• $8,8689
  • €10,474
  • 499.049
  • 1384.68
6 Temmuz 2021 Salı

Yalan, dolan, talan…

Yol yapılıp müteahhitler zengin edilmesin! Koca koca hastanelere ne gerek var? Köprüler, kanallar büyük israf! Yap, işlet, devret projelerinde verilen garantiler soygun! Yabancı yatırımcı gelmesin! O büyük yatırımların hepsi vurgun!..

Biz, kanal, köprü değil, ekmek isteriz, aş isteriz!

Kafa bu. Ne diyelim? Yıllardır böyle gelmiş, böyle gidiyor. Değiştirmek de mümkün değil gibi.

Ama çözemediğim bir nokta var!..

Yatırım yapmayacaksın, kazma vurmayacaksın. İstihdam sağlayacak ne varsa karşı çıkacaksın. Sonra da ekmekten, aştan bahsedeceksin. Nasıl olacak bu? İş imkânları gökten zembille mi inecek?

Şaka gibi, gerçekten şaka!

Yıllardır bir çarpıtma, yalan dolan siyasetidir devam edip gidiyor. Bütün büyük projelerle birlikte değerler de kirletiliyor. İllüzyonlarla kitleler yönlendirilmek isteniyor. Sağa bakıp "hırsız" diye damgalıyorlar, sola bakıp "hırsız" diye bağırıyorlar.

Kendileri dışında herkes hırsız! Kendileri söz konusu olduğunda her türlü vurgun ve oyun hak. Onlara her şey yakışıyor!

Adam dolandırıcılıktan yargılanırken, oy verip belediye başkanlığı koltuğuna oturtuyorlar. Televizyon ekranlarından "vergi kaçırdığını" açıkladığında alkışlıyorlar. Sekreterinin aylığını devlete ödettiğini söylediğinde "yaşa, var ol" nidaları yükseliyor. Başkan olduktan sonra Sayıştay raporlarında rezillikler ortaya döküldüğünde hiç de rahatsız olmuyorlar.

İşte böyle bir kafa bu!

Bütün dertleri medeniyet projeleri ile. İlk Boğaz Köprüsü'nden itibaren bütün medeniyet projelerine karşı çıktılar. Köprü, baraj, yol, geçit, tünel, kanal ne varsa kirletmek için çırpınıp durdular.

Ama kendileri SİT alanında törenler yaparak, tam kadro kaçak restoran açılışlarına katıldılar. Çünkü onlara her şey yakışıyor!

Biliyor musunuz, Mustafa Kemal'den daha Atatürkçü bunlar...

Arifiye'deki Tank Paleti Fabrikası ile ilgili her türlü yalanı söylüyorlar. Mülkiyeti ve yüzde 51 hissesi devlette olan bu fabrikanın yüze 49'unun yüzde 49'una Katarlılar ortak olduğu için "Savunma sanayii Katarlılara peşkeş çekildi" diyebiliyorlar. Üstelik yüzleri kızarmıyor, hiç utanmıyorlar.

Atatürk'ün 1930'larda Kayseri'de kurduğu Uçak Fabrikası'nın hâkim ortağının (sahibinin) Alman Junkers Firması olduğunu hatırlattığınızda, kırmızı görmüş boğa gibi öfkeleniyorlar. Laf kalabalığı yapıp saldırıyorlar.

On parmaklarında on kara var. Nereyi kirletmek istiyorlarsa oraya sürüyorlar...

Devlet arazilerinin üzerine çökmesek de, hiçbir ticari iş yapmamış olsak da, alın teri ve mütevazı aylıklarla hayatımızı sürdürsek de bizler de "hırsızız" onlara göre!

Twitter, Facebook, Youtbe, Instagram gibi sosyal medya devlerini arkalarına almış, karşılarına kim ve ne çıkarsa kirletip itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Bütün işleri yalan, dolan ve talan...

Maalesef etkiliyorlar da bazı kitleleri. Müsilaj misali yayılıp kirletiyorlar çevreyi.

Buna bir çözüm bulmak lazım. Devletin, hem bizim hakkımızı hukukumuzu, hem de kendi geleceğini korumak gibi bir görevi var. Gerekli yasal düzenlemelerin yapılması, var olanların da uygulanmasının zamanı gelmedi mi?

<p class='MsoNormal'>Gülenay Kalkan, geçen sezon FOX dizisi Yasak Elma'da Feride  karakteriyle izley

'Yasak Elma'dan neden ayrıldığını Akşam'a açıkladı

Biber kurutma mesaisi köyü adeta kırmızıya boyuyor

Sahili kaplayan su sümbülleri temizleniyor

Tescilli kayısı çekirdeğinden kurabiyeler damakları tatlandırıyor