• $9,3
  • €10,8273
  • 528.908
  • 1429.85
10 Haziran 2016 Cuma

Tarafım, yandaşım…

Lahey

AB Bakanı Ömer Çelik’le birlikte Hollanda’dayız. Bundan sonra AB ile ilişkiler Ömer Çelik’ten sorulacak. Yaşananlara bakarsak, işi gerçekten çok zor.

Türkiye-AB ilişkileri bir yılan hikâyesi. Yıllardır cebelleşip duruyoruz. İlerlemeleri bir tarafa bırakalım. Ciddi sıkıntılar var. Çoğu da bize karşı takındıkları tavırlardan, şaşı bakıştan kaynaklanıyor. Bu bakış açısı, Avrupalı liderlerin yaptıkları açıklamalara da yansıyor. Geri Kabul ve Vize Serbestiyeti konularında yaşadıklarımız ortada.
Üstüne bir de Avrupa’da var olan yabancı düşmanlığını koyun. Mesela Hollanda’da, geçmişte bir psikoloğun tedavi için giden Türk hastaya baytar önermesi gibi çirkin bir olayı yaşadık biz. Tesislerinde Türkçe konuşmayı yasaklayan amatör futbol kulüpleri ile karşılaştık. Bunlar sadece birkaç küçük örnek. Benzeri davranışlar o kadar çok ki… Saldırılar ve cinayetler de cabası.

Doğal olarak tepki gösterdik…

Bugün de Almanya’ya tepkimizi ortaya koyuyoruz. Tarihiyle dünyaya insanlık dersi verecek olan bizleri “soykırım yapmakla” suçlamasını kabul edemiyoruz. Tarihin en büyük acılarının altına imza atan Hitler’in torunlarına “siz kendinize bakın” diyoruz.

Olması gereken de bu!

Birileri de kalkmış, bu gelişmelerden pay çıkarmaya, siyasi rant devşirmeye çalışıyor. Tekrarlana tekrarlana artık ezberlediğimiz, ifadelerle saldırıyor:

-Normal, bunlar taraf ve yandaş zaten. Bakış açıları da bu olacak.
Mantığa ve densizliğe bakın:

1) Ortada çok büyük bir haksızlık var. 2) Standartsızlık diz boyu. 3) Bize haksızca saldırıyorlar. 4) Biz de bu milletin bir ferdiyiz.

Taraf olmayacak da ne yapacağız? Sırf “yandaş” damgasından kaçmak için haksızlığın yanında mı yer alacağız?
Türkiye’nin menfaatlerinden yana olmak, milletle birlikte hareket etmek “yandaşlıksa” eğer, bundan sadece gurur duyulur! Milletinden yana taraf olmak ise, utanılacak bir tutum ya da tavır değil!

Dışarıya karşı bakış bu da, içeride farklı mı? Değil elbette. Bunlar, iç politikada da aynı tavrı sergiliyorlar…
Terör destekçilerine dokunulmasını istiyorsunuz, teröre karşı tepkinizi ortaya koyuyorsunuz. O konuda bile “taraf olmakla” suçluyorlar…

Ne yapacağız, “taraf” damgasını yememek için terör destekçilerine mi omuz vereceğiz? Allah korusun, onlarla birlikte mi hareket edeceğiz? PKK ve DHKP-C gibi kandan beslenen terör örgütlerine sempatiyle mi bakacağız?
Zaman zaman halkın değerlerine saldırıyorlar. Bu milletin kutsallarını ayakları altına almaya çalışıyorlar…
“Durun bakalım, siz fazla ileri gittiniz” dediğinizde, yine aynı suçlama geliyor. Yine aynı sözleri işitiyorsunuz;
-Tarafsınız siz, yandaşsınız…

Saldırırken kutsuyorlar, farkında değiller! Milletin, milli iradenin yanında yer almak, onunla aynı safta durmak, aynı tarafa doğru yönelmek eleştirilecek değil, alkışlanacak, takdir edilecek bir durum!

Uzatmayalım, her şey apaçık ortada: Türkiye’de onlarla aynı gözlüğü takmamanın, onların kin ve düşmanlıklarını paylaşmamanın adıdır “yandaşlık ve taraflılık” gibi suçlamalar. İçine düştükleri kin ve düşmanlık, dengelerini o kadar bozmuştur ki, yapacaklarının sınırı yoktur. Sırf “yandaş olmamak için” gider, terör örgütleri, ülke düşmanları ve bir takım yabancı merkezlere “yoldaştık” ederler.
Mesele budur aslında...
O yüzden “yandaş”, “yalaka”, “taraf” gibi suçlamalara takılıp kalmamak lazım!

Hatta şu anda ilan bile edebilirim…

Tarafım ben, milletimden ve onun değerlerinden, inançlarından yana taraf. Yandaşım, teröre karşı askerimin ve polisimin yanındayım. Batı’nın saldırılarına karşı da her zaman milletimle birlikte hareket ederim.

Dün de öyleydim, bugün de öyle, yarın da aynı şekilde olacak. Dünden bu güne çizgimde bir değişiklik yok.
Bitmedi, dahası var: Doğrularla yandaşlık yapmak, milletten yana taraf olmak güzel bir duygu, herkese tavsiye ederim.
Ben hiç rahatsız değilim, gocunmuyorum…
Ne kadar çok saldırırlarsa, o kadar fazla huzur duyuyorum. Tekrarlıyorum, tarafım ben, yandaşım!

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Başkan Recep Tayip Erdoğan'a Angola ziyaretinde  eşlik eden eşi

“Geleceği kadınlar belirleyecek”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...

İsrailli dalgıç Akdeniz'de Haçlılardan kalma kılıç buldu