• $12,8482
  • €14,501
  • 736.12
  • 1808.79
2 Temmuz 2013 Salı

Tarihin tarihi

BRÜKSEL 

AB bize yine tarihin tarihini verdi, biz de mutlu olduk... 
Yaklaşık üç yıldır kaplumbağadan daha da yavaş ilerleyen müzakere süreci geçtiğimiz hafta kopma noktasına geldi. AB yine kendi jargonunu konuşturdu. Kimse anlamasın veya herkes istediği şekilde anla(t)sın diye ‘yapıcı belirsizlik’ kavramını devreye soktu. 
AB, üç yıl aradan sonra 22. müzakere başlığı olan “Bölgesel Politikalar ve Yapısal Araçların Koordinasyonu” faslını geçtiğimiz hafta açacaktı. Ancak, Gezi olaylarıyla başlayan süreç Brüksel’in kafasını karıştırdı. Fasıl açılışını askıya almaya hazırlanan AB’ye Türkiye’den çok sert tepki geldi. 
İlişkilerde, 1997 yılında Lüksemburg’da olduğu gibi yine “teknik düzeye inme” noktasına gelindi. AB’nin özel olarak Türkiye için ürettiği “yapıcı belirsizlik” kavramı burada da devreye girdi. 
Müzakere faslının açılış tarihinin, AB Komisyonu’nun hazırlayacağı İlerleme Raporu’ndan sonra, ekim ayında yapılacak toplantıda belirlenmesine karar verildi. 
Yani tarihin belirleneceği tarih belirlendi. Ve bu “yapıcı belirsizlik” formülüyle şimdilik aşıldı. 
Bir müzakere başlığının açılması için “olmazsa olmazları”ndan biri AB üyesi ülkelerin müzakere başlığıyla ilgili “ortak tutum belgesi” üzerinde anlaşmaları gerekir. AB kuralları gereği bir başlığın açılmış olması için mutlaka Hükümetlerarası Konferans (HAK) düzenlenmesi de başka bir “olmazsa olmaz”ı. 
AB’de kullanılan her kelimenin ve imla işaretlerinin itinayla seçildiği, bir virgül için saatlerce pazarlık yapıldığı bilinir. 
Oysa Türkiye’ye sadece tarih verildi. 
“Tarih için tarih verme” formülü daha önce de üyelik müzakerelerinin başlama sürecinde de kullanılmıştı. 
Aralık 2002 Kopenhag Zirvesi’nde Türkiye’ye üyelik müzakerelerine başlamak için 17 Aralık 2004 Brüksel Zirvesi tarihi verildi. 17 Aralık Brüksel Zirvesi’nde, müzakerelere başlama tarihi olarak Ekim 2005 belirlendi. 3 Ekim 2005 Lüksemburg’da yapılan Hükümetlerarası Konferans ile Türkiye-AB müzakereleri resmen başladı. 
Türkiye, AB’ye tam üyelik için müzakerelere Ekim 2005’te başladı. Tüm başlıklarda tarama süreci tamamlandı. Açılan 14 başlığın 1’i kapanırken, 13 başlıkta müzakereler hâlâ devam ediyor. AB Komisyonun tavsiyesiyle 8 başlıkta ise müzakereler kısmen askıya alındı. 
Düne kadar 27 üyeye sahip olan AB, artık 28 üyeli. Türkiye ile aynı gün ve aynı saatte AB ile müzakerelere başlayan Hırvatistan, dün itibarıyla artık AB’nin tam üyesi. Türkiye ile açılıp ve kapatılan müzakere başlığı sayısı sadece bir. 
Sevgi olmayan AB ile Türkiye ilişkisinde saygı da yok olmaya başladı. Başbakan Erdoğan’ın “Avrupa Birliği Parlamentosu’nun bizlerle ilgili alacağı kararı ben tanımıyorum. Sen nasıl oluyor da benimle ilgili böyle bir karar alıyorsun? Senin haddine mi?” açıklamalarına Almanya “tasmalı” yanıt verdi.
 
ALMANYA, AB’NİN ŞU ANDAKİ TEK PATRONU
 
Önce Alman Der Spiegel dergisi, Türkçe “Boyun Eğme” kapağıyla çıktı. Ardından yine Alman Frankfurt Algemeine Zeitung gazetesi, AB Bakanı Egemen Bağış için “tasmalı” tanımlaması yaptı. 
Alman gazetesinin kullandığı “tanım” hiçbir nezaket ve insani kurala uyacak türden değil. Ancak, yine bu tanım AB ile Türkiye ilişkilerinin hangi noktaya geldiğini görmemiz açısında başka söze yer bırakmıyor.

<p> </p>

Sergen Yalçın'ın istifasına ret kararı

Uşak'ta dere yatağında patlamamış top mermisi bulundu

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (29 Kasım 2021)

Kuvvetli lodos hayatı olumsuz etkiliyor