• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
01 Ağustos 2011 Pazartesi

'Özel' bir yorumu tarihe bırakmak

Dünkü yazımdan sonra çok yoğun mesajlar aldım. Yeni Genelkurmay Başkanımız Necdet Özel'in göreve geliş biçimini anlatışım, farklı algılamalara yol açmış. Bazen öyle olur. Okuyucuyla aranızda iletişim bağı kopar. Yazar olarak siz kelimelerin şehvetine kapılır ve maksadını aşan cümleler kurarsınız, okur ise heyecanlanır ve sizin neyi anlatmak istediğinizden çok detaylara takılıverir.
Dünkü yazım işte tam da böyle bir yazı oldu.
Beni takip eden okuyucularım bilir. Yaşanan olayları tarihin şaşmaz terazisinde tartıp okuyucumla paylaşmayı severim. Bugün yaşadığımız her şey aslında tarihteki bir olayın ya benzeridir ya da devamı.
Askeriyede yaşanan son büyük depremi de böyle ele aldım. AKŞAM'ın bir gün önceki çok beğenilen manşeti günü net özetliyordu:
'Asker çekildi !'
Evet ordunun zirvesi çekilmişti. Ama bir kişi hariç. O da Orgeneral Necdet Özel'di. Yani tüm komuta kademesi bir karar almış ve bir komutan bu karara itiraz edip tersi bir tavra girmişti. Dahası belki biraz da acele ederek siyasi erkle hemen uzlaşmış ve beklenmeyen bir çabuklukla olayı çözüme kavuşturmuştu.
Ben de tam olarak olayın bütün yönleri açığa çıkmadan aceleci ve maksadını aşan bir yorum yapmış ve Necdet Özel Paşa için 'arkadaşlarını sattı' ifadesini kullanmıştım. Yazıyı gazeteye gönderdikten sonra bu ifadenin içime sinmediğini hissettim. Sayfayı hazırlayan editör arkadaşımı arayıp, yazının biraz sert ve hatta erken olduğunu Paşa'ya haksızlık yapmış olabileceğimi söyledim. Ancak çok geçti, gazete baskıya hazırlanmıştı bile.
Geri dönemedik.
Bugün anlıyorum ki endişemde haklıymışım. Okuyucunun algısında yarattığı izlenim benim yazarken düşündüğüm gibi olmamış.
Cuma akşamı ve öncesinde Ankara'da neler yaşandı bilmiyoruz. Necdet Özel Paşa hangi saiklerle hareket etti, henüz öğrenemedik. Eğer olası büyük bir siyasal krizin önüne geçmek için davrandıysa bu çok farklı değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Takdir edilir. Ama yok salt bir yıldız merakıysa o zaman eleştirilere de hazır olmalıdır.
Umarım birincisi çıkar. Babası da emekli bir asker olan Necdet Paşa'nın bu kültürle yoğrulduğunu biliyorum. 'Türkler devletsiz kalır ama ordusuz kalmaz' atasözünün kulağına yer ettiğinden eminim.
Necdet Özel'i ordunun zirvesinde yalnız bırakan ve tek başına karar almaya iten nedenler neydi? Halen merak ediyorum. Bunlar yavaş yavaş günyüzüne çıkacak. Hep beraber öğreneceğiz. Yani tarihin muhteşem öğreticiliği hepimizi yeniden aydınlatacak.
İşte o zaman gerçekçi ve daha net yorumlar yapabileceğiz.
Dünkü yazıma 'erken yapılmış bir yorumun maksadını aşması' diyelim.
Benim gibi tarihin dehlizlerine meraklı bir gazeteci için daha dumanı üstünde bir olayı hemen peşin hükümle yargılamamak gerekiyormuş.
Necdet Özel Paşa başta olmak üzere tüm okuyucularımın maksadını aşan bu 'özel' yorumumu anlayışla karşılayacaklarından ve tarihin şaşmaz terazisine bırakacaklarından eminim.

<p>Okurlarından gelen 'Kullanmış olduğunuz dil, çoğu kez 'ağdalı ve anlaşılması güç' noktasında gele

'Türkçenin inceliklerini kullanmazsak yok olup gidecek'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İran, Hint Okyanusu'ndaki temsili hedeflere uzun menzilli balistik füzeler fırlattı

Haftanın Fotoğrafları (08-14 Ocak)