• $7,3549
  • €8,8955
  • 410.151
  • 1528.82
11 Mart 2012 Pazar

Soru sormadan hakikat bulunmaz

Cumartesi mesaisi geliyor. Yasal düzenlemeyle artık memurlar Cumartesi öğlene kadar çalışacak. Oysa cumartesi-pazar günleri Cumhuriyet'in ilk yıllarında tatil değildi. Resmi tatil günü cumaydı. Takvim düzenlemesiyle miladi takvime ve 24 saat uygulamasına geçince resmi tatil günümüz pazar oldu. Cumartesi esnaf ve diğer çalışanlar için pek tatil olmasa da memurların tatiliydi.
Peki takvim değişikliğinde neler oldu? Miladi takvime nasıl geçtik? Ay isimlerimizi nasıl seçtik? Şubat ayının neden 28 çektiğini sorarız da şubat isminin nerden geldiğini merak etmeyiz. Hep yazıyorum/söylüyorum; Soru sormadan asla hakikate ulaşamayız. Doğru, yanlış veya eksik... Mutlaka soru sormalıyız. Buyurun o halde...

Ay isimleri bize kimden miras
1925'te Hicri ve Rumi takvimi bırakıp Miladi takvime geçerken ay isimlerini de değiştirdik. 12 ayın her birinin ayrı bir kaynağı var. Peki kimlerin takvimindeki isimleri aynen korduk, göz atalım...

