• $13,0073
  • €14,815
  • 750.006
  • 1815.14
2 Nisan 2014 Çarşamba

‘Yuh‘ derler Başbakan‘a

BU YAZIYI SPİKERDEN DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Seçim bitti, bazı çevreler "gerilim kazandı" yorumunu yaptı. Bazı köşe yazarları bu yönde yazılar yazdı. Bazı gazeteler de Başbakan Erdoğan'ın "balkon konuşmasını" eleştirip, "Durmak yok, gerilime devam" başlıkları attı…
Muhalefet ise, Başbakan'ın seçimin ardından yaptığı konuşmayı yerden yere vurdu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın bu konuşmayla sosyal grupları "tehdit ettiği" iddiasında bulundu.
Kim bu sosyal gruplar?
Bir tane, o da kiminin "cemaat", kiminin "hizmet", Başbakan'ın ise "haşhaşi" dediği yapılanma.
Başbakan, sadece onları hedef aldı. Onun dışında Türkiye'deki herkese sahip çıktı. Bütün kesimlerin oyuna talip olduklarını açıkladı.
Şimdi sormak lazım:
Başbakan, "haşhaşi" dediği gruba da mı elini uzatsaydı? "Olan oldu, unutalım, hiçbir şey olmamış gibi yola devam edelim" mi deseydi?
İşte o zaman hayatının en önemli hatalarından birini yapardı. Omurgasız, kişiliksiz, hatta haysiyetsiz bir görüntü verirdi.
Erdoğan, olması gerekeni yaptı…
"İnlerine gireceğiz" dedi.
"Bu toprakları Pensilvanya'ya ve onun buradaki hain uzantılarına asla teslim etmeyeceklerini" söyledi.
"Bedel ödemeleri gerektiğinin" altını bir defa daha çizdi.
-
Şimdi biraz geriye dönelim. 17 Aralık'tan seçimlere kadar yaşananları hep birlikte hatırlayalım!..
Cemaat denilen o yapı, Erdoğan'a yapmadığını bırakmadı. AK Parti içindeki adamlarını üzerine saldırttı. En sıkıntılı olduğu noktada sırtından hançerlemeye çalıştı.
En yetkili ağızdan beddualar yükseldi.
Her türlü hakaret çeşidinden örnekler verildi. Söylenmedik kötü laf, sergilenmedik olumsuz tavır kalmadı.
Kendisinin yanı sıra ailesi hedef alındı. Başbakan, hepimizin en hassas olduğu bir noktadan vurulmak istendi.
Cemaat medyası olayları alabildiğine çarpıttı. AK Parti'nin kapatılması gerektiğine yönelik yazılar bile yazıldı. "Bırakıp yurtdışına kaçacak" türünden yorumlar yapıldı.
"Ablalar" ve "ağabeyler" kapı kapı gezip Erdoğan düşmanlığı yaptı. Vesaire, vesaire…
Bir insanın bütün bunları unutması beklenebilir mi?
-
Şimdi, "Sen Başbakansın. Unutmalısın; herkesi kucaklaman gerekir" denilebilir. Ama yapılanlar bu kadar değil ki…
Bu ülkeye karşı da aynı tavır sergilendi. Sizin, benim, hepimizin telefonlarının dinlendiği ortaya çıktı. Özel hayatın gizliliğinin paspas misali çiğnendiği görüldü.
Devletin adım adım ele geçirilmeye çalışıldığı gerçeğiyle karşılaştık.
Sırf Erdoğan'ı sıkıntıya sokmak için milli menfaatlerimiz ayaklar altına alındı. MİT TIR'larına operasyonlar düzenlendi. Türkiye, uluslararası arenada zor duruma sokulmaya çalışıldı.
En son olarak bu ülkenin gizli sırlarının internetten yayımlanıp ortaya dökülmesi de yapılanların tuzu biberi oldu.
Bunların hepsi Türk Ceza Kanunu'na göre ağır suç. Tamamı çok ciddi cezalar gerektiren eylemler.
Türkiye, bir ananas cumhuriyeti mi? Bu ülkede bir Başbakan'ın böylesine büyük suçların üzerini örtme yetkisi ya da hakkı var mı? Olmadığına göre, elbette inlerine kadar girilecek.
-
Zaman Gazetesi Yazarı Hüseyin Gülerce, Başbakan'dan "Hizmet Hareketi'ne karşı şefkatli ve merhametli davranmasını" istiyor.
Gülerce kimi kastediyor acaba? Suçsuz, günahsız cemaat mensuplarından bahsediyor ise eyvallah. Ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne savaş açan, ajanlık dahil her türlü suçu işleyen, insanların yatak odalarına kadar giren bir yapıdan bahsediyorsa, yok öyle şey!
Türkiye bir Hukuk Devleti ise suç işleyen bedelini ödeyecek.
Başbakan'ın yapması gereken de hukukun işlemesine yardımcı olmak. Tersi olmaz, olamaz. Aksi halde bu millet "yuh" der Başbakan'a!

<p>Bu hafta GTA 5'in çevrim içi modundaki özel sunuculara yerleştirilen aşı merkezleri ve oyun içeri

GTA 5'te aşı kuyrukları oluştu | TeknoZone #11

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (30 Kasım 2021)

2300 yılından geldiğini iddia ediyor! 300 yıl sonra neler olacak

Türkiye'de satılan en ucuz sıfır otomobiller ve fiyatları