• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
1 Eylül 2013 Pazar

‘Gönüllüler Koalisyonu’na gönüllü çıkmıyor

Savaş tamtamlarının en yüksek perdeden çaldığı bugün Türkiye’de Dünya Barış Günü... 
Nazi Almanyası’nın 1 Eylül 1939 tarihinde Polonya’ya saldırmasıyla başlayan 2. Dünya Savaşı’nı temel alan Türkiye için “Dünya Barış Günü” bugün bütün yurtta kutlanıyor. 
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 7 Eylül 2001 tarih ve A/RES/55/282 sayılı kararı ile 21 Eylül Barış Günü olarak kabul edildi. Dünyada çatışmaların önlenmesi ve barışın tesisi yolunda bilinçlenmeyi amaçlanan 21 Eylül’de Birleşmiş Milletler Merkezi’ndeki “Barış Çanı” çalınır. 
1 Eylül ve 21 Eylül Barış Günleri arasında dünya yeniden bir 3. Dünya Savaşı’nın eşiğinde dolaşıyor. 
ABD’nin Suriye operasyonuna AB’den destek çıkmadı. Özetle; ABD oluşturmak istediği ‘gönüllüler koalisyonu’na AB’den gönüllü bulmakta zorluk çekiyor. 
Batı’nın Suriye müdahalesine AB’den ilk aşamada sadece üç ülke destek verdi: Danimarka, Fransa ve İngiltere. Geçtiğimiz hafta İngiliz Parlamentosu, İngiltere’nin Suriye Savaşı’na katılmasına izin vermedi. David Cameron hükümeti geri adım atarak, operasyonda İngiltere’nin yer almayacağını  ‘üzülerek’ açıkladı. 
Libya’ya müdahalede “lider ülke” pozisyonunda olan Fransa, sadece desteğini açıkladı ve ‘İngiltere olmadan da Suriye’ye müdahale edileceğini’ duyurdu. 
ABD’nin Suriye’ye yönelik olarak açıkladığı, “uzaktan nokta atışına dayalı ve sınırlı operasyon” için teknolojik olanaklara sahip olan dünyadaki sayılı ülkelerden biri İngiltere’nin sahneden çekilmesi ile AB desteği neredeyse sıfırlandı. 
ABD’nin AB içerisinde “en sadık dostu” ve zaman zaman “ABD’nin AB içindeki Truva atı” suçlamasıyla karşı karşıya kalan İngiltere’nin bu kararı ile AB içerisinde yeni bir dönemin de başlangıcı olması muhtemeldir. 
Suriye’yi 1916 yılında Sykes-Picot Antlaşması ile ‘kuran’ iki ülkeden biri İngiltere diğeri ise Fransa. İngiltere, Suriye’ye müdahaleden çekildi. Fransa operasyona sadece desteğini artırdığını duyurdu. 
İtalya, Yunanistan, Polonya, Finlandiya, Çek Cumhuriyeti ve Kıbrıs Rum Kesimi Suriye Operasyonu’na başından beri çok soğuk yaklaşıyor. 
Başta Almanya olmak üzere Hollanda, Belçika, İspanya, Portekiz, Macaristan, İsveç, Avusturya, Romanya ve Bulgaristan, Birleşmiş Milletler’in “oluru”nu bekliyorlar. Bu ülkeler BM kararından sonra pozisyonlarını açıklayacaklarını duyurdular. 
Ancak, Almanya genel seçimlere kilitlenmiş durumda... 22 Eylül’de seçim sandığının kurulacağı Almanya, Suriye’ye yönelik bir operasyona katılmayacağını açıkladı. Kendilerine ne bir çağrı yapıldığını ne de böyle bir ihtimali değerlendirmeye almadıklarını belirten Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, yaptığı açıklamada, ülkesinin Suriye’ye yönelik bir saldırıya katılmayacağını söyledi. 
İrlanda, Lüksemburg, Hırvatistan, Slovakya, Slovenya, Litvanya, Hırvatistan, Estonya, Letonya ve Malta’nın müdahale konusunda pozisyonları da hala net değil. 
‘Risk almaya değmeyebilir’ 
AB’nin neredeyse bütün üyeleri aynı zamanda NATO müttefiki. Dolayısıyla, AB üyesi olarak destek vermedikleri bir operasyona NATO müttefiki olarak destek vermeleri söz konusu olmayacak. 
AB’nin dışında kalan NATO müttefikleri ABD, Kanada ve Türkiye’nin en güçlü müttefikler olsa da NATO’yu operasyona dahil etmeleri çok zor. 
Tam da bu noktada İngiliz bir gazeteci çarpıcı bir iddia ortaya attı. The Guardian gazetesinde yayınlanan bir analizde, Türkiye’nin Suriye’ye yönelik sınırlı bir müdahalede yer almayabileceği görüşüne yer verildi. Gazetenin Ortadoğu editörü Ian Black, “misilleme saldırılarına en açık ülke olan Türkiye’nin, gittikçe kan kaybeden bir koalisyona katılarak risk almaya değmeyeceğini düşünebileceğini” ileri sürdü. 

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor