• $32,187
  • €35,0695
  • 2449.07
  • 10904.1
14 Mayıs 2024 Salı

Umarım kirletilmez

Sürekli eleştirilen bir konuydu. Toplumun beklediği bir hamleydi...

Kamuda büyük tasarruf operasyonu başladı. Genel hatları ile neler yapılacağı da açıklandı. Taşıtlardan binalara, haberleşmeden enerjiye, istihdamdan yurt dışı görevlendirmelere kadar pek çok konuda ciddi adımlar atıldı. En önemlisi de giderek kara deliğe dönen belediyeler de tasarrufa uyması gereken kurumlar içine alındı.

Umarım israfı en çok eleştiren muhalefet, iş belediyelere dokunduğunda "Engelleniyoruz, çalıştırmıyoruz" diye alınan bu tedbirleri kirletmeye başlamaz. Çünkü, parti ayırımı yapmadan genel olarak altını çiziyorum, en büyük israf belediyelerde var.

Örnek mi istiyorsunuz?..

Ankara'da CHP'li bir ilçe belediyesi, peş peşe üç konser programı koydu. Davet edilen sanatçılara astronomik miktarlarda çuvalla para ödeyecek. O sanatçılar da her zaman olduğu gibi kendi zihniyetinin mensuplarından seçilecek.

Şimdi sakın kimse "Sanat, sanatçı düşmanı" gibi abuk sabuk değerlendirmeler yapmasın. Sanatsa, Türkiye'de Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'ne bağlı 2 bin 500 sanatçı var. Üstüne bir de Devlet Opera ve Bale Genel Müdürlüğü ile Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nün 2 bin kişilik kadrosunu koyalım.

Hepsi de alanında en iyisi. Aralarında dünyaca kabul görmüş Murat Karahan gibi ünlü tenorlarımız ve Tan Sağtürk benzeri dünyaca ünlü baletlerimiz var. Bakanlık, Türk Halk, Türk Sanat, Tasavvuf Musikisi alanlarında muhteşem seslerle dolu. Devlet Halk Dansları ve Modern Dans Topluluğu, dünya çapında gösterilere imza atıyor. Bakanlık, Kültür Yolu Festivalleri ile 15 ilde halka direkt olarak ulaşıyor.

Kısacası, ortada bir boşluk yok. Varsa da zaten kamuya ait talepler karşılanmaya çalışılıyor. Hem de bedava!

Peki, bu muhteşem kadro ve birikim zenginliğine rağmen belediyelerin ısrarı niye?

***

Alın size onlarcasının içinden yaşanmış çarpıcı bir örnek daha:

Cide, Kastamonu'nun küçük bir ilçesi. Belediye Başkanı seçilen Necdet Demir'in karşılaştığı tablo ise içler acısı. Kasa boş, tam takır kuru bakır. Borçlar gırtlağa kadar dayanmış. Görünen borçlar 100 milyonun üstünde. Başkanın makam aracı dahil bütün araçlar haczedilmiş. Enerji şirketi de elektrikleri kesmek için kapıya dayanmış. Başkan ise, işçilerin maaşlarını ödemek için Ankara'da İller Bankası'ndan kredi bulmaya çalışıyor.

Bakın, İstanbul ve Ankara'nın içine düştüğü borç batağından, milyarlarca liradan hiç söz etmiyorum. İşte bu yüzden "kimse kirletmeye çalışmasın" diyorum.

Elbette bu kara deliğin kapanması gerekiyor!

***

Şimdi gelelim işin en can alıcı noktasına:

Bu tedbirleri vatandaş olarak biz de takip edelim. Varsa istismar ve kaçaklar yetkililere bildirelim.

Ama en önemlisi biraz da kendimize bakalım. Toplumumuzda amiyane tabiri ile israf ve savurganlığın dibine vuran kitleler var. Altı ayda bir ithal malı ve altın değerinde telefon değiştiriyorlar. Savurganlığın zirvesinde yaşıyorlar.

Onlar da kendilerine çeki-düzen vermeliler. Vermiyorlarsa da devletin ithalat düzenlemeleri ile bu savurganlığa "dur" demesi gerekli.

Herkes kapısının önünü süpürsün!

<p>İzmir'in Buca ilçesinde, Kemal Altın (54), bir kıraathane önündeki emlakçı Evren Yiğit'e (43), ta

Kıraathane önünde çatışma: Ölü ve yaralı var

Kars'ta ceviz büyüklüğünde dolu yağdı!

Valilikten Ankara'ya uyarı: Sel, fırtına ve doluya dikkat

Dünyanın en güçlü hava kuvvetine sahip ülkeleri belli oldu! Türkiye kaçıncı sırada?