• $13,4532
  • €15,3095
  • 770.426
  • 1857.4
31 Temmuz 2013 Çarşamba

Tuncay Özilhan’ın kalem koleksiyonu

Anadolu Grubu’nun patronu Tuncay Özilhan’ın kocaman bavullarını iki günlük bir iş seyahatinde görmüştüm. Bavullarından birinde kalemleri varmış. 
Seyahatlere giderken kalem çantasını ekseriyetle yanında taşıyormuş. Çevresine anlatıyormuş da “Artık havaalanlarında alıştılar” diye. 
Kalemlere çok düşkün, sayılı koleksiyonerlerden olmalı. Çalışma masasının üstünde de kocaman bir yelpazede yüzlerce kalem duruyormuş. 
Kendimden biliyorum, kalemimi paylaşmaktan pek hoşlanmam. Zaten insanlar da dolma kalemle yazdığımı gördükleri anda ödünç istemeye çekiniyorlar, galiba. Hoş benim tutkum, Tuncay Özilhan’ınki gibi her türlü kalem değil ve onun kadar da koleksiyoner sayılmam. Bir de yanımda iki dolmakalem taşırım, en azından Tuncay Bey gibi çanta değil. 
Geçenlerde buluştuğumuzda Adel Kalemcilik’in Genel Müdürü Evrim Hizaler’e sordum: 
“Paylaşır mı kalemlerini?” 
Evrim Hizaler, “Ben hiç şahit olmadım. Koleksiyonerler vermiyor olabilir. Ama bana bir tane hediye etti” diye yanıtladı. 
Anadolu Grubu bünyesindeki Adel Kalemcilik, kırtasiye sektörünün devlerinden. Evrim Hanım: “Her yeni modelde mutlaka kendisine göndeririz. Sırf bizim üretimimizi de değil kendisi de alır” diyor.  Roller tarzı, dolma kalemi sevenlerdenmiş. 

DEPREM OLDU HATIRLA, YARIN UNUT

Çanakkale’deki deprem ile birlikte dün yine akademisyenlere soruldu: Bu İstanbul depremini tetikler mi? Hayır, tetiklemez. 
Bir sonraki depreme kadar unutalım, konuyu. 
Elbette kamu, kentsel dönüşüm adına, olası bir sarsıntıda ‘tabut’ olabilecek binaların yıkılıp, yerine sağlamlarının yapılması için büyük çaba sarf ediyor. Ancak biliyoruz ki, depreme hâlâ ve hâlâ hazır değiliz. 
Büyük Marmara depreminde zarar gören Avcılar’da, kimi binaların ağır hasarlı raporlarının değiştirilip, orta ve az hasarlıya çevrildiğini, çoğunun mantolama, dış boyamayla makyajlandığını da biliyoruz. Avcılar’dan her geçtiğimizde o bölgedeki ‘satılık’ ilanlarının nasıl karşılık bulduğunu çok merak ediyorum. 

BİR EVİN SAĞLAM OLDUĞU NASIL ANLAŞILIR? 

Gayrimenkul sektörünün temsilcileri sürekli beyanat veriyor: “Konut almanın tam zamanı.” Evet, çok fazla konut üretiliyor ama herkes yeni konut alamayabiliyor. Sıradan bir vatandaş, satın almak istediği evin depreme dayanaklı olup olmadığını nasıl öğrenebilir? 
Çıplak gözle anlaşılamaz elbette. Etüt raporlarına bakmak gerekir. Zemin etüdünden tutun da, beton testine kadar yaptırmak gerekir ki bunların hepsi epey pahalı. 
Dumankaya Grubu Başkan Vekili Barış Dumankaya’ya sordum: 
“Tüketici yeni konutlara yönelmeli. Deprem sonrası yapı yönetmeliğine tabi konutlar mutlaka ve mutlaka sağlam yapılması gerekiyor. Belediyesinden tutun da mühendisine kadar birçok insan sorumlu olduğu için yeni konutlarda, hiçbir şekilde sorun olmaz. Yoksa gözle bakıp anlamak mümkün değil, betonu kırıp bakması lazım” diye anlatıyor. 
Eski konut alacakların ise inşa edenin güvenirliliğine bakması gerekiyor. 

<p> </p>

Ali Babacan casusluktan tutuklanan Metin Gürcan'ı nasıl savundu?

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı