• $13,4826
  • €15,2646
  • 801.274
  • 1945.07
29 Mart 2014 Cumartesi

Uluslararası komplo

YAZIYI SPİKERDEN DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Yılların gazetecisiyim, onlarca seçim geçirdim. Pek çok belden aşağı vuruşa şahit oldum. Ama bu seçim öncesi yaşananlar gibisini görmedim. Bu defa ahlaksızlık tavan yaptı, zirveye çıktı.
Bu kadarla da kalmadı. Bir başka gerçek ortaya döküldü. Bu ülkede birileri yıllarca röntgencilik yapmışlar. Her yere kulak kabartmışlar. Herkesi, her şeyi takip etmişler. Amiyane tabiriyle erketeye yatmışlar. Ne buldularsa bir köşeye atmışlar. Sanki bu günleri beklermiş gibi!
Şimdi büyük bir kısmı ortaya döküldü.
Öyle anlaşılıyor ki, bir kısmı da muhafaza ediliyor. Üstelik, pek çok kişi de neyin ne için muhafaza edildiğini biliyor. Dikkat edin, böyle bir dönemde en çok konuşması gerekenler, sırra kadem basmış durumda. Çoğu, kafasını kaldırmaya korkuyor. Tam siper yatıyor.
Saldırı ve şantaj yan yana. Saldırıyı açıkça görüyoruz, şantajı ise gelişmelerden tahmin edebiliyoruz.
Sıkıntılı günler yaşayan Türkiye, geleceğe yönelik büyük bir tehlikeyle de karşı karşıya!
-
Önce, devleti yönetenler hedef alındı. Onlar saldırıya uğradı.
Yetmedi, bitmedi, bu kadarla kalmadı…
Ardından namlular devletin güvenliğine yöneldi. O yöne doğru yaylım ateşi açıldı. Devlet sırları internete döküldü. Bu ülkenin Suriye politikasına ilişkin bilgiler, neredeyse simitçi tezgâhına kadar düşürüldü.
Suriye Diktatörü Esad'ın eline koz verildi.
Uluslararası arenada Türkiye'yi suçlamak için bekleyen malum çevrelere güzel malzemeler sunuldu.
Hatta ileride Türk toprağı olan Süleyman Şah Türbesi'ni korumak için harekete geçebilecek Mehmetçik'in güvenliği tehlikeye düşürüldü.
Böyle bir operasyonun yerli olması mümkün mü? Elbette değil. Demek ki karşımızda uluslararası güçlerin de içinde bulunduğu büyük bir organizasyon var. Bütün bu olup bitenler devlet içinde yuvalanmış "paralel bir yapıyla" izah edilemez.
Elbette devletin içine sızmış bir yapının varlığı kesin. Ancak, gelişmelere bakılırsa, o yapı sadece uluslararası güçlerce kullanılan bir piyon.
-
Dikkat edin…
Devlete karşı büyük bir meydan okuma hareketiyle karşı karşıyayız!
"Siz hangi tedbiri alırsanız alın, biz istediğimizi yaparız" mesajı veriliyor. Dışişleri Bakanı, Genelkurmay 2. Başkanı ve MİT Müsteşarı'nın yer aldığı bir güvenlik toplantısı bile dinlenebiliyor.
Devlet buna karşı tedbirler alıyor. Bu defa da "Özgürlükler elden gidiyor" diye feryat ediliyor.
Amaç, yazı da gelse, tura da gelse kazanmak!
Geçmişte, 57. Hükümet'te Ecevit'e karşı yapılan operasyon, şimdi de Tayyip Erdoğan'a karşı uygulanmaya çalışılıyor.
Hedef de amaç da belli:
Türkiye'yi kendi istedikleri gibi dizayn edebilmek!
-
Yarın sandık başına gideceğiz. Belirlediğimiz adaylara oy vereceğiz. Sözde yerel yöneticilerimizi seçeceğiz.
"Sözde" diyorum, çünkü bu seçim öyle bir hale getirildi ki, yerel seçim olmaktan çıktı. Genel seçimden de önemli anlamlar yüklendi. Garip, anlaşılmaz ittifaklar ve hedef birliktelikleri ortaya çıktı. Daha düne kadar "olmaz, olamaz" denilenler oluyor. Düşman kardeşler, el ele kol kola geziyor.
Adına "cemaat" denilen grup tam bir seferberlik halinde. Elindeki bütün imkânları kullanıyor. Başbakan Erdoğan'ı yok etmek için ne gerekiyorsa onu yapıyor. Bu yapı, 30 Mart'ı kendisi için bir "Var oluş-yok oluş" günü olarak görüyor.
Peki vatandaş ne yapacak? Oyunu götürüp kime verecek?
Elbette herkesin siyasi bir tercihi var. Oyunu da o tercihler doğrultusunda kullanacak. Herkes, tercihini dilediği isimden yana yapma hakkına sahip.
Ancaaakkk…
Yaşadıklarımız ve içinde bulunduğumuz tablo da ortada. Elbette, yarın oy tercihleri yapılırken bu tablo da etkili olacak!

<p>İstanbul Ticaret Üniversitesi Ulaştırma Sistemleri Uzmanı  Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı araç içinde

Yolda kalan sürücüler araç içinde ne yapmalı?

256 yaşında ölen adamın sırrı açıklandı!

Rusya'nın en korkutucu köyü! Kimse gitmeye cesaret edemiyor

Akbabalar evcil köpeklerin peşine düştü! Korku dolu anlar