• $12,4902
  • €14,1202
  • 713.051
  • 1776.41
30 Eylül 2013 Pazartesi

İş âlemi hem tek bacak maraton olmaz der hem de

Bugüne kadar, iş dünyasında nüfusun yarısını oluşturan kadınların çalışma hayatına katılmasını savunmayan, kadın istihdamının artırılması gerektiğini söylemeyen örgüt kalmamıştır. Refah seviyesini artırma, kalkınma, gelişmiş ülke olma adına savunurlar. 
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın koordinatörlüğünde halen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz kadınların aile ve iş hayatını birlikte yürütebilecekleri paket hazırlıyor. Amaç hem kadınların çalışma hayatında var olmasını sağlamak hem de daha çok çocuk yapmalarını olanak tanımak. 
Daha şimdiden iş dünyasından sesler yükselmeye başladı. Esnek çalışma sistemi, yarı zamanlı çalışma, doğum izni gibi teşviklerle kadınların çalıştırmak büyük külfet olur diye. 
Teoride bir şevi savunmak kolay, herkes kendi kapısının önünü temizlemezse nasıl topyekun temizlik olacak? 

PERAKENDECİLER DÖRT GÖZLE BAYRAMI BEKLİYOR

Çalışan kesim Kurban Bayramı’nı ve tabii ki dokuz günlük tatili dört gözle bekliyor. Bayram günlerinde insanlar sadece tatile çıkmıyor, dinlenmiyor, bol bol da alışveriş yapıyor. Uzun bayram tatillerinde yurtdışına gidenlerin sayısı 100 bin, 150 bin. 
Memleketlerini ziyaret edenler ise hiç olmadı çikolata alıyor, şekerleme alıyor. 
Tekstil, gıda, elektronik konu ne olursa olsun perakende de cironun yüzde 40’ı yılın son çeyreğinde yapılırmış. En çok da bayramlarda ve yılbaşı öncesinde. 
Hatta perakendeciler diyor ki, “En sevdiğimiz dönem bayramlar.” 

BELEDİYELERİN BANKALARI YARDIMLARDA BULUNUYOR

Türkiye’de epey belediyenin artık bankası var. Gıda bankası, giysi bankası, eşya bankası. Hafta içi İzmir Konak’tayken giysi bankasını gezdim. Bir oda erkek giysileriyle dolu, bir oda çocuk, bir oda da kadın giysileriyle. 
Kadınlar için olan odanın girişinde gelinlikler, Akay Gelinlik hibe etmiş. 
Konak’ın giysi bankası yetkilileri anlattı: Günde 70 kişi faydalanıyormuş. 
Hayır işinde bulunmak isteyenler belediyeyi arıyor, görevliler gidip teslim alıyor. Eşyalar tasnif ediliyor, yıkanıyor, ütüleniyor ya da kuru temizleme yapılıp askılardaki yerlerini alıyor. 
Böyle güzel bir uygulamada ‘yanlış yapanlar’ yok mu? Var, elbette. 
Ayağından çıkardığı çorabı verilecekler arasına koyanlar. Gelir seviyesi düşük insanların giymeyeceği dantelli hadi adını yazmayayım iç giysileri ‘hibe’ edenler. 
50 yıl öncesinin eteğini, ceketini koyanlar da varmış. Neyse ki en azından bu kıyafetlerden patchwork (yama) yapılıp, örtü, battaniye üretiliyormuş. 
Bu arada eşya bankasında da gelir seviyesi düşük olanlar en çok tencere, çarşaf, perde talep ediyormuş. 

PRATİK ZEKAMIZI HAYIRLI İŞLER İÇİN KULLANSAK

TEM’de önceki gün birkaç ayrı TIR ve küçük otomobil kazasına rastlayınca denildi ki, “Bazı ihracatçılar taahhüt ettikleri tarihte mallarını yetiştiremeyince ithalatçı firmadan ceza yememek amacıyla ‘TIR yola çıktı ama kaza yapmış’ diyebilmek için rapor tutturuyorlar.” 
Bir yaşıma daha girdim denilir ya, tam da öyle. 
Birkaç tanıdık tekstilciye sordum, “Yapanlar varmış” dediler. 
Hep övünürüz Türk pratik zekâsıyla. Bir de hayırlı işler için kullansak, kimse tutamayacak bizi. 

 

<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle beyaz perdeye dönmeye hazırlanan Melis Babadağ, iki  s

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 2: Melis Babadağ

Galatasaray'a Malatya'da coşku seli

Hibe desteğiyle mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor

400 bin uçuş saatini başarıyla tamamladı! Türkiye'nin ilk milli ve özgün SİHA'sı