• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
01 Temmuz 2018 Pazar

'Zorba' da diyebiliriz o’na

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Dünya üzerinde genellikle terörizm ve kaostan beslenirler onlar. Şartlar uygun olduğunda gelirler otururlar ve bir daha gitmezler. Zamk gibi yapışırlar, sökemezsiniz. Oturduğu koltuktan ayırıp çekemezsiniz.

Her ülkenin şartları farklı tabi. Mesela, bizde onların “kasetten beslenen” versiyonu da var. Önce bir kaset kaosu oluşturuldu, ortalık yangın yerine döndürüldü. Herkes bir “kurtarıcı” ararken, piyasaya O sürüldü.

O günden bu yana gitmiyor, gönderilemiyor, gitmeye de hiç niyeti yok. Adeta koltuğa kazık çakmış gibi! Sarılmış bırakmıyor, bırakmasını isteyenleri de “koltuk sevdalısı” olmakla suçluyor.

Sözlüklerde “diktatör” deniliyor onlara…

Türkçe anlamı ortaya konulurken “buyurgan”, “emir veren” ya da “zorba” gibi kelimeler de kullanılabiliyor.

HHH

Arkalarında halkın oyu olmaz diktatörlerin. Dünyanın her yerinde bir azınlık tarafından desteklenirler. O destek de genellikle ya yerinde sayar, ya da azalır.

Halkın oyu ile ayakta duranlara, seçimle iş başına gelenlere, sırtını sandığa dayayanlara da dünyanın her tarafında “lider” adı verilir.

Dünya tarihi liderlerle diktatörlerin savaşına sahne olmuştur hep. Lider halktan destek alır, diktatör ise siyasi yetkileri elinde toplayabilmek için ne gerekiyorsa onu yapar. Her türlü silahı kullanır. “Nedir o silahlar” derseniz, sıralayalım:

Algı operasyonları, illüzyonlar, gerçekleri ters-yüz eden açıklamalar, toplumu kışkırtmaya yönelik beyanlar, terör örgütleri, dış destek, vesaire, vesaire…

Ulaşmak istedikleri amaç, her türlü vasıtayı meşru kılar diktatörler için. Yalanın da iftiranın da sınırı yoktur.

HHH

Mesela bizde CHP Genel Başkanlığı Koltuğuna oturduğu günden bu yana hezimet yaşayan bir Kemal Kılıçdaroğlu var. Katıldığı her seçimi kaybetti, tam 9 defa yenildi.

Kendi partisinden Muharrem İnce’nin değimi ile çıkmış yenilmiş, çıkmış yenilmiş!.. Buna rağmen seçimin galibi olduğunu söyleyebiliyor. Gitmiyor, kendisine “git” diyenleri de “bozgunculukla” ve “koltuk sevdalısı” olmakla suçlayabiliyor.

Çünkü…

Kemal Bey, kendisini “Parti yönetiminde mutlak güç ve egemenliğin sahibi olan kişi” olarak görüyor. Adının tartışma konusu yapılmasına bile tahammül edemiyor. Literatürte ise, bu tip davranış sahiplerine “diktatör” deniliyor!

Kabul edilse de gerçek bu, edilmese de.

Alın elinize “diktatörlük” şablonunu, siyasi parti liderlerinin üzerlerinde tek tek test edin. Bakın bakalım, amiyane tabiri ile kim “cuk” diye oturacak?

HHH

24 Haziran seçimleri öncesinde hep birlikte yaşadık. “Tamam, yeter artık, git” dediler. Erdoğan’ı “diktatörlükle” suçladılar.

Gitmedi tabi, çünkü son derece yüksek katılımla sonuçlanan bir seçimde yüzde 53 oy aldı. Halk O’na sahip çıktı ve “gitme” dedi. Karşısındaki en büyük rakip olan Muharrem İnce bile “Adam kazandı” değerlendirmesini yaptı.

Kaybetseydi gidecekti elbette, ama Erdoğan kaybetmedi!

Seçmen, “Erdoğan’ı istemiyoruz” diyenlere “siz gidin” dedi. Yetmedi, CHP içinde isyan başladı. Dört bir yandan Kılıçdaroğlu’na yönelik “yeter artık, git” çağrıları yükseldi. Seçimde kendisine destek verenlerde bile tahammül sınırının aşıldığı görüldü. Sonuçta toplumun ezici çoğunluğunun Türk Siyasetinde Kemal Kılıçdaroğlu gibi bir figürü istemediği ortaya çıktı.

Sandıktan çıkan sonuçlar ortada: Mevcut tabloya bakılırsa, bir referandum yapılsa toplumda asgariden yüzde 70-80’lere varan bir Kılıçdaroğlu rahatsızlığı olduğu görülecek.

Ama O hâlâ “Erdoğan gitsin” diyebiliyor.

Diktatör düşünce tarzı budur işte! Bugün arkasındaki destek belki de yüzde 10’lara kadar düşen bir Kılıçdaroğlu’nun, seçim kazanan Erdoğan’a “diktatör” demesi ve tebrik bile etmemesi ciddi bir ironidir aslında!

HHH

Seçmenle alay edilmez. O yüzden Kemal Kılıçdaroğlu er ya da geç CHP Genel Başkanlığı Koltuğu’nu bırakmak zorunda kalacaktır.

Aksini yapar, diktatörce tedbirler alarak o koltukta oturmaya devam ederse de CHP ya bölünecek, ya da daha küçülecektir. Bu millet diktatörlere pirim vermez.

Görünen köy kılavuz istemez. Çünkü 2 kere 2 her zaman 4 eder, 13-15-17 değil!

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, koronavirüs aşısına dai

Bakan Koca paylaştı: Aşı uygulaması hakkında pratik bilgiler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kar yağışı sonrası İstanbul barajlarında son durum

Balıkçıların buz tutan nehirdeki zorlu mücadelesi