26 Aralık 1925 günü takvim ve saatlerde değişiklik yapan kanun kabul edildi. Yasa 1 Ocak 1926'dan itibaren yürürlüğe girdi. 26 Aralık günü Meclis Encümeni'nden Meclis Genel Kurulu'na sunulan çok kısa bir yasa teklifiydi. Teklif 'Takvimde Tarih Mebdeinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun' adını taşıyordu. Osmanlı'da kullanılan Hicri ve halihazırda kullanılan Rumi takvim'in bırakılarak yerine Miladi takvimin uygulamaya geçilmesi oylandı. (Aynı gün günün 24 saate taksimi hakkında kanun da kabul edildi. Artık gün 24 saat olarak tarif edilecekti.)
Miladi Takvim aslında Gregoryan takvimiydi. 1582'den bu yana dünyada kullanılıyordu. Miladi tarihin başlangıcı ve Dünya'nın Güneş'in etrafındaki süresi olan 365 gün ve 6 saatlik zamanı bir yıl olarak kabul ediyordu.
İyi tamam...
Artık bütün dünyanın yavaş yavaş kullanmaya başladığı Miladi Takvim'e geçmiştik. Ama ay isimlerimiz ne olacaktı? Onlara ne isim verecektik?
Osmanlı'da kullanılan Hicri takvime göre ay isimleri şöyleydi: Muharrem, Safer, Rebiülevvel, Rebiülahir, Cemaziyülevvel, Cemaziyülehir, Recep, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade, Zilhicce. Ayların hemen hepsi Arapça ve Farsça karışımıdır. Osmanlıca'da olduğu gibidir.
ZEMHERİ DE UZADIKÇA UZADI...
Peki halk arasında aylara nasıl sesleniliyordu? Çok güzel isimler bulunmuştu.
Ocak'a Zemheri, Şubat'a Gücük, Nisan'a Abrul/Abril, Haziran'a Kiraz, Temmuz'a Orak, Eylül'e İlkgüz, Ekim'e Ortagüz, Kasım'a Songüz, Aralık'a ise Karakış.
Hepsi yaratıcı ve de büyük çoğunluğu Türkçe... Ne güzel değil mi?
Ama dikkat edin lütfen. Halkımızın seslendirdiği ay adlarında üç ayın ismi olduğu gibi kalmış. Mart, Mayıs ve Ağustos aynı isimlerle anılmış. Bu üç ay ismi de bize Roma'dan kalan isimlerdir. Ayrıca April'e (Nisan) Abril dendiğini de atlamayalım. (Yani bu topraklarda Hıristiyan etkisi sandığımızdan daha derinlerdedir. Ama Yahudiler bu farkı çoktan kapatıp geçtiler bile...)
CÜCE AYIN SIRRI
Şubat sözcüğü Şabat gününden gelir. Şabat günü Yahudiler için kutsal gündür. Dünyanın yaratıldığı 6 günden sonra dinlenilecek 7. gün Şabat'tır. O gün ateş yakmak, odun kesmek, paraya dokunmak ve arabaya binmek yasaktır. Yahudiler o gün sadece dinlenir ve ibadet ederler. Cuma akşamı başlayan bu kutsal gün cumartesi öğlen saatlerine kadar devam eder. Şabat günü olduğu gibi İbrani takviminde de yerini almıştır. Shebhat/Shevat şeklinde yer alır ve takvimin 5. ayıdır. Yani halihazırda kullandığımız takvime göre mayıs ayına tekabül eder.
Gelelim temmuza...
Tammuz Babil tanrısının adıdır. Musevi inanışında en güçlü tanrıdır. Bereket ve bolluk tanrısıdır. Kelime anlamı 'Efendi'dir. Yazın kurak mevsimlerinde öldüğü kabul edilir. Kadınlar Tammuz'un arkasından matem tutarlar. Gündüzlerin kısalmaya başlaması ise onun geçici ölümüdür. En uzun geceden sonra yani 22 Aralık günü tekrar doğan Tammuz'un gece ve gündüzün eşitlendiği 21 Mart günü İştar ile seviştiği ve yeni nesiller yarattığına inanılır.
Tammuz'un sembolü dikilitaştır. Peki sevgilisi İştar'ın sembolü nedir? Şimdi sıkı durun.... İştar'ın sembolü kutsal tahtadır. Yani Hollywood !
GOLAN TEPELERİ'NİN EFENDİSİ EN SICAK AY
Devam edelim...
Tammuz İsrail için o kadar önemli bir isimdir ki. Sadece bir ay ismi olarak kalmaz aynı zamanda psikolojik anlam da taşır. 1967'de giriştikleri '6 gün savaşları'yla Arapları kısa sürede ağır bir yenilgiye uğrattılar. Ve bu zaferden sonra Ortadoğu da gerçek bir hegemonya kuracaklarına inandılar. Golan Tepeleri'nin işgaliyle son bulan bu büyük gövde gösterisinde işgal ettikleri tepeye ilk giren tankın adı Tammuz'du. Yani Efendi! Artık Yahudiler 'Ortadoğu'daki efendilikleri'ni ilan etmişlerdi. Tammuz/Temmuz o günden sonra tüm dünyaya yayıldı efsaneleşti. (Merak ediyorum... Aileler çocuklarına isim verirken nerden geldiğini neden hiç sorgulamazlar? Örneğin Temmuz, ünlü şairimiz Hasan Hüseyin Korkmazgil'in oğlunun adıdır. Ünlü şair oğluna Temmuz ismini 1967'den önce koymuştu. Ama İbranice bir isimdi. Hiç araştırmamış mıydı?)
Eylül ismi olduğu gibi İbranice'den alındı. İbrani takviminde Elül olarak geçer. Yılın son ayıdır. (İlginçtir. Elül ismi Guggenheimer&Guggenhemier'in Yahudi isim sözlüğünde yok)
Nisan yine olduğu gibi Nisan ve Nissan olarak İbrani takviminde yer alır. Eski İbrani takviminin ilk ayıdır. (Bu arada gereksiz bilgi kabilinden ama söylemeden geçmeyeyim; İbrani takviminde kullanılan bir başka ay ismi de Tevet'tir. Bizim ocak ayına tekabül eder. Tevet ismi tanıdık gelecektir. Ünlü şarkıcımız Tarkan Tevetoğlu ve akrabası milliyetçi yazarımız Fethi Tevetoğlu)
Haziran ise İbrani takviminde yer almaz. Ama Hazran olarak İbranice kökenlidir.
Gelelim İngilizce'den (Latince'den İngilizce'ye geçenlere) transferlere...
Mart, Mars'tan gelir. Mars Romalıların savaş tanrısıydı. Gregoryan takvimde 3. ay March'tır. Olduğu gibi aldık. Mart yaptık.
Mayıs ise May yani Maia'dan gelir. Bitkileri büyüten tanrı Mai'dan İngilizcede ve daha birçok dilde kullanılan May doğmuştur. Biz de onu alıp Mayıs yapmışız.
Ağustos Roma imparatoru Octavius'dan gelir. Octavius'un unvanı Agustus tu. Gregoryan takviminde 8. aya onun adı verildi. Biz de olduğu gibi aldık. Ağustos dedik.
1925 yılında TBMM, Miladi Takvim'e geçerken değiştirdiği ay isimlerinin 5 tanesini olduğu gibi İbrani takviminden aldı; Şubat, Nisan, Haziran, Temmuz, Eylül.
İngilizce'den ve dolayısıyla Roma medeniyetinden transfer edilen üç ay ismi vardı; Mart, Mayıs, Ağustos !
ARAPÇADAN KALAN KASIM
Arapça'dan ise tek ismimiz. Kasım! Peki o ne demek? Ayrılık/ayırma anlamındadır.
Üç tane isim ikinci düzenlemeden sonra Türkçe sözcüklerle değiştirildi. Teşri-sani, (Kasım) Kanunu-i evvel (Aralık) Kanunisani(Ocak)
Türkiye'nin zihnen nasıl iki arada bir derede olduğunu, bu yasayı hazırlayan meclis yasa komisyonunun kararlarından da anlayabiliriz. Ya da bu topraklardaki Yahudi nüfuzunun Hıristiyan nüfuzuna nasıl galip geldiğini...
1 Ocak 1926'da yeni Miladi Takvim yürürlüğe girdi. 1935'te hafta tatili pazar günü yapıldı. Cuma tatil olmaktan çıkartıldı.
***
Son söz... Eğer ben 1925'te milletvekili olsaydım ve 26 Aralık günü Meclis'te kanun görüşmelerinde bulunsaydım kürsüye çıkar ve şöyle derdim:
Ey efendiler!
Hadi bu Frenkoğullarının isimlerini anladım. Gregoryan takvimine geçtik. Oldu kabul edelim. Peki nereden buldunuz İsrailoğullarının isimlerini?
Başka isim mi kalmadı yahu?

