• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
24 Mart 2015 Salı

Değişimi taşımak

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

Türkiye toplumu ve siyaseti büyük bir sorumlulukla karşı karşıya. Değişimi taşıma sorumluluğu ile… Değişime niyetlenmek, yola çıkmak kolay değildi. Ama değişimin dinamizmini sürdürmek ve nihayetinde yeni düzeni taşımak da hiç kolay değil. Toplumuyla, siyasetiyle belli bir olgunluğa erişmeden her şeyi hiç yaşanmamış gibi bir anda kaybetmek de var, yerleştire yerleştire kaim kılmak da.

Türkiye eşiği aştı. Değişim artık bir gerçek. Şimdi tüm boyutlarıyla değişimin doğurduğu yeni sonuçları kurumsallaştırmak, ortaya çıkan yeni aktörlerle uyumlu bir sosyal hayat inşa etmek, toplumsal gerilimi azaltmak, zorlu değişim sürecinin yaralarını onarmak gerek. Siyaset ve toplum olarak şimdi böyle bir sınavdayız.
Bazı kuşaklar yoğun değişim dönemlerinin şahitleridir. Özellikle bir asır, tarihin büyük fotoğrafı içinde değişimin zamansal parametresi olarak kabul edilir. Türkiye büyük değişimi en son 90 yıl önce yaşadı. İmparatorluk düzeninden ulus devlete geçiş süreci, dünya tarihinden bağımsız düşünülemeyecek bir sistemik değişim dönemiydi. Dünya tarihinin akışı içinde ‘büyük güçler ve büyük adamlar’ zamanın şartları ve kendi ideolojileri üzerinden akıntıya yön verdiler. Değişimin muharrik gücü taban değildi.
90’larda başlayıp 2000’lerde süren değişim ise bambaşka. Merkez üssü Türkiye olan ve ülkenin kendi iç dinamiklerinin zorunlu kıldığı, milletin rızası ve siyasilerin meşruiyeti ile yaşanan bir değişim. Üstelik tüm söylemi, siyaset tarzı da yerli. Bugün Iğdır’dan uçağa binip 1 saat içinde Esenboğa’ya inen vatandaş, gündelik hayatına değen değişimden memnun. İstanbul’da Marmara’yla kıta değiştirip, indiği yerde restore edilmiş birkaç asırlık caminin avlusunda, tarihi ihmal etmeden teknolojiyi hayatına dâhil eden siyasete müteşekkir. Devlet kurumlarının kapılarından içeri giremeyen kesimler, devletle olan küskünlüklerini barışa tahvil çabasında.
Einstein’in ifadesiyle, zihniyetleri değiştirmek atomu parçalamaktan daha zorken, bugün zihniyetler bile değişti. Pek çok arkaik fikir artık toplumsal destek bulamayacak şekilde tarihe gömüldü. Toplum artık yeni fikirleri, yeni kültürel alışkanlıkları konuşuyor.
Bu değişim büyük bir siyasal aklın ürünü. On yıllarca toplumun ötekileştirdiği kesimlerin ittifak ederek tabi olduğu bir lider, bu büyük değişime önderlik etti. Üstelik bu süreçte ortaya konan liderlik, toplumu değişime mantıken ikna etmenin ötesinde kalpleri de kazanarak, reformaları sürece yayarak icra edildi. Fotoğrafın büyük tarafına bakıldığında bu değişim ve dönüşümün ne kadar büyük bir alanı kapsadığı ve etki gücünün, duygusal boyutunun ne kadar geniş kesimleri içine dâhil ettiği görülür. Kuşkusuz bu sürece büyük çatışmalar da eşlik etti ve süreci hazmedemeyen toplumsal kesimlerle büyük gerilimler yaşandı. Eski Türkiye, Yeni Türkiye geriliminin, zaman zaman değişimden yana olanlara güç kattığı dahi görüldü. Çünkü eski Türkiye reflekslerinin iğreti yanları baş gösterdikçe, Yeni Türkiye hedefinin ne kadar değerli olduğu her seferinde bir kez daha anlaşıldı. Çünkü mantık, duygu ve hatta istikbal Yeni Türkiye’den yanaydı.
Şimdi bu haklılığı yere düşürmemek gerekiyor. Toplumun, siyasilerin ve özellikle Yeni Türkiye cenahındaki siyasi aktörlerin değişimi taşımanın ağır yüküne biraz daha omuz vermeleri gerekiyor. Çünkü bu yolda duygusal iklim değişirse, siyasetin reel göstergelerini yönetmek daha zorlaşır. Yeni Türkiye’ye destek olan herkes reel göstergelerdeki sapmaları tolere edebilir ancak duygusal kırılmaları tolere etmek daha zor.

<p>Pendik'te drift yaparken iki sürücüden biri kaza yaptı, diğeri yoldakilerin üzerine aracını sürdü

İstanbul'da drift dehşeti! Otomobili vatandaşların üzerine sürdü

Yer siyah, gök beyaz; şampiyon Beşiktaş!

Filistinlilerin evleri yerle bir oldu

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı