• $ 5,9518
  • € 6,5644
  • 299.553
  • 122142
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Zeytinyağı baronları müstahsile savaş açtı

Nar Gourmet Genel Müdürü Samir Bayraktar: “Sopa gösteriyor, 'Sen bana bu fiyattan vermezsen ben Tunus’tan alacağım. Benim tüketicim bilmeyecek ki' diyor. Etiketlerinde Tunus yağı diye yazacaklar mı?"

Zeytinin anavatanı Anadolu diyoruz da zeytinyağı tüketiminde yılda kişi başı 2 kilo sınırına ancak gelebildik. Toplam tüketimi kişi başına bölünce çıkan sonuç bu. Yoksa evine zeytinyağı girmeyen haneler hâlâ çoğunlukta. İç piyasada tüketmiyoruz da, Türk zeytinyağı dünyada marka olabildi mi? Dünyada zeytinyağı denildiğinde akla İtalya geliyor. Türkiye’nin İtalya’ya kafa tutması mümkün mü? Aslında elinde müthiş bir hazine var. Zeytin ve zeytinyağında Türkiye’de 100’ün üzerinde çeşit olduğu biliniyor. Nar Grubu geçen yıl, başına yetişemediyse de ‘mobil üretim tesisi’ TIR’la dolaşıp, yöresel zeytinyağlarını üretti. İtalya-Milano’da düzenlenen tek çeşitlerin yarışmasında Antalya Tavşan Yüreği ile Beylik zeytinyağı çeşitleri ‘Monocultivar Olive Oil Expo 2015 Altın Madalya’aldı. Oysa daha önce sadece Ayvalık ve Aydın Memecik zeytinyağı vitrine çıkarılmıştı. Bu hafta söyleşi konuğum Nar Gourmet Genel Müdürü Samir Bayraktar:

Türk insanı zeytinyağı dediğimizde üç çeşidi bilir sızma, natürel ve riviera. Az bir kesim de taş baskıyı bilir. Siz bölgesel çeşitlilikten bahsediyorsunuz. Bölgesel zeytinyağları işin butik kısmı. Zeytinyağı üreticileri halkın daha çok zeytinyağı tüketmesi için çabalıyor. Butikleştirme ile kitlelere açma çabası arasında bir çelişki yok mu?

Ayçiçeğine tercih edilmeli

Bizim de iddiamız herkes zeytinyağı tüketsin. Biz sadece zeytinyağı tüketimine farklı bir bakış açısı kazandırmaya çalışıyoru. Ben butik üretiyorum. Türkiye’de Komili, Tariş, Kristal butik üretmiyor hatta hiç üretmiyor, üreticiden satın alıyor. Bunun kötü olduğu gibi bir iddiamız yok. Tabii ki bir üretimin miktarı büyüdüğünde, saatte bin kilogramın üstünde imalat yapan bir makine o zeytinyağındaki tüm duyusal parametreleri açığa çıkaramaz. Ama çıkan zeytinyağı kötü müdür? Hayır. Elbette yenmesi gerekir. Sonuçta zeytinyağı. Ayiçiçeğine tercih edilmelidir. Biz daha keyif alınacak ürünler üretmeye çalışıyoruz.

İthal zeytinyağı olmaz

Karın doyurmanın ötesinde yemeğin keyfini almaktan söz ediyoruz ama bir de gerçek var. Bu yıl mahsul verimsiz, fiyatlar yüksek. Kimilerinin tağşişe yöneleceği, saf zeytinyağına başka yağları karıştırıp satacağı tehlikesinden söz ediliyor. Zeytinyağında temsil gücü olanlar diyor ki tağşiş nitelikli dolandırıcılık olmalı.
Bir de buna ithalatı ekleyelim. Suriye’den zaten sürekli geliyor. Şimdi büyük bir grubun Tunus’tan ithalat yaptığı biliniyor. Yurtdışından mal getirip satılmasına aşırı ticari hırs olarak bakıyorum. Türkiye tarımsal bir üründe sıkıntı yaşayabilir, fiyatlar iner çıkar.Buna tüketici refleks verir, bu sene tüketimini düşürür ama seneye iyi anlatırsanız yeniden yönelir. Sadece fiyat endeksine göre zeytinyağının litresi 12.5 lira deyip, 2 lira ucuzdan yağ getirseniz doğru bir şey yapmazsınız tüketici için. Üretici içinse hiç doğru bir şey yapmazsınız. Zeytinyağı baronları üreticiye, müstahsile karşı savaş açıyor. Sopa gösteriyor, bak sen bana bu fiyattan vermezsen ben Tunus’tan alacağım diyor. Benim tüketicim bilmeyecek ki diyor. Bu markaların Ege sızması, Kuzey Ege diye yağları var. Etiketlerini değiştirecekler mi bakalım? Tunus yağı diyecekler mi? Sonra vatandaşımız marketten Kuzey Ege, Güney Ege sızması diye aldığı yağın aslında Akdeniz’in taa Cebelitarık’ın yağı olduğunu bilmeyecek. Üretici de bunu karaborsa olsun diye yapmıyor ki, toplama maliyetleri var. Zeytinin mahsulü az. İthalat yapanlar biraz zeytin hasadına çıksınlar. Elle tek tek topluyorlar. İktisadi olmanın ötesinde çok emek var bu işte. Dolayısıyla ithal zeytinyağının Türkiye’de satılmasına karşıyız. Türkiye önce Türk zeytinyağını dünyaya tanıtsın.

Gururla sunarız ki Türkiye’de üretildi

TIR’la dolaştınız, iki ödül aldınız. İhracat da yapıyorsunuz, değil mi?
Japonya, ABD, Almanya, Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar’a ihracatımız var. Yeni Rusya’ya ihracata başlıyoruz, üst segment mağazalarla 20 kalem ürün için anlaşma yaptık. ABD bizim için diğer ülkelerden farklı. ABD’de özellikle marka olma amacındayız. Şirketimiz olan Nar Gourmet Inc aracılığıyla ile henüz bir sene içinde sayısı 50’yi bulan özel mağazada ürünlerimizi satıyoruz. Bir de lider internet satış sitelerinde, Amazon’da iGourmet’te mağazalardan daha çok satışımız var. Hepsinin üzerinde de Nar markasıyla proudly produced in Turkey yazıyor. Yani, gururla Türkiye’de üretilmiştir. Bu milliyetçilik değil, Türkiye’nin ekolojisine, Türkiye’nin altyapısına güvendiğimiz için böyle. Satış yapılan mağazalar yoğunlukla New York bölgesinde. 2015 hedeflerimiz içinde ABD’nin en önemli doğal ve organik ürün mağazası zinciri olan Whole Foods’da ürünlerimizi satmak var.

Tüketiciye anlatılmalı

Bu yıl yüksek fiyat nedeniyle tüketicinin zeytinyağına uzak durmasından korkuluyor. Market raf fiyatının 20-25 liraya çıkacağı söyleniyor. İnsanlar nasıl alabilir ki?
Zeytinyağı tüketimi bir miktar aşağı düşecektir. Umarım ki, kendi kategorisinin içinde kalınır. Sızma alınamıyorsa natürel birinci veya en kötü rivierada kalınır, ayçiçeğine, mısırözüne kaçılmaz. Zeytinyağı tüketicisi zaten bilinçli tüketici. Artışın gerekçesini doğru anlatmak lazım. Mahsulün az olması nedeniyle fiyatı artıyor, aradaki fark birilerinin cebine gitmiyor.

Antalya iki altın madalya aldı

İtalya-Milano’da düzenlenen tek çeşitlerin yarışmasında Antalya Tavşan Yüreği ve Antalya Beylik zeytinyağı çeşitleri ‘Monocultivar Olive Oil Expo 2015 Altın Madalya’aldı. Tavşan Yüreği 0.1 asidite, Beylik 0.17 çıktı, TIR ile Anadolu'yu dolaşıp yöresel zeytinyağı üretme projemiz de zeytincilik konusunda yılın projesi ödülüne dinasty of the year, seçildi. Ödüller bizim değil, Antalya’nın.

Fransa´nın Nimes şehrinde silah sesleri!

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Elazığ'da süren enkaz çalışmaları havadan görüntülendi