• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
21 Ekim 2014 Salı

Obama da ‘Ebola’dan korkmuyorum’ dedi

THY Genel Müdürü Temel Kotil, Ebola virüsü için “Bu görüldüğü kadar kötü bir şey değil. Tabii ki bulaşınca öldürüyor. Ancak bu son aşamasında oluyor” deyince, yoğun ve sıcak gündemin arasından sıyrılıp kimi gazetelerde manşet de oldu, espri konusu da.
Daha önce de birkaç kez gaf sayılabilecek açıklamalar yaptığından THY yetkililerine sordum. “Ebola için ciddi önlemler almadınız mı?”
“Yok” dediler, “Her türlü tedbir alındı, Genel Müdür meramını doğru anlatamadı. Aslında Ebola’nın kolay kolay bulaşmadığını, paniğe gerek olmadığını ve bizim de her türlü tedbiri aldığımızı anlatmaya çalıştı.”
Ebola çok şükür ki hapşırmayla, öksürmeyle bulaşmıyor, kan ve sıvı teması gerekiyor.
ABD Başkanı Obama bile, Amerikalıların paniğe kapılmasını engellemek için “Ebola’dan korkmuyorum” deyip, ‘İki Ebola hastasının tedavi edildiği hastanedeki hemşirelerle el sıkıştığını, sarıldığını, öpüştüğünü’ açıkladı.
Her ne kadar bazı Amerikan meslektaşlar hemşirelerle temasın, hastaların hastaneye yatmasından önce olduğunu ortaya çıkarsa da, Obama’nın amacı belli: Toplumda paniğin, histerinin oluşmasını engellemek. Hollywood filmlerinden de biliyoruz histeri konusunda ABD epey şerbetli.
Biz ise, gerçek vakayı yanı başımızda görmeden çok da umursamayız.
Bugüne kadar gündeme gelen 6-7 vaka yaşadık ama neyse ki Ebola taşımadıkları belirlendi. Aslında vaka sayısı çok daha fazlaymış, sırf THY bu güne kadar 10 kez ‘karantina’ alarmı vermiş. Çok şükür ki şu ana kadar Ebola virüsü taşıyan her hangi biri sınırlarımızdan içeri girmedi.

Uçaklar ne kadar hijyenik?

THY yetkilisi alınan tedbirleri anlatıyor: “Havalandırmada bulaşıcı hastalıkları engelleyici filtreleme sistemi kullanıyoruz. Aslında bu filtreler SARS’ın yaygın olduğu dönemden beri kullanılıyor. Yolculardan her hangi birinde şüpheli durum varsa hemen yere bildiriliyor, gerekli karantina hazırlıkları yapılıyor. Öncelikle uçuş ekibinin sağlık durumu takibe alınıyor.”
Peki ya uçakların dezenfekte edilmesi?
Şüpheli vaka durumunda uçak da dip bucak dezenfekte ediliyor, onun haricinde de her uçuştan sonra değil ama belli aralıklarla ‘arınma’ yapılıyormuş.
Ebola ile birlikte mikrobiyologlar, hekimlerin ‘Koltuğun dezenfekte edilip, edilmediğini öğrenin’ gibi tavsiyelerinin hayata geçirilme ihtimali de yok. Hijyen ölçer makinesi yaygın kullanılıyor mu, herkes satın alabilir mi, alsa bile yolcuların ekstra yük taşımasına izin verilir mi, emin değilim.
Geriye tek geleneksel yöntem kalıyor, kolonyalı mendil. Yıllardır uçaktaki koltuğuma oturur oturmaz kolçağı, masayı, ekranı sildiğim için benimle dalga geçen tanıdıklara duyurulur.

Sözleşmeyi okudum, çocuğumu bağışlıyorum

Akıllı telefon, laptop kullananlar ücretsiz wi-fi hizmetinin verildiği mekanları tercih ediyor malum. İngiltere’de bir araştırma yapılmış: Kullanıcılar çoğumuzun yaptığı gibi aslında satır satır okumadan ‘sözleşmeyi okudum ve kabul ediyorum’ maddesini işaretleyip, gönül rahatlığıyla ücretsiz wi-fi hizmetinden yararlanmaya başlamış. Ancak sözleşmede şöyle bir madde varmış: “Doğacak ilk çocuğumu bağışlayacağım.”

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi