• $13,383
  • €15,2098
  • 769.63
  • 1839.37
21 Eylül 2013 Cumartesi

TÜİK ve MHP’nin hali

TÜİK, partiler ve seçmen sayıları üzerinde bir araştırma yaptı. Basında geniş yer bulan bu araştırma gösteriyor ki, AK Parti oylarını artırıyor, CHP istikrarlı bir yol izliyor, MHP ise ciddi dalgalanmalar yaşıyor. 
MHP, 1999’da 5 milyon 606 bin oy aldı. 2002’de ise, aldığı oy 2 milyon 635 bine düştü. 3 milyona yakın seçmen MHP’den kaçtı. MHP’nin 2011 seçimlerinde aldığı oy ise 5 milyon 585 bin. Açıkça görünüyor ki, aradan geçen 12 senede seçmen sayısında ciddi artış olmasına rağmen, MHP 1999’daki oy seviyesine ulaşamamış. 
Neden acaba? Bunun pek çok sebebi var. Bunlardan biri de MHP’nin zaman zaman izlediği özünü inkâr eden politikalar ve eleştirilere tahammülsüz yapısı. Partide öne çıkan ve sivrilen kim varsa engelleniyor. “İyi gitmiyor” diyen “fitneci” ya da “hain” damgasını yiyor. Yanlış politikaları eleştirene hayat hakkı tanınmıyor. 
MHP’de bütün politikalar, liderin bekası üzerine kurulu! 
Ümit Özdağ, Koray Aydın ve Mansur Yavaş örnekleri ortada. Bütün olup bitenler kamuoyunun gözleri önünde gerçekleşti. Bugün de MHP Grubu’nda benzer sıkıntıları yaşayan pek çok isim var. Onları burada tek tek saymak istemiyorum, zaten kim olduklarını herkes biliyor! 
- - -
Geçtiğimiz günlerde Devlet Bahçeli, Mısır’la ilgili bir değerlendirme yaparken, “Mursi’nin hatalarından” bahsetmişti. Ben de yine bu köşede, 12 Eylül darbecilerinin de Türkeş’i aynı şekilde suçladıklarını hatırlatmıştım. Darbenin ardından büyük acılar yaşayan MHP’nin Genel Başkanı’nın “Mursi’nin de hataları var” diyecek en son kişi olması gerektiğini yazmıştım. 
Sen misin bunu diyen… 
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, o bilinen üslubuyla bir açıklama gönderdi. Ne “utanıp sıkılmadığım”, ne “sapla samanı birbirine karıştırmadığım” ne de “kin ve husumet duygularımın gözlerimi kör ettiği” kaldı… 
Bakın neler dedi: 
“Türkiye’nin darbeye adım adım sürüklenmesinin sebeplerinden birinin Demirel ve Ecevit arasındaki kavga olduğu gerçeği henüz hafızalardan silinmedi.”  
Bitmedi, Bahçeli’yi “12 Eylül darbesi öncesinde Türkiye’deki siyasi liderlerin yaptığı hatalar gibi, Mısır’ın bu duruma düşmesinde Mursi’nin sorumluluğunu gündeme getirmesi normaldir” ifadesiyle savundu. 
12 Eylül darbecileri de aynen böyle demişlerdi. Onlar da “siyasilerin hatalarından” bahsedip Demirel, Ecevit, Erbakan ve Türkeş’i suçlamışlardı. 
Semih Yalçın, Genel Başkanı’nı savunmaya çalıştı ama yine olmadı. Adeta darbeye meşruluk kazandırdı. O da bir MHP yöneticisinin söylememesi gereken sözler sarf etti. 
- - -
MHP yönetimi, bugün hafıza kaybına uğramış gibi! 
Partinin geçmişini iyi bilen, dönemin sıkıntılarını bizzat yaşayan Uşak Milletvekili Ali Uzunırmak, TBMM Parlamento Dergisi’nde yayımlanan yazısında “12 Eylül darbesi bize karşı yapıldı” diyor. Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, “12 Eylül öncesi siyasi liderlerin yaptığı hatalardan” bahsederek, darbecilerin bahanelerine haklılık kazandırıyor. 
Sonuçta garip bir tablo ortaya çıkıyor. Manevi liderleri Alparslan Türkeş dahil 220 arkadaşının idamla yargılandığı, 9 mensubunun idam edildiği, binlercesinin işkenceden geçtiği, bu işkenceler sırasında hayatlarını kaybedenlerin olduğu bir hareketin yöneticileri, darbecileri eleştirmek yerine “siyasetçilerin sorumluluğundan” bahsediyor. 
Bu garabeti ortaya koyduğumda da Semih Yalçın demediğini bırakmıyor: 
Geçmişte, AKŞAM Gazetesi’nden kovulmanızın mesulü olarak gördüğünüz Devlet Bahçeli’ye duyduğunuz kin ve husumet, ne yazık ki gözlerinizi kör etmiş. 
Şimdi ne cevap verilir buna? “Ne ilgisi var” desem dinleyen olmayacak. “Ayıptır, yalandır” diye tepki göstersem zihniyet değişmeyecek. “Devlet Bahçeli’nin öyle bir gücü mü vardı?” diye sorsam ben ayıp etmiş olacağım. O dönemde AKŞAM’dan ayrılmama sebep olan ve bugün cezaevinde bulunan asker kişileri saysam, gereksiz bir tartışma çıkacak. En iyisi boş vermek. 
İşte bir partide bütün her şey lider ve liderin bekası üzerine kurulunca, sonuç da bu oluyor!

<p>Peki, Omicron varyantından korkmalı mıyız? Yeni varyantın özellikleri neler? Omicron varyantı aşı

Omicron varyatından korkmalı mıyız?

2021'e damga vuran ''Yılın Fotoğrafları'' oylaması başladı

Ankara'ya mevsimin ilk karı yağdı

Yunus polislerinin zorlu eğitiminden kareler