• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
8 Ocak 2016 Cuma

“Yalaka” kimdir, Başkanlık nedir?

On parmaklarında on kara, sağa sola sürüp duruyorlar. Fikir yok, tutarlılık yok, derinlik yok. Sadece giderek çirkinleşen bir üslup var. Çirkeflikle sınır tanımayan bir saldırıyla karşı karşıyayız…

Ürkütüp korkutacaklarını, sindirip susturacaklarını sanıyorlar!
“Başkanlık Sistemi” diyorsun, henüz ne olduğunu anlatmana fırsat vermeden lafı ağzına tıkıyorlar. Koro halinde saldırıya geçiyorlar:
-Yalaka, besleme…
Tutmaz ki!
Çünkü ben lise yıllarından beri aynı noktadayım. Hep, Türkiye’nin önünü açacak olan Başkanlık Sistemi’ni savunuyorum. Çizgimde bir sapma da kayma da yok. Dün de milli ve yerliden yanaydım. Bugün de.
“Yalaka” mı arıyorsunuz? O zaman dün “Başkanlık” deyip, bugün yalpalayanlara bakacaksınız. İsterseniz işinizi kolaylaştırayım, bir de ipucu vereyim. 1979 Yılı’nda MHP’nin başında Alparslan Türkeş vardı. Yine aynı yıl yayımlanan “Temel Görüşler” isimli kitabının 135. sayfasında aynen şu ifadeler yer alıyordu:
“Tarih ve töremize uygun olarak Başkanlık Sistemi’ni savunuyoruz.”
Bugün MHP’nin başında Devlet Bahçeli var. Başkanlık Sistemi için “zinhar olmaz” tavrı içinde. Durum bu olunca dün Türkeş döneminde “Başkanlık” diyenler, bugün Bahçeli’nin yanından ters yöne atışlar yapıyorlar.
İşte “yaranma” ya da “yalakalık” denilen tam da budur bence!
Başka çevrelerden de benzer örnekler vermek mümkün…
* * *
Bu ülkede uzun süreden beri bir kara propagandadır devam edip gidiyor…
Daha düne kadar Parlamenter Sistemi yerden yere vuranlar bile, bugün savunuculuğuna soyunmuş durumda. Çünkü hiçbirinde omurga yok. Kıvrak bel hareketlerinin her türünden örnekler veriyorlar.
Kimi, “Başkanlık diktatörlüktür” diyor…
Kimisi, “Bu sistem ülkeyi böler” türünden abuk sabuk tezler ileri sürüyor…
Kimi de sırf Erdoğan’a duyduğu alerji sebebiyle Başkanlık Sistemi’ne karşı olduğunu açıktan ilan ediyor…
Bir de sürekli olarak ortaya attıkları bir tez var ki, evlere şenlik. “Erdoğan’ın dışında Başkanlık isteyen yok” diyorlar:
-Ahmet Davutoğlu bile karşı.
Başbakan Davutoğlu, gözlerinin içine baka baka “Benim tavrım Başkanlıktan yana” dese de bunlar halen aynı noktada.
Durup, durup tekrarladıkları sözler hep aynı:
-Memleketin o kadar derdi varken, nereden çıktı bu başkanlık?
İşte mesele de burada zaten. Memleketin onca derdi var ama mevcut sistemle çözülemiyor. Ülkenin önünü açmak için “Başkanlık” deniyor. Bunlar ise, tartışmak yerine tıkaç görevi yapıyor.
Hepsi Cumhurbaşkanı Erdoağan’a takmış durumda. Demirtaş “Seni Başkan yaptırmayacağız” sloganıyla meydanlara çıkıyor. Kılıçdaroğlu, “Diktatör bozuntusu” diye bağırıyor. Bahçeli de “Fanus içine hapsedelim” diyor. Tamamının aldıkları oy ise ortada. Toplasan bir Tayyip Erdoğan etmiyor!
* * *
Şimdi eğri oturup doğru konuşmak lazım. Başkanlık Sistemi’ne kimler karşı, kimler en fazla eleştiriyor:
Başta Paralel Yapı var. Ardından şehirlerde hendek kazanların destekçisi Selahattin Demirtaş ve avanesi geliyor. Buna Kandil’deki Duran Kalkan ve Murat Karayılan gibi terör baronlarını eklemek lazım. O hendek kazanlara “kardeşlerim” diyen Kılıçdaroğlu’nu da buraya koymazsak eksik olur. Devlet Bahçeli’yi de eklersek ekip tamamlanır.
Medya destekçileri ise The New York Times, CNN, BBC, Aydın Doğan, Zaman ve Cumhuriyet gazeteleri.
Var mı başka eklenecek? Yok, varsa bile onlar da bunların türevleri.
Son kamuoyu araştırmaları ise ortada: Halkın yüzde 55’i Başkanlık Sistemi’ne “evet” diyor. Hem de bunca saldırı ve çarpıtma çabalarıyla oluşan bu ittifaka rağmen! Peki vatandaş Başkanlık Sistemi’nin ne olduğunu çok mu iyi biliyor?
Bence hayır. Sadece karşısında oluşan ittifaka bakıp, ona göre karar veriyor. Eğer imkân verilse, sistem enine boyuna düzgün bir şekilde tartışılsa, bu oranın çok daha yükseklere çıkacağı aşikâr.
Kim ne derse desin, Türkiye Başkanlık Sistemi’ne doğru yol alıyor. Bazı çevreler çatlasa da patlasa da bugün için ülkenin gerçeği bu!

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor