• $7,534
  • €9,0177
  • 409.637
  • 1538.04
09 Şubat 2021 Salı

Yalan, dolan, çarpıtma…

Önce "Bunların terör örgütleri ile ilişkisi var" diyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya saldırdılar. "Madem terör örgütü ile ilişkililer, neden cezaevinde değiller" türünden suçlamalarda bulundular...

Şimdi de hâkim ve savcılara yükleniyorlar. Çünkü, Boğaziçi eylemcileri ile ilgili işlem yaptılar. Bazılarını tutuklayıp cezaevine gönderdiler.

Sen misin bunu yapan?

"Böyle bir suçtan tutuklama olmaz. Verilecek cezanın üst sınırı 2 yıl. Bu insanların tutuksuz yargılanmaları lazım" diye bağırıyorlar.

Kısacası...

Terör eylemleri sonucu gözaltına alınanları "Seni tutuksuz yargılayacağım" deyip serbest bırakanlara da "olmaz" deyip saldırıyorlar. Tutuklayana da "Böyle şey olur mu?" diye yükleniyorlar. Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal!

Bu bir algı operasyonu! Bunlara göre, eylemciler her şart altında haklı. Yargının, "Suç işlemeye alenen tahrik etme" suçundan haklarında işlem yaptıklarına da, "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme" suçundan tutukladıklarına da destek veriyorlar. Hem de temizleyip, aklayıp pür-ü pak ederek. Bu operasyonu yürütürken de her türlü yalan, dolan, saptırma ve çarpıtmadan örnekler veriyorlar.

Boğaziçi Üniversitesi'ne yapılan atama "yasalmış", ama "meşru" değilmiş!..

Ne demek bu? Nasıl olur böyle bir şey? Bu sözlerin cahilce ortaya atılan bir laf salatasından öte anlamı yok. Sözlüğü açıp baksalar, biraz araştırsalar, düştükleri komik durumu görecekler. Yasal olan, aynı zamanda meşrudur zaten.

Kafaları karıştırmak için ne gerekiyorsa onu yapıyorlar. Ortalığı karıştırmak için her türlü imkânı kullanıyorlar. Nasıl olsa araştırmadan, körü körüne ve saplantılı bir şekilde peşlerinden koşacak bol miktarda insan var!

Öylesine pervasızca hareket ediyorlar ki, gözaltına alınıp tutuklanan bazı kişilerin serbest bırakılması için Cumhurbaşkanı'na mektup yazabiliyorlar. Türkiye'yi bir muz cumhuriyeti sanıyorlar. Ayrıca, bu ülkenin Cumhurbaşkanı'nı "LGBTİ'lileri itibarsızlaştırmayın" türünden garip ifadelerle tehdit etmeye kalkıyorlar. Sanırsınız, LGBTİ dedikleri kesim, bu Türkiye'de büyük itibar sahibi! İlaveten, ne ilgisi var LGBTİ'nin Boğaziçi Üniversitesi ile? Bu üniversite, LGBTİ'lileri allayıp pullayıp toplum önüne koymakla mı görevli?

Ayrıca...

Boğaziçi Üniversitesi'nin diğer üniversitelerden bir farkı mı var? Orası, eylem yapan ve çoğu öğrenci olmayan bu şahısların babalarının çiftliği mi?

Diğer üniversitelere nasıl rektör atanmışsa, Boğaziçi'ne de o şekilde bir atama yapıldı. Nedir bu Boğaziçi Üniversitesi üzerinden koparılmaya çalışılan fırtına? Neden Yunanistan'dan bile destek geliyor?

En önemlisi de...

Boğaziçi bahane edilerek, ortaya konulan kanunsuzluklar, barbarlık ve vandallıklar hangi amaçla kutsanıp destekleniyor? Bütün Türkiye'ye yayılıp, bu ülke yangın yerine mi çevrilmek isteniyor?

Rahatlıkla "evet" cevabı verebiliriz bu sorulara. Çünkü, yaptıklarının elle tutulur ve hak verilebilir bir tarafı yok. Neresinden tutsanız elinizde kalıyor, lime lime dökülüyor.

Yıllardır seyredip ezberlediğimiz bir oyun, bu ülkede tekrar sahnelenmek isteniyor.

<p>Ermenistan üzerindeki küresel güç mücadelesinin uzun süreceğini söyleyen Altınbaş Üniversitesi Öğ

Ermenistan'daki durum kimi, nasıl etkileyecek?

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi