• $8,5559
  • €10,1025
  • 494.985
  • 1359.58
15 Temmuz 2018 Pazar

Yanık kokuyordu Ankara

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

O geceye ait aklımda yer eden en çarpıcı cümle bu: Kızım Begüm, 15 Temmuz 2016 gecesi “Ankara yanık kokuyor baba” demişti.

Anadolu Yayıncılar Derneği’nin düzenlediği Medya Kurultayı’nda konuşmacıydım ve Konya’daydım. 15 Temmuz Darbe Girişimi’ne orada yakalandım. Yabancısı olduğum bir yerde ve üstelik oteldeydim. Buna rağmen, yaşanan haraketliliğe teşhisi koyup, Ankara’ya, İstanbul’a ve yanımdaki gazeteci arkadaşlara “darbe oluyor” haberini veren de bendim.

Önce çocuklarımı odaya yerleştirdim. Sonra telefonla ayrıntılı bilgi almaya çalıştım. Ardından Ankara Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı’nı aradım. “Ne ilgisi var, neden?” diye soracaksınız biliyorum.

Başkan’a “Bu iş karışık görünüyor, muhtemelen iç çatışmalar başlayacak” dedikten sonra talebimi ilettim:

-Ankara’ya gelmek istiyorum. Ama yollar kesiktir. Hiçbir şey yapmadan yakalanıp derdest edilmek istemiyorum. Beni Ankara’ya 50-60 kilometre kala güvenli köy yollarından şehre sokabilir misiniz?

Çünkü o birlik, Ankara’nın köylerinden süt toplayan bir kuruluştu. Hangi köy yolunun güvenli olduğunu, hangi yolun nereye çıktığını en iyi onlar biliyordu. Bir değerlendirme yaptık, “Yola çıkarsan ara, deneriz” cevabını aldıktan sonra telefonu kapattım.

Ankara ve İstanbul’da büyük olaylar yaşanıyordu. Konya’da ise hiçbir hareketlilik yoktu. Bu durum ve diğer illerden gelen bilgiler, ilk anda darbe girişimine Silahlı Kuvvetler’in tamamının katılmadığını gösteriyordu. Daha sonra gelen bilgilerle bu hain girişimin arkasında Fethullah Gülen’in olduğu netleşti.

Yapılacak tek şey darbe girişimi ile sosyal medyadan mücadeleye girişmekti. Hemen bilgisayar başına geçerek twitter ve facebook’tan onu yaptım. Benim gibi düşünenler oldukça fazla olduğu için, darbe girişimine karşı tepkiler dalga dalga yayılmaya başladı…

Sonra Başbakan Binali Yıldırım bir açıklama yaptı. O’nu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “ölümüne direnin” çağrısı izledi. Birinci Ordu Komutanı Ümit Dündar’ın televizyonlardan yaptığı açıklama ile iş tamamen tersine döndü.

İlk anda korktuğum gerçekleşmedi. Halkın da yardımı ile FETÖ’nün darbe girişimi, bir iç savaşa dönüşmeden bastırıldı.

***

Konya’daydım, ama Ankara ile sürekli irtibat halindeydim…

Kızımla aramdaki telefon hattı açıktı. O, baba “uçaklar evin içinde uçuyor” diyor, ben korkmaması için teskin ediyordum. Alçak uçuşun yol açtığı sonik patlamaları bomba sanıyor, ben camların kırılmaması için pencereleri açık tutmasını söylüyordum. Ev, Ankara’ya hakim yüksek bir yerde olduğu için telefon konuşmamız giderek naklen yayına dönüştü. Kızım, F-16’ların bombalamaları sonucu alevlerin çıktığı yeri tarif ediyor. Ben de otelde bulunanlara “Meclis bombalandı, Gölbaşı’ndaki polis merkezi vuruldu” diyordum. Gerçekten de 5-10 dakika sonra televizyonlar aynı haberi veriyordu.

İşte, “Ankara yanık kokuyor” ifadesi kızım Begüm’ün ağzından o görüşme sırasında çıktı. Bunlar, o geceyi en iyi anlatan sözlerdi. Uçaklar, helikopterler, tanklar ve zırhlı araçlar, halkın üzerine ateş açıyor, çevreye ölüm kusuyordu. Gölbaşı’ndaki Özel Harekat Merkezi’nin nizamiyesi önünde toplanan polislerin üzerine, F-16’lardan tonluk bomba atılmıştı. Orada tam bir katliam yaşandı. Bazı şehitlerimizin cesetleri bulunamadı. Bellerindeki silahlar, eriyerek demir parçası haline geldi.

Ertesi gün bizzat giderek gördüm orayı. Karşılaştığım manzara karşısında insanlığımdan utandım. İşte o zaman kızımın “yanık kokusu” diye tarif ettiği o kokunun atılan bombalar ve şehitlerimizin yanmış bedenlerinden çevreye yayıldığını anladım.

***

Türk Milleti bir tarih yazdı o gece. Tanklara, helikopterlere, savaş uçaklarına ve diğer ağır silahlara elleriyle, yumruklarıyla cevap verdi. Hani şair “İstiklal Harbinde biz bu vatanı değnek ile vura vura kurtardık” diyor ya, aynen öyle oldu.

Bitti, o bela o gece savuşturuldu.

Peki mücadele bitti mi? Tabi ki hayır!

Biz, eğer 15 Temmuz’u sadece Pensilvanya’dan yönetilen ve FETÖ adı verilen bir örgütün yönetimi ele geçirme operasyonu olarak değerlendirirsek yanılırız. O gece, topyekûn bu ülke hedef alındı. Türk Milleti esir alınmaya çalışıldı.

Fethullah Gülen denilen adam sadece bir maşa. Arkasında ise, Çanakkale’de, İstiklal Harbi’nde bu ülkeyi hedef alanların torunları var. Tarih tekerrür etti o gece!

Eğer dikkatli olmaz, yaşananların verdiği tecrübe ile gerekli tedbirleri almazsak eğer, farklı yollarla da olsa bir daha denerler. En kötüsü de 15 Temmuz’da yaşanan sonuç ortaya çıkmaz her zaman!

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Türkiye'de kullanılan Sinovac aşısının üçüncü dozu ne kadar etki

3. doz Sinovac ne kadar etkili?

Elazığlı girişimci atıl durumdaki otobüs ve minibüsleri karavana dönüştürüyor

Güvenlik güçlerini seramik zırh koruyacak

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (28 Temmuz 2021)