• $7,3478
  • €8,9446
  • 437.149
  • 1536.11
01 Mart 2016 Salı

Afrika’ya Afrikalı çözümler

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

Kara kıta Afrika’da insan nereye baksa, sömürgeciliğin izlerini görüyor. Zira zengin kaynaklarına, renkli kültürüne rağmen, yoksulluk ve buna bağlı sorunlar kol geziyor kara kıtada.

Afrika başkentlerinin çok küçük bir bölümünde refah içinde yaşayan ufak bir azınlık varken, nüfusun çoğu yoksulluk ve hastalıklarla pençeleşiyor. Afrika nüfusu her geçen gün artıyor. 1970’te 364 milyon olan nüfus, bugün bir milyarı aşmış durumda. 2020’e kadar ise 1.3 milyar olması bekleniyor. Dünya nüfusunun yaklaşık %13’üne sahip kıtanın takriben %40’ı 15 yaşın altında. Yani hayli genç bir kıta... Bu avantaja ve kıtanın zengin kaynaklarına rağmen, dünyada ‘yüksek borçlu fakir ülke’ statüsündeki 15 ülkeden 13’ü Afrika’da... Nüfusun çok büyük bir bölümü günde bir dolardan daha az gelirle hayatını sürdürüyor.
Bağımsızlık sonrası dönemde Afrika’nın ayağa kalkması için uluslararası toplum birtakım seferberlikler düzenlemiş olsa da, kıtada insanlık onuru hala ‘Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’nin garanti altına aldığı güvenlik, barınma, eğitim ve sağlık hakkının çok gerisinde.
1970’te BM’de alınan karar gereği gelişmiş ülkelerin GSMH’lerinin %0.7’sini kalkınmakta olan ülkelere yardıma ayırması, ne yazık ki defter üzerinde kalmış bir karar. Zira Afrika’nın belini büken sömürgecilik de, bu karar da aynı dünyada, aynı insanlık kriterleriyle vücut buldu.
Dünyada efendi kalabilmenin yolu köleliğin hiç bitmemesinden geçiyor çünkü. Bu nedenle insani yardımlar dahi Afrika’yı bağımlı ve yönetilebilir olmaktan kurtarmayacak kıvamda oluyor hep. Balık tutmayı öğretmek yerine balık vermek, bağımlı liderler yaratarak dolaylı biçimde sömürgeciliği sürdürmek, temel hareket noktası bu yaklaşımların.
Afrika’nın sorunlarının çözülmesi, ulusal ve uluslararası düzeyde vizyon sahibi ve kendini ülkesine adayacak liderlerle mümkün. Yardımların etkili şekilde kullanılması, kendi öz kaynaklarının harekete geçirilmesi, insan onurunu ön plana çıkaracak stratejiler belirlenmesi gerekiyor. Bunun metodu da ‘Afrika’nın sorunlarına Afrikalı çözümler’ vizyonu...
Türkiye bu anlamda Afrika’ya yönelik kalkınma desteklerinde ‘balık tutmayı öğretmek’ ilkesini takip ediyor. Çözümü, kıtanın kendi öz kaynaklarından çıkarabilmeyi teşvik ediyor. Sağlıktan teknik alana, eğitimden tarıma Afrika insanına eğitim vererek yardımı kalıcı çözümlere tahvil etmeye uğraşıyor. Afrika’da Batılı ülkelerin kiralama yarışında olduğu nice verimli toprak var hala. Bu toprakların, tarım eğitimi almış yerliler tarafından işlenmesi, Afrika’nın kendi geleceğini inşa etmesine katkı sağlayacak bir artı değer olması bakımından son derece önemli.

<p>Sefirin Kızı'na transfer olan Tuba Büyüküstün neden bu kadar konuşuldu?</p><p>Rahatsızlığı sebebi

Haftanın Magazin Başlıkları

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ağrı Dağı göçmen kuşlara ev sahipliği yapıyor

Muğla'da tarım alanları su altında kaldı