Saracoğlu'nun müzesi açıldı...
Şükrü Saracoğlu ilk biyografi çalışmamdır. O yüzden bendeki yeri farklıdır. Tarihimizin bu önemli karakterine en az Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım kadar sahip çıkan bir başka isim de Ödemiş Belediye Başkanı Bekir Keskin'dir. Geçtiğimiz hafta açılışını yaptığı Ödemiş Kent Müzesi'nin bir bölümünü Saracoğlu'na ayırmış. Ödemişli Efe Başvekil'i unutmamış. Davet etti, ama gidemedim. Teşekkürler Başkan. Vefan için gayretlerin için. Ve bir de dünyaca ünlü Ödemişlimiz Muzaffer Şerif'i unutmadığın için...
Twitter.com/gurkanhacir

Yılmaz Güney'in bağışı...
Geçen hafta yazmıştım; Mahir Çayan ve arkadaşlarının Türk Hava Kuvvetleri mensuplarıyla yakınlığını. Yazının sonunda THKP-C ile bağı bilinen, büyük sinemacımız Yılmaz Güney'in 1971'deki Adana Altın Koza ödülünü Türk Hava Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı'na bağışlayıp bağışlamadığını sormuştum. Cevabı biliyordum. Ama yazı sonrası bilgi yağdı. Güney sadece heykelcikleri değil para ödülünü de Türk Hava Kuvvetleri'ne vermiş. Hava Kuvvetlerinin de teşekkür plaketi var. Vay be...! (Meraklısı Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi'nde açılacak olan Yılmaz Güney sergisinde gidip görebilir. Tarih 30 Mart 2012)

<p>'Yıl 1908... Osmanlı topraklarında ikinci Meşrutiyet ilan edilmişti ve Meclis'i Mebusan o günkü a

Bunlar kimin milletvekili?

Düzce'de altyapı çalışması sırasında şans eseri bulundu!

Her yerde uyuyabilen vurdum duymaz insanlar

Endonezya'nın Sinabung Yanardağı'nda hareketlilik