• $28,9208
  • €31,485
  • 1924.11
  • 8026.27
13 Temmuz 2023 Perşembe

Top külliye çalışanlarında

Türk siyaseti böyle kıran kırana bir koltuk kavgası görmedi. Kırk yıllık gazetecilik hayatımda bir genel başkanın bu kadar sıkıntılı bir duruma düştüğüne şahit olmadım.

"Bırak" diyorlar, gitmiyor. Daha fazla koltuğa yapışıyor. Kendisinin CHP Genel Başkanlığına nasıl geldiğini unutmuş gibi "Bu partide makamlar kimseye altın tepsine sunulmaz" cevabını veriyor.

Yürüyüşler yapılıyor. Dövizler, pankartlar taşınıyor. En yakınındaki isimler bayrak açıyor. Koltuk mücadelesinde kavgada bile söylenmeyecek sözler sarf ediliyor. Hatta Genel Merkez'de odaların basıldığı ve arbedeler yaşandığı haberleri yayılıyor. Teşkilatlarda budamalar yapılıyor. İlçe başkanları bile Genel Başkan'a ayar vermeye çalışıyor.

Bütün bunlar olurken, Bay Kemal koltuğa daha fazla yapışıyor. Adeta herkese meydan okuyup, "Topunuz gelin, vermem koltuğu" tavrı sergiliyor.

Parti toz-duman içinde. CHP'de ortalık yangın yerinden farksız!

***

Böyle bir durumda yapılması gereken belli: Dikkatlerin başka yere çekilmesi ve tepkilerin "ortak hasım" olarak görülen bir başkasına yönlendirilmesi lazım. Bay Kemal de onu yapmaya çalışıyor zaten. Ama panik halinde davrandığı için kendini sıkıntıya sokuyor.

Partisinin Grup Toplantısında kürsüye çıktı. Her zaman olduğu gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yüklendi. Öyle laflar etti ki, "yuh artık" dedirtecek cinsten!

Aynen şu ifadeyi kullandı. Üstelik bunu bir de sosyal medyada yaydı:

"Erdoğan konuşmuş, 'hırsızlar çok' demiş. Vallahi billahi doğru. Sarayda sağına bak, kesin göreceksin. Soluna bak, kesin göreceksin. Önüne, arkana bak, kesin göreceksin. Aynaya bak, kesin göreceksin."

Suç bu sözler, düpedüz hakaret. Kemal Kılıçdaroğlu'nun içinde bulunduğu ruh halini göstermesi açısından da oldukça önemli!

Ciddi davalara ve tazminatlara yol açar. Ama Bay Kemal işin bu tarafını düşünecek durumda değil. Sürekli yaptığını yapıyor, her sıkıştığında olduğu gibi Erdoğan'a saldırıyor.

Dokunulmazlığı olmadığı için muhtemelen bir suç duyurusu ve ardından da tazminat davası gelecek. Ama bu kadarla kalmayabilir. Çünkü, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde görev yapan yüzlerce insanı da suçluyor. Hepsine birden "hırsız" diyor.

Hukuken her birinin suç duyurusunda bulunma ve tazminat davası açma hakkı var. Vaktiyle siyasette benzer bir örneğini yaşadık biz. Nazlı Ilıcak, Tercüman Gazetesi'nde ANAP'lı milletvekillerine "Pavlov'un köpekleri" demişti. Her biri ayrı ayrı tazminat davası açtı ve hepsi kazandı. Eşi Tercüman Gazetesi sahibi rahmetli Kemal Ilıcak, astronomik cezalar ödemek zorunda kaldı. O koca basın imparatorluğu batış sürecine girdi.

İşte bu noktada da bütün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi çalışanları, Kemal Kılıçdaroğlu hakkında ayrı ayrı tazminat davaları açabilirler. Çünkü Bay Kemal'in kullandığı ifadeler çok net, incitici ve hukuken de suç. "Hırsız" diyor hepsine.

Bence kazanırlar. Geçmişte örnekleri de var.

Bakın koltuk hırsı insanları ne hallere düşürüyor! O "saray" dediği Külliye çalışanları böyle bir adım atarlarsa eğer, Kemal Bey gerçekten oldukça sıkıntılı günler yaşar ve bu yükün altından zor kalkar.

<p>Şanlıurfa'da silah ve mühimmat kaçakçılarına yönelik operasyonda 5 şüpheli gözaltına alındı. İl J

Şanlıurfa'da silah kaçakçılığı operasyonu: 5 gözaltı

Filistinlilerin kefenleri Beyaz Saray önünde

70 bin TL'den başlıyor: Kaçıran pişman oluyor! İşte adeta kapış kapış giden otomobiller

Tokat'ta bir garaj alev alev yandı! 4 araç kullanılamaz hale geldi