İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 4.7915
  • 5.6134
  • 189.71
  • 94082

Gulleytin hamamı

Bir çalıştay vesilesiyle Gaziantep’te idim. Gaziantep son yıllarda adını sıkça duyduğumuz bir kent. Bir yandan tarihi vasfını ihya ediyor, bir yandan da kentsel dönüşüm yaşıyor. Şehirlerin bu süreçleri oldukça sancılı. Bir yandan tarihi silueti korumak, bir yandan da o yapıları gölgelemeyecek yeni bir şehir inşa etmek durumundasınız… Bu süreçler müteahhitlere değil, esaslı şehir mimarlarına teslim edilirse, özenli yapılar ortaya çıkar.

Tüm Türkiye genelinde, böylesi kentsel dönüşümler aslında bir fırsat. Geçmişten gelen çarpıklıkları düzenlemek adına. Yapılan her yeni bina, en az 30-40 yıl kalıcı oluyor. Kentsel dönüşümler bu nedenle büyük özenle, yüksek etik ve estetik kaygılarla yapılmalı. Zira bu süreç sadece inşaat yapmak değil, aynı zamanda bir neslin ruhunu inşa etmek demek.

Gelelim Antep’in kültürel cazibelerine… Gaziantep, yakın bir zamanda gastronomi dalında UNESCO ‘yaratıcı şehirler ağı’na dahil edildi. Bu, Antep mutfağını uluslararası bir mevziye taşıdı. Elbette bu tür gelişmeler şehri canlandırıyor, bu alandaki yatırımları artırıyor. 5 kuşaktır tenceresi kaynayan mekanlar olduğu gibi, yeni yeni deneyimler de kendine yer bulmaya çalışıyor şehirde.

Girişimcilik kültürel alanlarda da meyve veriyor. Göğüş ailesinin adını taşıyan bir mutfak müzesi zaten çoktan açılmış. Aileye ait bir ev, hem Gaziantep’in yemek kültürünü hem de bu alandaki somut kültürel mirası yaşatıyor. Şiveydizden çağla aşına unutulmaya yüz tutmuş tatları yeni kuşaklara aktarıyor.

Müzelerin eğitimin bir parçası olması meselesini hep çok önemli buldum. Mutfak Müzesi’nde de bir mutfak sanatları eğitim merkezi var. Kısa dönemli yemek kursları yapılıyor, sertifika veriliyor.

Anadolu şehirlerinde yerlilerin evlerini, kuşaktan kuşağa aktarılan ve gündelik hayatın aynası denebilecek eşyaları müze konsepti içinde değerlendirmesi son derece önemli. Yüksek bir bilincin göstergesi. Bu sayede hem adlarını yaşatıyor hem de kültür zincirinin halkalarını korumaya devam ediyorlar.

Antep’in bir başka güzel müzesi Hamam Müzesi. 16.yy’da Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılmış. Türkiye’de bir elin parmağını geçmeyecek sayıda az olan hamam müzelerinin güzel bir örneği. (Diğerleri İstanbul II. Bayezid Türk Hamam Kültürü Müzesi, Beypazarı Türk Hamam Müzesi…) Gelin hamamından, lohusa hamamına, geçmiş zaman yaşantısına dair önemli izler taşıyor. Bu hamamı diğerlerinden ayıran bir özellik ise, Mikve yani, Gulleytin havuzu. Özellikle Yahudi vatandaşların arınma amaçlı kullandığı bir bölüm. Su dolu havuza şahitler huzurunda üç kere girip çıkmanın günahlardan arınma olduğuna inanılırmış. Gaziantep hamamındaki bir dehlizi andıran bu detay bile, Anadolu’da farklı din, inanç ve geleneklerin birlikte barış içinde yaşadığının işareti kabul edilebilir. Gaziantep’te karanlık yerleri tanımlamak için kullanılan ‘gulleytin gibi yer’ tanımı da buraya dayanıyor.

Gaziantep müzelerinden bahsetmişken, Zeugma elbette bir numara. Onu da bir başka sefere yazalım.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), Suriye´nin Afrin ilçe merkezi ve beldele

TSK ve ÖSO Afrin dağlarında teröristleri avlamaya devam ediyor

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Maaşlara 607 lira zam geliyor

Trabzon istedi Beşiktaş alıyor!

En Çok Okunanlar