• $8,0642
  • €9,6836
  • 460.215
  • 1408.14
01 Şubat 2014 Cumartesi

Broadway müzikallerinden imam hatiplere

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

Broadway müzikali ve imam hatip... Alakasız, asimetrik, farklı toplum kesimlerinin taleplerini ifade eden birbirine uzak iki dünya.
Fakat aynı zamanda Yeni Türkiye'nin ajandasında alt alta sıralanabilecek kazanımlar. 11 yıllık AK Parti iktidarının toplumun tüm kesimlerine uzanış hikayesi...
Bir iktidar partisinin hem Broadway müzikallerini okyanus ötesinden Boğaz Köprüsü’nün ayağına taşıyacak refah ortamını inşa etmesi hem de yıllarca mağdur edilmiş kesimleri feraha çıkarması... Abartılı da olsa bu iki örnek müzmin muhaliflerin itiraftan çekindiği bir gerçeği anlatıyor bize. 11 yıllık AK Parti iktidarının toplumun tüm kesimlerine yeni şeyler kazandırdığı gerçeğini...
Meraklısının New York'a gidip de izlemeden dönmediği dünyaca ünlü Broadway müzikalleri, AK Parti iktidarının getirdiği istikrar, ekonomik büyüme ve mimari ufuk sayesinde Türk müteşebbislerin öncülüğünde artık Türkiye'de de izlenebiliyor. Değişime açık muhafazakarlığı ile AK Parti, İstanbul'u dünya metropolleri arasında cazibe merkezi haline getiriyor. Bunun önemli bir sonucu, modern görünümlü tutucu muhalefetin, çağdaşlık, modernlik, dünya trendlerini yakalama adına bu ülkeye verebileceği yeni bir şeyin olmadığı gerçeği... Aslında bu iki ufku mukayese etmek AK Parti'nin dünyaya açık vizyonuna da haksızlık olur...
Aynı irade geçmiş yıllarda yapıldığı gibi toplumun yalnızca belli kesimlerine hizmet götürmüyor, az gelirli vatandaşların hayat standardını yükseltecek yeni imkanlar da sağlıyor. Artık vatandaşlar ülkenin bir köşesinden diğer köşesine otobüs fiyatına uçakla seyahat edebiliyor. Son 9 yılda 10 milyondan fazla vatandaş ilk defa uçakla yolculuk yaptı Türkiye'de. Yıllarca bir sınıf göstergesi olarak algılanan nice imkan artık normal vatandaşın da ulaşabildiği bir hayat tarzı haline geldi.
Sanayide, ulaşımda, sağlıkta, uluslararası ilişkilerde, ekonomide yapılan büyük ölçekli yatırımları bir yana bırakalım. Engelli ve yaşlıların maaşlarını evlerine kadar götürmekten, el emeğinin sigortalanmasına kadar fark edilmeyen nice sosyal politika hayata geçirildi son 10 yılda. Türk sineması altın çağlarını yaşadı. 2002 yılında vizyona giren yerli filmlere giden izleyici sayısı yaklaşık 2 milyonken, bu rakam bugün 22 milyona ulaştı.
3.600 vakıf eseri üçüncü sınıf restoranların depo olarak kullandığı metruk yerler olmaktan çıkarılıp yağmadan kurtarıldı ve modern dünyada nefes alabileceğimiz medeniyet durakları haline getirildi.
Bütün bunlar önyargısız bir vicdan dilinin söyleyebileceği en basit şeyler... Demokrasi, hak ve özgürlükler alanındaki kazanımları anlatmaya sanırım gerek yok. Her ne kadar bazı temsil grupları bunları mesnetsiz gerekçelerle inkar etse de, hatta anti-demokratik yaftasıyla lekelemek istese de vicdan sahibi herkes biliyor ki, bu ülke 90 yıllık tarihinde en kapsamlı demokratik hakları son 10 yılda kazandı.
Ve bütün bu hizmetler eskiden olduğu gibi sadece seçim dönemlerinde halkla buluşup bir torba kömür karşılığında oy isteyen mütekebbir bir siyaset anlayışıyla yapılmadı. İşbaşında olduğu her anı, millete karşı sorumluluk olarak gören bir gayretle yapıldı. Üstelik hepsi düz bir yolda değil, vesayetlerin gölgesinde binbir mücadele verilerek ilmek ilmek örüldü.
Siyasetten bir ahlak bekliyorsak, vatandaşlığın da bir ahlakı var; Hakkı teslim etmek. Hakikati önyargılara kurban etmeden...

<h3>Akupunktur Derneği Onursal Başkanı Dr. Murat Topoğlu iftarda tüketilmesi gereken besinleri AKŞAM

İftarda neler tüketmeliyiz?

Fenerbahçe, Medipol Başakşehir maçı hazırlıklarını sürdürdü

Amerikalı Rapçi Kanye West'in ayakkabısı 2 milyon dolardan satışa çıktı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC'de