• $12,9035
  • €14,5472
  • 739.014
  • 1776.41
11 Eylül 2018 Salı

İlkokuldan beklediğimiz…

Eylül, bazı edebiyatçılar için hüzün mevsimi diye nitelense de, aslında pek çoğu için de hasat mevsimi… Yoğunlaşan duyguların forma büründüğü bir hasılat zamanı. Çoğu insan içinse yeni başlangıçların ayı. Kavurucu sıcakların yerini serinliğe bıraktığı, yaz dağınıklığının, tatil bölünmelerinin bittiği, yaklaşık 8 ay sürecek bir maratonun başlama çizgisi. Okulların açılışı sadece eğitim ordusu için değil birçok sektör için bir milat. Dinlenmiş zihinler yeni yarışlara başlıyor eylülde. Ama özellikle eğitim temel gündemi eylülün. Daha çok zihin yoruyor, eğitim sistemleri üzerine daha çok düşünme fırsatı buluyoruz. Fakat sistemden önce daha temel bir meselemiz var eğitim söz konusu olduğunda.

Büyük maarif meselemize en çok zihin yoranlardan merhum Nurettin Topçu, bireyin ruhi, maddi ve içtimai olmak üzere üç s¸ahsiyeti oldugˆunu söylüyor ve bu üç unsurdan ruhi s¸ahsiyetin gelis¸tirilmesinin öncelikli yerine vurgu yaparak bedenin istek ve arzularından kurtularak manevi kimligˆin gelis¸tirildigˆi ilk mercinin ilkokullar olduğunu söylüyor.

İlkokulda çocuklar, yine onun ifadesiyle ‘kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönün kurucusu olan öğretmenler’e teslim ediliyor. Sonuç itibarıyla öğretmen, genç ruhları örs üstünde döverek işleyen bir demirci ustası.

İlkokullar, bizi kendi ruhumuzla tanıştıracak, her hareketimizin ahlaki ve etik kodlarını damarlarımıza zerk edecek, insanlığı seven temiz yürekler yetiştirecek ocaklar…

Topçu, özellikle ilkokulda temelleri atılan ruhi şahsiyetin gelişmesiyle maddi unsurların kişinin benliğinde önemsizleşeceği ve yüksek duygulara sahip bireylerin idealler dünyasında yaşamaktan zevk alacağını söyler. Böylelikle gelişen ruhi şahsiyete ters orantılı olarak maddi şahsiyet zayıflayacak ve birey, içindeki iyilik potansiyelini koruyarak ‘insan’ olma vasfını güçlendirecektir.

Lise daha çok akademik gelişimin sağlandığı bir dönem olup, kişi üniversiteye kadar kişilik gelişimini oluşturur. Bu yönüyle 18 yaşına gelmiş bir genç, toplumsal düzene katkı sağlayacak bir birey halini almış olur.

Bugün eğitim sistemimiz ve veli talepleri okulların fiziki şartlarına odaklanıyor daha çok. Okullar genel olarak sınav başarısı endeksli vaatler sunuyor velilere. İyi insan yetiştirmeyi vaat eden bir okul, çok da yaygın bir talebin karşılığı değil. Özellikle okul seçme lüksüne sahip veliler için son derece önemli bir kriter olmalı oysa ‘iyi insan’ yetiştirme ufku.

Fakat bu ufku genişletmek de ne tek başına devletin, ne bir okulun ne birkaç idealist öğretmenin işi. Toplumca evin, arabanın, kıyafetin, yiyeceğin iyisinden önce ‘iyi insan’ talebimizi yüksek sesle söylememiz ve bu talebi anlamlı hale getirecek bir ekosistem var etmek için çabalamamız gerekiyor.

<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle seyirci tarafından tanınıp benimsenen Mekin Sezer, iki

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 3: Mekin Sezer

Fenerbahçe'ye İzmir'de coşku seli

Galatasaray'a Malatya'da coşku seli

Hibe desteğiyle mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor