• $8,4802
  • €10,2941
  • 508.221
  • 1454.25
25 Mayıs 2021 Salı

Türkiye'ye operasyon

Toz dumana boğdular ortalığı. Sular alabildiğine bulandırılıyor. Her gün yeni bir iddia ortaya atılıyor. Biri cevap bulmadan yenisi üretiliyor...

Yetişmek mümkün değil bunlara. Üstelik yetişmeye çalışmanın, tek tek cevap vermek için çırpınmanın da faydası yok. Üretim durmuyor çünkü devam edip gidiyor. İstiyorlar ki, herkes peşine takılsın, herkes onların ürettiği gündemi konuşsun. Muhatapları da "Yok öyle değil, böyle" diye cevap vermek için çırpınıp kendini helak etsin.

Tam bir FETO taktiği bu:

Tuzak ve kumpas kur, suçla, karala ve kirlet. Biri tutmazsa yenisini üret. Saldır saldırabildiğin, bağır bağırabildiğin kadar...

Bakın, yerli aşıda son derece önemli ve göğüs kabartıcı gelişmeler yaşanıyor. Dünya bizim SİHA'larımızı konuşuyor. Sahip olmak için sıraya girenler var. Savunma Sanayiinde baş döndürücü gelişmeler yaşanıyor. Terörle mücadelede "tarihi" denilebilecek çok önemli başarılar elde ediliyor. Uluslararası kuruluşlar, istemeseler ve işlerine gelmese de hazırladıkları raporlarda Türkiye'nin salgınla mücadelesinde hakkı teslim etmek zorunda kalıyorlar. Vesaire, vesaire...

Diğer yandan, Türkiye dört bir yandan kuşatılmaya çalışılıyor. Doğu Akdeniz, Ege, Suriye, Irak ve Karabağ'da verilen mücadeleleri tek tek sıralamaya gerek yok. Dört bir cephede döne döne mücadele veriyoruz.

Ama biz bunları değil, üretilen, dayatılan, önümüze konulan gündemi konuşuyoruz. İstenen de bu zaten!

Ortada birtakım iddialar var. Bunların çoğu da Cumhuriyet Savcılıklarının ilgi alanına giriyor. Buna karşılık, savcılığa giden, iddialarla ilgili gereken suç duyurularında bulunan yok. Tam tersi, suçlanan, karalanan kişiler savcılıklara gidiyorlar. Onlar hukuk mahkemelerine gidip "yalan" ve "iftira" iddiaları ile tazminat davaları açıyorlar.

Bu işte bir gariplik yok mu?

Var tabii ki. Gariplik var, ama bakıp da bunu görmek istemeyen çok. O yüzden de algı operasyonları, kirletme ve karalama çabaları hız kesmeden devam ediyor.

Ben de tartışmaları ve olayları sıralayıp alet olmak istemiyorum. O yüzden ayrıntıya girmeden genel olarak dikkat çekmek istiyorum:

Öyle iddialar ortaya atılıyor ki, insanın içinden "yuh artık" demek geliyor. Çünkü olacak iş değil. Geçmiş öylesine çarpıtılıp milletin önüne konuluyor ki, kabul etmek imkânsız. Çünkü hepsini bizzat yaşadık, neyin ne olduğunu biliyoruz biz.

Buna rağmen, üretim devam ediyor. Biz gerçekleri bilsek de, bu ülkede önüne ne konulsa kabul etmeye hazır geniş kitleler var. Hırs ve düşmanlıklar besliyor hepsini. İşte onlar tepe tepe kullanılıyorlar. Ne yaptıklarının, kime hizmet ettiklerinin, kimlerle birlikte yol yürüdüklerinin farkında bile değiller.

Basit, "çamur at, izi kalsın" türünden bir durum değil bu.

Bir ayağı içeride, diğeri de dışarıda olan sistemli, planlı bir operasyon yürütülüyor. Çok açık görülüyor zaten. İçeriden ateş açanlar dışarıdan, dışarıdan saldıranlar da içeriden destekleniyor. Bu öyle bir operasyon ki, her türlü yalan, iftira ve ahlak dışı saldırı serbest. FETÖ zihniyetinin Türkiye'ye bıraktığı hediyeler bunlar!

<p>Türkiye'de roket ve füze tasarımı, geliştirilmesi ve üretiminde lider konumda olan ROKETSAN, 33'ü

Heyecan veren paylaşım: ROKETSAN 33 yaşında

3 günlüğüne geldikleri Türkiye'den 1,5 yıldır ayrılamadılar

Kanal İstanbul'da temelin atılacağı nokta

Ağrı'da gönüllü öğretmenler arama ve kurtarma tatbikatı yaptı