• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
8 Aralık 2015 Salı

Entelektüel ama nasıl?

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

Türkiye’de aydın, entelektüel ya da münevver olmak, en azından anılmak, eli kalem tutan hemen herkesin rüyalarını süsler. Fakat gerçek birer entelektüel ya da münevver olmak için çok az insan gereken çabayı harcar. Osmanlıca bilmek, Türkiye’de bu özellikleri taşımanın öncelikli şartlarındandır mesela.

Sokaklarında dolaştığı eski bir Osmanlı şehrinde rastladığı çeşme kitabesini okuyamayan, karşısına çıkabilecek tarihi bir mezarlığın abidevi taşlarını birbirinden ayırt edemeyen nice entelektüel geçinen insan vardır bu ülkede. Dedesinden kalma mektubu anlamlandıramaz. Bir dekorasyon unsurudur sadece hayatında. Evinin duvarlarındaki hat levhalarının kültürel anlamlarının cahilidir. Yaşadığı sokağın adı hakkında bir fikri yoktur. Yakınındaki kültürel mirasa kayıtlı cumbalı evler hakkındaki görüşü sathidir. Mahallenin kültürel hafızası zaten ilgisini çekmez.
Keza konuştuğu dil daha çok İngilizce ya da Fransızca katkılı, özenti kokan derme çatmalık sergiler. Etimoloji ile ilgilenmez, ne Latince ne Yunanca üzerinde derinleşmiştir. Ne Arapça ne Farsça köken bilgisi vardır. Konuştuğu ve yazdığı kelime sayısı, düşünce fukaralığının da göstergesidir zaten.
Ama entelektüeldir! Kendini öyle takdim eder. Evet üstelik ‘bir entelektüel olarak’ diye söz eder kendisinden!
Özellikle İstanbul’da yaşayıp, entelektüellikten dem vuranların ‘yaşama sanatı’ndan anladığı şey, şehrin en iyi restoran ve kafelerini bilmekten öte geçmez. Birkaç şarap cinsi de biliyorsa kendisini üst bir sınıfın mensubu sayabilir.
Oysa entelektüel ya da münevver olmak için bilgi sahibi olmak dahi yetmez. Bir münevveri yaşamının her halinde kendini aşikâr eden bir bütünlük ve tutarlılık içinde görür ve tanırsınız. Hiçbir zaman malumat satmaz. Bilgiyi, görgüyü içselleştirmiş, kazanımlarını bir yaşam şekline dönüştürmüştür.
Sadelik, rafine edilmiş bir yaşam pratiğinin en bariz göstergesi olmuştur. Ancak sade bir yaşamın anlamlı bir muhtevaya sahip olabileceği gerçeği hayatına yön veren bir pusula gibidir. Hayatında her türlü aşırılık törpülenmiştir. Küçük dokunuşlar, detaylara verilen önem, giyiminden ev tefrişatına, yaşam tarzının her anına olması gereken ayarı vermiştir. En önemlisi bunların hepsi o kadar yerleşmiş, o kadar doğal bir görünüm kazanmıştır ki, ak sütün içindeki ak tüy kadar birbiriyle bütünleşmiştir tüm vasıflar.
Entelektüel bilgi ile rafine bir yaşam tarzını birbirinden ayırmak zordur gerçek bir entelektüelin ya da münevverin hayatında. Tevazu, sadelik, ahlaki olgunluk, görgü, bilgi aynı nehirde buluşan niteliklerdir. Ve tüm bunlar insana çok yakışır.
Türkiye’de kültürel alanın en ciddi meselesi, ucuz biçimde tedavüle sokulmuş bu sıfatları hak etmeyenlerin bu sahadan arındırılmasını sağlayacak yüksek bir ufkun inşa edilmesidir. Hak etmeyenlerin sathiliği ancak bu şekilde ayırt edilebilir. Yeni yetişen nesillere tarihî, kültürel bilgiden gerçek bir yaşama sanatı çıkarabilmenin haritası da sunulmalıdır. Ancak o zaman gerçek entelektüeller, varlığı sahih münevverler görebiliriz.

<p>Mete Gazoz, Tokyo 2020'de altın madalyayı kazanarak tarih yazdı. Genç sporcumuzun henüz 17 yaşınd

Mete Gazoz sözünü tuttu! Henüz 18 yaşındayken bakın ne demişti

İki deli bir araya geldi: Adana'da Balotelli izdihamı

Bakanı Kurum, Antalya'da incelemeler yaptı

İstanbul'da tramvay raydan çıktı