• $9,4557
  • €10,9853
  • 548.021
  • 1507.38
10 Ocak 2014 Cuma

‘İş dünyası risk yönetmeye çalışıyor’

Siyasetteki ve hukuktaki toz bulutu içinde gözümüz ekonomik gelişmelerde. Bu köşede birkaç seferdir, iş dünyasının yaşanılanlara tepkilerini aktarmaya çalışıyorum. İstihdamı yüksek, Türkiye’nin büyük gruplarından birinin patronuyla konuşuyorum: Söze,”İsmimi yazma olur mu?” diye başlıyor. Şu dönemde insanlar ön planda görünmek istemiyor. TÜSİAD, TOBB gibi iş âleminin örgütleri bile sesini yükseltmiyorken, bireysel olarak iş insanlarından aksini beklemek mümkün mü?
Konuştuğum işadamı anlatıyor: “FED’in (Amerikan Merkez Bankası) açıklamalarından sonra zaten 20014’ün zor bir yıl olacağını bekliyorduk. FED’in tutumu bizim gibi gelişmekte olan ülkeleri etkileyecek. 17 Aralık’tan beri yaşanılanlarla ciddi bir belirsizliğe girdik. Her şey üst üste geldi.”
Günleriniz nasıl geçiyor? diye soruyorum.
“Bugün yine ne olacak? diyerek, güne başlıyorum. İşte de herkes gibi biz de risk yönetiyoruz.”
Ne demek risk yönetmek?
“Dövizdeki ciddi değerlenme bilançoları bozuyor. Şirketlerin döviz borcu var. Herkes açık pozisyonlarını kapatmaya çalışıyor. Yeni yatırım yaparken de geri dönüşümüne bakıyor. Geri dönüşüm iki seneden fazlaysa insanlar yatırım yapmıyor.”

Çok şükür ki bankalar güçlü
Yaşanılanlarla ilgili konuştuğum işadamı sözlerini sürdürüyor:
“Çok şükür ki, finans piyasaları özellikle bankalar şu sıkıntılı dönemde temiz kalıyor. Bankalar güçlü ancak faiz oranları artıkça, enflasyon yükselecektir. O zaman yüzde 4’ler civarında da büyümemiz zorlaşacak. İnsanların şu dönemde sorması gereken tek bir soru var. Türkiye nasıl büyüyecek, neyle büyüyecek? Bir de şu soru: Yatırımı kim yapacak? Vergi artışlarıyla malum iç tüketim daraltılıyor. İç tüketim daralınca da yatırım yapılamaz. Hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız.”

İstikrarın erozyona uğramasına izin yok
Ekonomi dünyasındaki tedirginliği gidermek için Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın sözleri çok anlamlı:
“Biz bu siyasi ve ekonomik istikrarı büyük bir emekle oluşturduk. İstikrarın kıymetini çok iyi bilen bir ekibiz. Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarının erozyona uğramasına asla izin vermeyiz. Onun için de ne gerekiyorsa yaparız. Elimizde her türlü enstrüman ve imkan var.”
Özellikle ekonomide istikrar kolay oluşturulmamıştı, görünen o ki ilk sandıkta yeniden istikrara yelken açılacak. Nitekim Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de sözleriyle teyit ediyor:
Şimşek, siyasi belirsizliğin ilk çeyrek büyümesini olumsuz etkileyeceğini ancak mart ayı sonundaki yerel seçimler sonrası siyasi istikrarın süreceği algısının güçlenmesiyle ötelenen tüketim ve yatırım kararlarının tekrar devreye gireceğini söylüyor.

TÜSİAD Feyzioğlu’nu 1.5 ay önce davet etmiş
TÜSİAD’ın son bir haftanın gündem ismi Türkiye Barolar Birliği’nin Başkanı, avukat Prof. Metih Feyzioğlu’nu dinleyeceğini öğrendiğimde hemen telefona sarıldım. “Yok” dediler, “Son çıkışlarıyla alakası yok, üyelere de davetiyeler 1.5 ay kadar önce gitti.”
14 Ocak’ta yapılacak olan, ‘demokratikleşme ve hukuk devleti’ başlığında düzenlenecek seri toplantıların ilkiymiş.
‘Demokrasinin İşleyişi ve Hukuk Devleti’ konferansında Metin Feyzioğlu, tartışmacı olarak Türkiye’yi değerlendirecek.


<p>Yere yatırıp yumrukladılar. Polis  şiddetinin görüntüleri çevredekiler tarafından kaydedildi. Sos

Polis şiddeti tepki çekti

WhatsApp 1 Kasım'dan itibaren bu telefonlarda desteklenmeyecek

Mersin Uluslararası Limanı'nda 60 kilo 950 gram kokain ele geçirildi

Hayvancılıktan sağladıkları gelirle 35 ülke gezdiler