu. Çocuklar hayat boyu unutamayacakları bir gün yaşadılar. Ve elbette en çok ev sahibini merak ettiler.

Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi, hoş geldiniz konuşması yapmaya kürsüye geldiğinde hepsi çok heyecanlıydı. Her şeyi bırakıp ilgiyle onu dinlediler. Konuşmanın akabinde, fotoğraf çektirmek üzere çevresini kuşattılar. Ortam öylesine doğal ve samimiydi ki, nar çiçeği rengi elbise giymiş bir kız çocuğu, belki de sadece 30 saniye sürecek bir fotoğraf çektirme anını, hepimizin zihninde ölümsüzleştirdi. Hanımefendi’nin koluna girip, kendini ortamın büyüsüne kaptırdı. Fotoğrafa girenler, çıkanlar oldu ama nar çiçeği o güzel kız, anne şefkatini bulduğu o kolu uzunca bir süre bırakmadı. Belki de kimse dokunmasa hep orada kalacaktı.

Dünya Yetimler Günü vesilesiyle verilen iftar daveti, Hanımefendi’nin çocuklara her zaman gösterdiği o yüksek ilginin en güzel hatıralarından birisi olarak kaldı. Çocuklar başlarındaki ablalarıyla salondan ayrılırken, adlarının yazılı olduğu masa kartlarını hatıra olarak yanlarına almayı ihmal etmediler. Gelecekte, ‘biz de oradaydık’ diyecekler!

<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Esen Koronavirüs'ün kalp rahatsızlığı olanlar üzerindeki etkis

Koronavirüs Kalp Krizine Yol Açar Mı?

Güvenliğin dikkati, hayatını kurtardı

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler