• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
30 Aralık 2013 Pazartesi

Perakendeye nihayet ‘Şanzelize’ kuralları geliyor

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu sık örneğini verir: “Bir sokakta iyi iş yapan bir bakkal veya eczane varsa hemen yanı başına rakip dükkan açılır.”
Rifat Bey, iş âleminin ‘küçük olsun benim olsun’ mantığı olarak açıklar ama bugüne kadar yasalar da bu mantığı besliyordu. Avrupa’da ise bir sokakta yeni bir işyeri açılırken, çevrenin nüfus oranına bakılıyor, rakip işletmelerin durumu inceleniyor, tabii ki şehir dokusu göz önünde tutuluyor ve ona göre izin veriliyor. Dünyada marka olma yoluna baş koyanların gözbebeği Şanzelize en basit örnek. Mağaza açmak için listeye yazılıyorsunuz.
Neyse ki artık bizde de Şanzelize kuralları hakim olacak. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın yasa tasarısı son şeklini aldı, Meclis’te görüşülmeyi bekliyor. Artık isteyen istediği yere AVM de açamayacak, dükkan da.
İl, il ticari planlar hazırlanacak. Bu planları da kurulacak komisyonlar hazırlayacak. Yerel yönetimler, esnaf ve sanatkar odaları, ticaret ve sanayi odaları ile üniversitelerin yer alacağı komisyonlar yeni bir işletmeye müsaade verilip, verilmemesinde tam yetkili olacak. Komisyon, cadde cadde, sokak sokak nerede, hangi mesafede kaç tane AVM, bakkal, berber, kuru temizlemeci açılabileceğini belirleyecek.

İstanbul, İstanbul’a yabancılaşıyor

Seranit İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ece Ceylan Baba ile mimar, öğretim üyesi şapkasıyla konumuz İstanbul, dertleşiyoruz:
“Akademik taraftan bakarsam, önümüzdeki 10 yılı çok riskli görüyorum. Çok hızlı ve çok plansız yapılaşma var. İstanbul dünyada çok ciddi bir değer, çok ciddi bir kültürel mirastan söz ediyoruz. İstanbul kadar büyük bir değer biraz daha düşünülerek, biraz daha planlayarak hareket edilmesi lazım. İstanbul kadar hızlı büyüyen bir başka metropol yok. İstanbul kadar tarihi mirası barındıran başka bir metropol de yok. Ben kentleşme ve dönüşüm sürecinde çok ciddi tehditler hissediyorum” diyor.
Nedir, en önemli tehdit?
“En başta İstanbullu, İstanbul’a yabancılaşıyor. Şehrimizi tanıyamamaya başladık. Hepsi birbirine benzemeye başladı. Çok yapay konseptler içinde yaşanmaya zorlanıyoruz. İstanbul böyle bir şey değil. Kendisine ait bir gustosu, bir havası var. Onu ne kadar teneffüs edersek o kadar içselleştiririz. Çok yapay bir yaşamın bize sunulduğunu, hatta dayatıldığını düşünüyorum.”

AVM çocukları

İstanbul’da hepimize yapay hayatlar sunuluyor ve hatta dayatılıyor mu? Doğruya doğru. Ece Ceylan Baba da hatırlatıyor:
“Küçüklüğümüzü düşünün, hafta sonları bizler çayır çimene giderdik, olmadı sokakta oynardık. Şimdiki çocuklar alışveriş merkezlerine giriyor. İşte bu dayatılan yaşam biçiminin fiziki bir yansıması. Artık hep yapay bir havalandırmanın olduğu, yapay bir aydınlatmanın olduğu, kalabalık olduğunuz ama sosyal olarak yabancı olduğunuz ortamlardasınız hep.”

<p>Libya açıklarında batmak üzere olan şişme bottaki 97 düzensiz göçmen, bölgedeki Deniz Kuvvetleri

MSB duyurdu: Mehmetçiğin dikkati faciayı önledi

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi