• $7,4391
  • €9,0176
  • 420.607
  • 1470.65
12 Ocak 2021 Salı

Yenik ve ezik

10 yıldır seviyeyi düşürdü, düşürdü; nihayet dibe vurdu. Önceleri kişisel saldırılarda bulunur, şahıslara söverdi. Kürsüye çıkıp muhatapları için “Ananı, ananı” gibi çirkin ifadeler kullanırdı. Giderek dozu artırdı. Son dönemde toplu saldırılara başladı. Topluluklar ve meslek gruplarını hedef aldı. Nihayet bayrağı zirveye dikti. Bu ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanı için “Sözde Cumhurbaşkanı” ifadesini kullandı.

Milli iradeyi ayaklar altına aldı…

Sandığa giden, oy veren, Recep Tayyip Erdoğan’ı seçen seçmen kitlesini aşağılayıp “Hay ben sizin iradenizin…” demek istedi.

Böyle giderse onu da yapar, şaşırmam. Belki de yapmak istiyor, kendisini zor frenliyordur. Verdiği fotoğraf bu çünkü! Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi üslubuna ve geride bıraktığı görüntüye bakınca, her türlü garabet, densizlik, saldırı ve kem söz beklenir kendisinden.

40 yıldır siyaset izlerim. Çok hakaret, küfür ve kötü söz işittim. Ama ben Kemal Bey gibi bu işi sistemli yapanını görmedim.

Baykal’a yönelik kaset kumpasına kadar CHP içinde etkisiz elemandı. O yüzden 2008 yılında, ABD derin devletince yönlendirilen Hopkins Üniversitesi’nin raporunda “Deniz Baykal istifa etmek zorunda kalacak, yerine Kemal Kılıçdaroğlu gelecek” ifadelerini ciddiye alan olmadı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in raporu gösterdiği Deniz Baykal da gülüp geçti.

İşte o “etkisiz eleman” Kılıçdaroğlu, bir kasetle tereyağından kıl çeker gibi CHP’nin Genel Başkanlık Koltuğuna oturdu. Muharrem İnce’nin ifadesi ile çıktığı her seçimde Erdoğan’a yenildi. Erdoğan kendisini yendi de yendi…

Her yenilginin ardından üslubu daha da bozuldu. Seviye iyice aşağılara düştü. Nihayet, seçmen ve milli idareyi aşağılayan bu sözler geldi.

Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri Erdoğan’ı hedef alsa da, aslında seçmene ve milli iradeye yönelik son derece ağır bir saldırıdır bence. Benzerlerini daha önce de yapmıştı, milli iradeye saygısızlık örnekleri sergilemişti, ama bu defa tam anlamı ile tüy dikti.

Kılıçdaroğlu, freni patlamış kamyona benziyor. Önüne ne çıkarsa kırıp döküp, yoluna devam ediyor. Adeta bir toplumsal kutuplaştırma uzmanı gibi!

Kılıçdaroğlu’nun içine girdiği tavırlar, söylemler ve attığı adımlar, yeniklik ve eziklik psikolojisinin dışa vurumu. O yüzden bu kadar sert ve tahripkâr.

Dikkat edin, tamamen Erdoğan düşmanlığı üzerine kurulu. Sandıktan çıkan, Türkiye’nin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “sözde” diyebilecek kadar Türkiye gerçeklerinden uzak. Kin ve nefret dolu.

Bu psikolojinin ortaya çıkardığı eylem ve söylemler, Türkiye’ye şaşı bakan düşman çevreler tarafından her fırsatta kullanılıyor. İşte, “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’nin Kılıçdaroğlu eliyle getirildiği nokta bu!

Maalesef, ABD’nin sakat, özürlü demokrasisine övgüler düzen, ama kendi seçilmiş Cumhurbaşkanını yerden yere vurmaya çalışan bir siyasi figürle karşı karşıyayız. Demek ki, yenik, ezik, muhteris bir insan demokrat olmayınca böyle bir görüntü ortaya çıkıyor! 

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başkan Erdoğa

Başkan Erdoğan: Lokantalar ve otellerle ilgili kararları Kabine Toplantısı'nda atacağız

Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nde son durum havadan görüntülendi

Dünyanın en büyük tam panoramik müzesi 1 milyon ziyaretçi ağırladı

Mavi vatan nöbetinde geçen yıl 12 bin 655 hayat kurtarıldı