• $9,596
  • €11,1532
  • 557.247
  • 1492.93
29 Haziran 2021 Salı

Yobaz bunlar, yobaz

Kanal İstanbul'a neden karşılar? Bu kadar bağırmalarının, tepki göstermelerinin sebebi ne? İsrafa karşı mücadele azmi mi, çevre duyarlılığı mı, İstanbul sevdası mı, yoksa göremediğimiz başka bir sebep mi?

Hayır, hiçbiri değil.

Saplantılı kafalar bunlar. Her türlü gelişmeye karşı alerji duyuyorlar. Kafalarında oluşturdukları gerçek dışı bir dünyaya körü körüne bağlılar. Hiçbir yeniliğe açık değiller. Kısacası Türkçede "yobaz" deniyor bunlara.

Son 50-60 yıla bir bakın. Hangi medeniyet projesini desteklediler? Ülke menfaatine atılan hangi adımın arkasında yer aldılar?

Tek bir örneği yok. Tersini ortaya koyup ispat eden olursa, özür dilemeye, "tamam pes ettim" demeye razıyım.

Yıl 1968. İstanbul Boğazı'na ilk gerdanlığın takılması için çalışmalara başlandı. Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı İlhan Selçuk, "Boğaz Köprüsü" başlıklı zehir zemberek bir yazı yazdı. "Bizim gibi yoksul bir ülke için Boğaz Köprüsü gerçekten kel başa şimşir taraktır" dedi. "Susup oturmak, milletin parasının çarçur edilmesine göz yummaktır" ifadeleri ile milleti tahrik etti.

Peşine takılan kitleler, yıllarca bağırıp çağırdı...

Ne oldu? O köprü yapıldı, 30 Ekim 1973'te açıldı. Yetmedi, 3 Temmuz 1988'de Fatih Sultan Mehmet Köprüsü devreye girdi. O da yetmedi, 26 Ağustos 2016'da Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile Boğaz'a üçüncü gerdanlık takıldı.

Yobazlar, tamamında aynı direnci gösterdi. Halkın ihtiyaçlarının karşısına set gibi dikildiler.

1960'larda, "yerli otomobil" için harekete geçildiğinde de aynısını yaptılar. Şeyh-ül Muharririn (bilge yazar, büyük üstat) olarak adlandırılan Burhan Felek, "Otomobil için montaj atölyeleri kurulacaksa, ona diyecek yoktur. Ama fabrika? Hadi canım, şaka mı ediyorsun?" diye yazdı.

Türkiye'nin yerli otomobil yapabilmesini hayal bile edemedi. Çünkü öyle bir ufku yoktu!

Kervana Çetin Altan da katıldı. Yazdığı yazılarla dalga geçti. Hatta Ankara Etimesgut'taki uçak fabrikasının kapatılmasının ne kadar isabetli bir karar olduğunu dahi savunabildi.

Oysa o fabrika kapanmasaydı, Türkiye bugün belki de Airbus ve Boeing ayarında uçaklar üreten bir ülke olacaktı!

Yetmedi, bitmedi: Yeni İstanbul Gazetesi Sahibi Habib Törehan ve Kudret Gazetesi'nin sahibi Fethi Giray da projeyi yerden yere vuran yazılar yazdı. Akis Dergisi ve Yeni İstanbul Gazetesi, projeye karşı tavır aldı. Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü Çetin Emeç, "Türkiye'de otomobil yapılamaz. Yapılsa da o nesneye otomobil denilemez" diye noktayı koydu.

İşte o ezik, ülkesine güvenmeyen, ufuk ve vizyon sahibi olmayan 1960 model kafalar, bugün de Kanal İstanbul'u kirletmek ve engellemek için ellerinden geleni yapıyorlar...

Tek tek saymanın anlamı yok. Marmaray, Çanakkale Köprüsü, İstanbul-İzmir Otoyolu gibi bütün projelere karşı çıktılar bunlar. Oysa o eserler sayesinde trafik yoğunluğu yüzde 170 artmasına rağmen, kazalar yüzde 80 azaldı. 11 bin insanımızın hayatı kurtuldu.

Bunlara kalsaydı, Türkiye kan denizinde yüzüyordu bugün. Allah'tan millet bu yobazlara itibar etmedi de Türkiye kararlılıkla kalkınma hamlesini devam ettiriyor.

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Düzce'nin 1830 rakımlı Kardüz Yaylası'na kar yağdı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri

''Gıda Denetim Seferberliği'' kapsamında Trakya'da denetimler başladı