• $7,4333
  • €8,9881
  • 412.987
  • 1471.39
18 Mart 2012 Pazar

Deniz, tekne, rakı...

Denizci olmayanların bile 'iki tek' atacağı zaman deniz kenarı arıyor olması boşuna değil. Romanlara, öykülere, şiirlere konu olan 'deniz ve rakı' ikilisi, sıkıntıları rafa kaldırıyor.

"esin.20120317215922.jpg"

Üniversitenin ilk yılları, tekne kullanmayı yeni öğreniyorum, çevirmen ve eleştirmen, hayatının uzun bir bölümünü Paris'te sürgünde geçirmiş olan Feridun Aksın'ın yelkenlisi Aydın'la Bostancı'dan Heybeli Çam Limanı'na yol alıyordum her hafta sonu. Bir süre sonra artık tekneyi kendi başıma Ada'ya götürür hale gelmiştim. Akşam gün batarken Feridun Aksın'ın arkadaşları da tekneleriyle birer birer demir atardı. Aralarında yönetmen Tunç Başaran, Avni Arbaş gibi edebiyat ve sanat çevresinden ünlü isimler haftanın birkaç gününü teknelerinde geçiriyor, gündüz yelken yapıyor, balık avlıyor, akşam da masanın etrafından sohbete başlıyordu.
Rüzgarın, tuzun, dalganın verdiği yorgunluk, önce küçük çaplı bir temizlik ve ardından kurulan çilingir sofralarıyla ancak atılıyor. Gün boyu sizi sarhoş eden rüzgarın yerini artık rakı alıyor, çarşaf gibi deniz, arkada çam ağaçları, mehtap, Ay; güzel bir sohbet; işte zamanın durduğu, hayatın keyifle aktığı anlar...
Deniz hırçınlığına, zorluğuna karşı 'keyif' demek, aynı şeyi rakı ve diğer içkiler için de söyleyebiliriz. Hal böyle olunca da bu iki keyfin buluşması çok doğal. İkisi bir araya gelince ne iş yerinde sinirlerinizi zıplatan olaylar, ne trafik karmaşası, ne ekonomik sıkıntı kalıyor. Zaten istesen de bu güzelliği bozacak başka bir şey düşünmek mümkün değil.
Denizci olmayanların bile 'iki tek atacağı' zaman deniz kenarı arıyor olması boşuna değil.
YETER Kİ RAKIMIZ OLSUN
Uzun zamandır kitaplıkta duran ara sıra kapağını açıp bazı maddelerini okuduğum Rakı Ansiklopedisi'ne merak saldım bu aralar... Rakı Ansiklopedisi'nin her sayfasında, özellikle deniz ve edebiyatçıların anlatıldığı her başlıkta, aynı keyfi yıllar önce başka başka yerlerde yaşayan kişilerin hikayeleriyle karşılaşıyorsunuz.
Mey İçki'nin sponsorluğunda geniş bir yazı kurulu tarafından hazırlanan ve kısa bir süre önce Fransa'dan ödül kazanan bu ansiklopedi, deniz, tekne ve rakı konusunda bir süredir düşündüğüm bu yazıyı yazmama yol açtı.
Ansiklopediyi maddeler halinde değil de birbirleriyle bağlantı kurarak okuduğunuzda rakıyı seven ünlü edebiyatçılarımızın önemli bir kısmının denize de aşık oldukları görülüyor. Çoğunun romanlarında, öykülerinde, şiirlerinde deniz ve rakıyı anlatan cümleler, dizeler var. Ancak tekne ve rakıyı buluşturan ve kendilerinden sonraki kuşaklara aktaran en önemli isimler sanırım Halikarnas Balıkçısı'nın başını çektiği ilk 'Mavi Yolculuk' çetesi. Rakı Ansiklopedisi'nde mavi yolculuk maddesinde bu birliktelik şu cümleyle ifade ediliyor:
'Doğanın gizemli zenginliklerine Dionysos ruhunu yaşatan bir hazcılıkla yapılan bu tekne gezileri, aynı zamanda tarih, kültür, sanat ve felsefenin yeniden keşfedildiği entelektüel bir serüven olma özelliğine sahipti. Azla yetiniliyor, üç öğün denizde tutulan balıklar yeniyor, haliyle bir o kadar rakı içiliyordu.'
Bodrum'da yaşayan Halikarnas Balıkçısı, 1945'te yakın arkadaşı Sabahattin Eyüboğlu'na 'Birkaç arkadaşını topla, güneye gelin, güzelliğin ne demek olduğunu iyice anlayın' çağrısında bulunuyor. Eyüboğlu, kardeşi Bedri Rahmi'yi, Erol Güney'i avukat arkadaşları Ömer Keskinoğlu'nu ve Sabahattin Ali'yi yanına alıp yola çıkıyor. Ekibe İzmir'de Necati Cumalı da ekleniyor. İzmir'de hazırlıklar yapılırken Halikarnas Balıkçısı'nın 'Fazla bir şeye gerek yok, teknede bol bol balık yiyeceğiz, yeter ki rakımız olsun' nasihatini tutuyorlar.
Bugün milyonlarca insan için bir tatil seçeneği haline gelen 'mavi yolculuk' işte Türk edebiyatının bu ünlü isimleri tarafından başlatılıyor. Daha sonra Azra Erhat, Mina Urgan gibi isimler de mavi yolculuk kafilesinin üyeleri haline geldi.
Mavi yolculuk ekibinin dışında rakı ve deniz ikilisinin hayatında önemli yer tuttuğu bir diğer isim Sait Faik Abasıyanık. Burgaz Ada'daki deniz sefalarında rakısını yanından eksik etmeyen Sait Faik'in öykülerinde de şiirlerinde de bu ayrılmaz ikilinin izlerine sıkça rastlamak mümkün.
Önümde rakı, dışarıda akşam, akıntı, kayıklar ve gelip geçen...

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başkan Erdoğa

Başkan Erdoğan: Lokantalar ve otellerle ilgili kararları Kabine Toplantısı'nda atacağız

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı