• $32,2053
  • €35,1156
  • 2500.7
  • 10643.6
6 Ekim 2022 Perşembe

Tuş!

Buna kendi oyunu ile alta düşme denir. Kemal Bey kötü yakalanmış ve sırtı mindere yapışmıştır. Bitti bu iş, boşa çıktı oynadığı oyun. Üstelik bu defa beli kırıldı ve bir daha da oyun yapamaz hale geldi.

Şimdi önünde iki yol var:

Ya AK Parti ve MHP'nin 2008'de hazırladığı ve engellenen Anayasa Değişikliği Teklifi'nin peşine takılacak ya da Erdoğan'ın kendisine yönelttiği bütün suçlamaları yiyip yutacak!

Peki, yenip yutulacak sözler mi bunlar:

"Sinsilik, riyakârlık ve oyunlar peşinde koştuğunu görüyorum.

Bizim ömrümüzü verdiğimiz mücadele ile adım adım çözdüğümüz başörtüsü üzerinden günah çıkarıyorsun.

Dürüst ol dürüst; adam gibi dürüst ol.

Bu faşist kafa, laiklik hassasiyetini istismar etti. Şimdi de milletin başörtüsü hassasiyetini istismar ediyor.

Ey Kılıçdaroğlu, artık bu yalanların bıktırdı.

Dürüst değilsin, her numara var. Akşam yalan, sabah yalan.

Dürüstsen, samimiysen, adam gibi adamsan, gel bu anayasa değişikliğini yapalım."

Daha çok var da, ben sadece bu kadarını yazdım. Çok ağır sözler bunlar. Durup dururken "Kılıçdaroğlu'nun sırtı mindere yapıştı" demiyorum.

***

Hep yazıyorum, "istismar siyaseti yapıyor" diyorum. Sonucu da bu işte: Sonunda yakalanırsın ve "Bak bu konuda senin de yapabileceklerin var, gel elini taşın altına koy" derler.

Apışıp kalırsın. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'e, "Yeni anayasa yeni Meclis'in işi olacak" twitini attırırsın.

Kaçarsın, maskeler böyle düşer işte.

Böylece "helalleşme" iddiaları da kaybolur gider. Samimiyet test edilmiş olur. Yaldızlar dökülür, takke düşer, kel görülür!

Azıcık sempati besleyen seçmen bile şapkasını önüne koyup düşünür:

"Her gün yeni bir söz veriyor. Acaba hangi konuda ve verdiği hangi sözde ne kadar samimi?"

Ne söyledi dünkü konuşmasında Erdoğan? "Sen doğru ol, eğri belasını bulur" dedi!

Aradan bir saat bile geçmedi. İşte milletin önünde böyle bir tablo oluştu.

***

Oyun, oyun, oyun...

İyi de nereye kadar? Ayrıca çocuk oyunundan değil, siyasete karıştırılıp kirleten "zekâ oyunundan" bahsediyorum. Gelecek karşı hamleyi hesaplayamıyorsan, karşılayacak güç ve samimiyetin yoksa, neden bu tür hamleler yaparsın?

Ama hep yapıyorlar bunu...

Mesela, biz gazeteciler ile bu ülkede basın özgürlüğü mücadelesi vererek dağıtım tekelini kıran, geçmişi şerefle dolu Akşam gibi bir gazeteye hakaret edip; alçak bir teröristi "gazeteci" diye milletin önüne koyabiliyorlar.

Sonra da ayıplarıyla ortada kalıyorlar.

En önemlisi ise, bu tür ucuz oyunlarla iktidar aranıyor Türkiye'de. Milletin algıları, aklı ve feraseti ile alay ediliyor. Vatandaşın sıkıntıları, acıları, geçmişte çektiği ıstıraplar istismar edilerek sonuç alınmaya çalışılıyor. Yaralar kaşınıp kanatılmak istenir ve toplumsal ayrışmalar körüklenirken, "helalleşmeden" bahsediliyor.

Olmaz, olmayacak ve olması da mümkün değil. Mutlaka ortaya çıkmak gibi bir özelliği var gerçeklerin. Gördünüz işte, oynanmak istenen bir oyun milletin gözleri önünde nasıl da çöktü! Oyunlar oynayıp, başkalarına ucuz ve basit tuzaklar kuran ve daha sonra kendi kurdukları tuzaklara düşenlere prim vermez bu millet.

<p>Öz vatanında mülteci doğdu. 29 Ekim 1962 yılında Gazze'nin  güneyinde, Han Yunus Mülteci Kampında

HAMAS'IN GAZZE SORUMLUSU YAHYA SİNVAR KİMDİR?

Tarım Kredi marketlerinde hangi ürünler indirimde? İşte 18 - 24 Mayıs fiyatları

Şarkıcı Berdan Mardini dünyaya satıyor! Bir kilosu 14 bin euro

Türk bayrağı New York semalarında! Wall Street'te bayrak çekme töreni düzenlendi