• $8,3167
  • €10,0837
  • 489.083
  • 1444.87
22 Temmuz 2017 Cumartesi

Bir bahçeniz varsa…

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

Şehir yaşamı, trafik karmaşası, rüzgarın yönünü değiştiren yüksek binalar ve beton görünümüyle, ruhumuz üzerinde ağırlık yapıyor. Şehir parkları, küçük de olsa bahçeler ruhumuzun teneffüs mekanları. Fakat bu park ve bahçelerin nasıl bir ruhu var. Şekillendirilmiş ağaçları, asfalt dökülmüş yolları, kir yuvası haline gelmiş beton havuzlarıyla ruhumuzu ne kadar dinlendiriyor?

Bahçecilik bir sanat; Fransız, İngiliz, Japon bahçeleri, çıktıkları medeniyet kodlarını barındırıyor, tıpkı İslam Medeniyetinde olduğu gibi… Dikilen ağaçlardan, seçilen bitkilere, saksılardan taşlara kadar her birinin sembolizmi var.

İslam medeniyetinde cennet bahçelerine öykünen nice tecrübe var; Elhamra Sarayı’ndaki Cennetül-Arif bahçelerinden, Marakeş’teki Menara bahçelerine, her biri, tüm örtüleri ve tecellileriyle Allah’ın işareti olarak kabul ediliyor. Dünyadaki tüm güzellikler tefekkür vasıtasıyla hakikatin izini takip edebileceğimiz yollar çünkü.

Türkçeye çevirisi yakınlarda yapılan Emma Clark’ın İslam Medeniyetinde Bahçe Sanatı kitabı, bu konuya dair oldukça anlaşılır, net bir çerçeve sunuyor. Hatta evinin bahçesini bu kodlar üzerinden tasarlamak isteyenlere de gayet kullanışlı bir rehber niteliğinde. İngiltere’de kraliyet ailesi tarafından yaptırılan Highgrove ‘Carpet Garden’, bir İslam bahçesinin her yerde modellenebileceğini gösteriyor.

Türkiye’de medeniyet ihyası iddiasında bulunan tüm projeler bu modellemeyi örnek alabilir. Özel okullardan vakıf üniversitelerine, hatta konutlara bahçe tasarımlarında, Fransız bahçeleri yerine İslam medeniyetinin kodlarını içeren bahçeler tasarlanabilir.

Clark’ın ifadesiyle, iki aksla dört parçaya bölünmüş İslam bahçeleri (çar-bağ), sembolik olarak mekanın dört yönüne yönelen dört akarsuyun kendisinden aktığı merkezi bir havuz ya da çeşmenin etrafında yapılanmış dört bölümlü bir bahçedir. Suyun hem merkezdeki çeşmeden dışarıya doğru, hem de dört köşede yer alan çeşmelerden içeriye doğru akışı tasarlanmıştır. Sıcak bir iklimde doğan İslam bahçesinin başlıca unsurları su ve gölgedir. Buranın vaat ettiği duygu ise, huzur ve tefekkürdür.

İslam’ın doğduğu çöl bölgelerinde yüksek duvarlarla çevrili bahçeler, coğrafyaya uygun bitkilerle çölün haşin sertliğine karşı nasıl bir huzur sığınağı anlamına gelmişse, bugün modern şehirlerde de gürültü, kirlilik, trafik yoğunluğu ve kalabalık sokak ve caddelere mesafe koymaya bir çıkış yoludur. Ruhumuzu onaracak bu bahçe dizaynları, sadelik, saflık ve geometri ile tabiatın uyumu vasıtasıyla, geçici dünyada sonsuzluğun bir parçasını yakalamaya vesiledir. Burada yapılan tefekkür, güzelliğin kaynağını merak etmeye ve üzerinde derin derin düşünmeye imkan sağlar.

Sadi’nin ifadesiyle, ‘Ferasetli bir insanın gözünde, büyüyen bir ağacın üzerindeki her yaprak, Yaratıcımız hakkında bilgi aktaran bir kitaptır.’

İslam’ın terör, şiddet ve çatışma konusuyla özdeşleştirilmeye çalışıldığı bir çağda, onun medeniyet boyutunu daha çok konuşmaya, yaşadığımız dünyaya bir reçete olarak sunmaya ihtiyacımız var. İnkılap Yayınları’nın Türkçeye kazandırdığı kitap, bir ruh terapisi olarak evlerimizdeki/kurumlarımızdaki bahçeler için güzel bir rehber. Bu bahçeler belki dışarıdaki dünyaya karşı daha sağlam duracak bir ruhi donanım kazanmaya vesile olur.

<p>İşgalci İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik müdahalesi devam ederken,

Kudüs'te tepki çeken görüntü! Mescid-i Aksa'dan alevler yükselirken Yahudiler Kudüs Günü'nü kutladı

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı