• $8,4621
  • €10,2364
  • 494.51
  • 1441.33
11 Temmuz 2017 Salı

Kopya ya da helal tatil

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

Yaşadığımız dünya her şeyi metalaştırmış, kapitalist pazarda bir değere dönüştürmüştür. Aşk, anne-baba sevgisi başta olmak üzere hemen her şey bir günlük pazar malzemesidir. Tatil ve boş vakit ise, bu pazarda örgütlenen geniş çaplı bir tüketim toplumu konusudur.

Tatil, sanayi toplumunda üretmek ve tüketmek arasında kalan zaman olarak tanımlanır. Çalışan birey, bu süreçte bedenen ve zihnen kendini yeniden işe hazırlar. Fakat piyasa bu sürecin örgütlenmesini bireye bırakmaz. Çünkü bu sürecin dahi tüketime hizmet etmesi gerekir. Devasa bir sektör bu süreci tasarlar. Bu nedenle standartlaşma ve kitlesellik, tatili ele geçirmiştir.

Müslüman birey de bu sürecin dışında değildir. 'Helal', 'İslami', 'muhafazakar' tatil konseptleri, modernite paradigması içinden Müslüman’ın boş zamanını örgütler. 'Helal tatil' konsepti, özünde yeni bir tutum değil, kapitalist paradigmanın ürünüdür. Ayırt edici özelliği, alkollü içki ve domuz ürünleri servisinin yapılmaması, kadın ve erkeklere ayrı sahil ve tesisler tahsis etmesidir.

Bu tatil konsepti, muhafazakar kesimin yerleşik alışkanlıklarını değiştirmiş, geniş aile ve memlekete yapılan sıla-i rahim ziyaretleri, çekirdek ailenin bir haftalık eğlence merkezli programına dönüşmüştür. Bu, zamanı örgütleme biçiminden ziyade, yeni kültürel alışkanlıklar bakımından farklı görüntüler ortaya çıkarmıştır.

Kadınlara özel havuz-deniz organizasyonu, imkanların kadın lehine demokratikleşmesini sağlasa da, bu alanın bilinçdışı kullanımı, muhafazakar kadınlar arasında mahremiyet sınırlarının aşılması konusunda ölçüleri esnetmiş, bu noktada tatilin ‘helal’ ya da ‘İslamiliği’ sorgulamaya açılmıştır.

Açık büfe yemek, havuz-deniz sefası gibi eğlenceler döngüsüne tabi bu tatiller, bir öğünün helal sınırını aşan, 100’ü aşkın yemek çeşidiyle, haz merkezli israf kültürünün yaygınlaşmasına ve meşruiyetine sebep olmaktadır. Helal tatil paketinin içinde sunulan ‘disco’ ise, alkol almayan bir insan için, amacı zihni ve bedeni rahatlatmak olan tatilin ruhunu tümüyle yok etmektedir.

Öte yandan helal tatil otellerinin yıldız sayıları, muhafazakar kesim arasında bir statü göstergesine dönüşmektedir. Sosyal medya etiketlemeleri, bu statünün sergilendiği mecra haline gelerek, tatil gösteriş unsuru olmuştur. ‘Ebu Eyyub el-Ensari Guest House’ adıyla Maldivler’de satışa çıkarılan devremülkler, İslami değerlerin nasıl suiistimal edildiğinin en çarpıcı örneğidir.

Modern zamanların kapitalist sektörlerce örgütlenen tatili, bireyleri standart, tek düze ve kopya hayatlara mahkum etmektedir. Helal tatilin de dahil olduğu bu paradigma, insanlara kendi özgünlüklerini keşfedebilecekleri, serbestçe planlayabilecekleri bir imkan sunmamaktadır. Bireyler kendi tercihleri yerine organize edilmiş kopya hayatlara teslim olmaktadır. Helal tatil, muhafazakar-dindar kesimler için bir imkan gibi görünse de, aslında kendi içinde çıkmazlarla doludur. Kültürel, sanatsal, toplumsal değerlerle zenginleşebilecek özgün yolculukları, ziyaretleri, tekdüzeliğe mahkum etmektedir.

<p>Akşam Gazetesi Spor Müdürü Kenan Karcı Süper Lig'de tüm  merak edilenleri Ezgi Aşık'a anlattı.</p

Süper Lig'de şampiyon kim olur?

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu

Bayram alışverişinin kalbi Eminönü ve Mısır Çarşısı sessiz

Toroslar'da baharla yeşile bürünen yaylalar görenleri kendine hayran bırakıyor