• $8,155
  • €9,7089
  • 457.312
  • 1393.24
16 Mart 2021 Salı

Yunanistan tamam da…

Yunanistan, Doğu Akdeniz'i bir meydan okuma alanına çevirdi. Kimi bulursa ya yanına alıyor ya da sırtını dayıyor; Türkiye'ye "Bak, ben kimlerle birlikteyim" mesajını vermeye çalışıyor.

Türkiye de Yunanistan da NATO üyesi. Bir yandan NATO üyeliği kapsamında iki ülkenin askeri heyetleri arasındaki görüşmeler devam ediyor. Diğer taraftan Yunanistan'ın Türkiye'ye yönelik güç gösterisi sürüyor. "Güç gösterisi" dediysek, kendi gücü değil elbette. Tıpkı, Anadolu'yu işgal günlerinde olduğu gibi sırtını başkalarına dayayarak yürütülen bir faaliyet bu...

Bir nevi deja vu! Garipsemiyoruz, şaşırmıyoruz, "ne oluyor" demiyoruz. Söz konusu Yunanistan olunca doğal karşılıyoruz. Geçmişte yaşadıklarımıza bakınca, bugün de attığı her adımda "bunların hiçbiri yeni değil" tepkisi ve tavrı içine giriyoruz.

Atina'nın sırtını dayadıkları arasında kimler yok ki...

Yunanistan, öncelikle AB üyesi bir ülke. Bu yüzden zaten Avrupa ülkelerinden aldığı belli bir destek var. "Müttefik" dediğimiz ve "müttefikimiz" olduğunu söyleyen Amerika ile de ortak askeri tatbikatlar düzenliyor. El ele, kol kola fotoğraflar veriyor. İsrail ve Kıbrıs Rum kesimi doğal müttefikleri. Fransa gibi uçak gemilerini gönderip, Kıbrıs çevresinde tur attıran ülkelerle de Milli Mücadele dönemine dayanan kirli işbirlikleri var.

Bunlara ilave olarak bir de Arap ülkelerini eklemek lazım. Sözde "din kardeşimiz" dediğimiz bu ülkeler, Türkiye'ye karşı Yunanistan'ın yanında olmak ve O'na destek vermek konusunda batılılardan çok daha istekli.

Suudi Arabistan jetleri, Yunan savaş uçakları ile birlikte Girit'te. Birleşik Arap Emirlikleri, her an ve her konuda Atina'nın yanında. Mısır biraz kendini toparlasa da henüz Yunanistan'ı tamamen terk etmiş, ilişkiyi bitirmiş değil. Suriye'yi saymıyorum; Türkiye'ye düşman olsa da oldukça aciz durumda.

Üstelik bu Arap ülkeleri sadece Yunanistan'a destek vermekle kalmıyorlar. Önlerine çıkan her fırsatta Türkiye'ye zarar vermek için çırpınıyorlar. Suudi Arabistan, Mekke ve Medine'nin de aralarında bulunduğu 5 şehirdeki Türk okullarını kapattı. İkili anlaşmalara aykırı, düşmanca bir uygulamanın altına imza attı.

Doğu Akdeniz'de dört bir yandan kuşatılmaya çalışıldığımızı ve büyük bir mücadele verdiğimizi söyleyebiliriz. O yüzden biz de sürekli bir hareketlilik içindeyiz.

Biliyorum, bu tabloya bakıp da Arap ülkelerine kızacak, sert tepki göstereceksiniz. "Nasıl yaparlar, bir de Müslüman olacaklar" diyeceksiniz.

Olur, yaparlar. Ortada hiç yadırganacak bir durum yok. İçeri bakın, Türkiye'de ortaya konulan tavırları düşünün, ne demek istediğimi gayet iyi anlayacaksınız!

Şimdi kimse kusura bakmasın, ama...

Bizim muhalefetin yaptıkları, Doğu Akdeniz konusunda içine düştüğü durum ve bu konuda ortaya koyduğu tavır çok mu farklı?

Bizimkilerin "Ne işimiz var bizim Libya'da" dedikleri bir noktada, Suudi Arabistan, BAE ve Mısır gibi ülkelerin "Ne işiniz var sizin Akdeniz'de" tavrını ortaya koyup, bizi engellemeye çalışmasını neden yadırgıyor ve kızıyoruz ki?..

Bizim Suudilerin onlardan çok mu farkı var?

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü