• $8,0641
  • €9,6759
  • 460.765
  • 1408.14
30 Temmuz 2015 Perşembe

Suçlusunuz, siz de…

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

PKK, DAEŞ, DHKP-C vesaire ne kadar terör organizasyonu varsa kol kola vermiş saldırı halinde. Güvenlik güçleri, askeri tesisler, karakollar, baraj şantiyeleri, iş makineleri, devlet binaları, yollar, köprüler terörün hedefi.

Alçakça pusular kurup kahpece vuruyorlar…
İnsanları eşinin ve çocuklarının yanında katlediyorlar.
HDP ve Paralel Yapı gibi organizasyonların ise, ağzı kulaklarında. Verilen tepkiler, yapılan yorumlar, ortaya konulan tavır tek kelimeyle iğrenç.

Öylesine değer yoksunu, öyle ikiyüzlü ve öylesine kaypak bir tavır ile karşı karşıyayız ki, inanılır gibi değil.
İşte, HDP Gaziantep Milletvekili Celal Doğan’ın içine girdiği tavır bunun en son örneği. Sözde barış ve kardeşlikten yanaydı. Seçim öncesi söylediklerine bakılırsa, Türk Ordusu ve Devletine silah sıkıldığı gün istifa edecekti. Ama son günlerde gerçekleştirilen asker ve polisimize yönelik kahpe pusulara rağmen kılını kıpırdatmadı. Dün söylediklerini unuttu. Milletin gözünün içine baka baka çark etti. Hepimizle alay eder gibi sözler sarf etti:
-Partim barışın yanında.
Barış ve HDP yan yana! Şaka gibi!
Siz, PKK gibi bir terör örgütünü arkanıza alarak seçime gireceksiniz. Kandil gibi bir terör yapılanmasının yönlendirmesi ile hareket edeceksiniz. Eş Başkanınız Figen Yüksekdağ hepimizin gözünün içine bakarak “Biz sırtımızı YPG ve PYD’ye yaslıyoruz. Bunu da çekinmeden söylüyoruz” diyecek. Bir milletvekiliniz korucuları Kalaşnikof’la tehdit edecek. Bir diğeri silah sevkıyatına aracılık ederken yakalanacak.
Sonra da “barış” diyeceksiniz.
Hani vesikalı bir fahişenin “iffetten” bahsetmesi ne kadar inandırıcı ise, bu tür “barış” iddiaları da o kadar inandırıcı!

Ayrıca biz biliyoruz artık bu tür “barış” nutuklarının ne anlama geldiğini…
Siz “barış” çağrısı yapıp halkı sokaklara döküyorsunuz, 50 kişi hayatını kaybediyor. Bir başka barış çağrısının ardından PKK tarafından polise karşı DAEŞ benzeri infazlar gerçekleştiriliyor. Siz her “barış” dediğinizde kan dökülüyor. Siz ne zaman “barış” deseniz gözyaşları ile sulanıyor.
Belli ki sizin lügatinizde “barışın” farklı bir anlamı var. Adeta kurşun, roket, mayın, hain pusu, kan ve gözyaşı ile eşdeğer!
DAEŞ denilen örgütün İslam anlayışı nasıl farklı ise, PKK destekçilerinin barış derken kastettikleri de öyle!
Koca bir aldatmaca.

Tabii bu aldatmacanın HDP dışındaki ortakları da var…
Seçim öncesi hep birlikte yaşadık. O “barış” söylemlerini nasıl da makyajlayıp vatandaşın önüne koydular! Millete ne kadar da güzel sundular!
Selahattin Demirtaş’lı televizyon programlarında sazlarla, türkülerle süslediler. Esprilerle, kahkahalarla desteklediler.
Üzerine “demokrasi” sosu döktüler.
Yetmedi, bitmedi, “Kardeşlik” ve “Türkiyelilik” gibi birtakım gerçek dışı üretimlerle iyice cazip hale getirdiler.
Ama şimdi hepsi kayboldu gitti. Akan makyaj, gerçek yüzü ortaya çıkardığı gibi daha da çirkinleştirdi.

Artık gelinen noktada HDP’ye “Sen de terörü lanetlesene” ya da “PKK’ya terör örgütü desene” türünden çağrılar yapmanın hiçbir anlamı yok.
Bırakalım artık tiyatroyu…
PKK da HDP de aynı köklerden gelen iki yapı. İç içeler, aralarında son derece derin ve girift bağlar var. Aynı düşünce yapısından besleniyor, aynı amaca hizmet ediyorlar. Durum bu olunca HDP’nin PKK’yı lanetlemesi mümkün mü?
Demem o ki…
Son günlerce PKK’nın gerçekleştirdiği bütün eylemlerde HDP’nin de sorumluluğu var. Yetmez, HDP’yi parlatıp bu milletin önüne koyanlar da suçlu.
Ayrıca bu basit bir suç paylaşımı değil. Milleti hedef alan iğrenç, rezil, sinsi, kahpece ve aynı zamanda kanlı!

<h3>Akupunktur Derneği Onursal Başkanı Dr. Murat Topoğlu iftarda tüketilmesi gereken besinleri AKŞAM

İftarda neler tüketmeliyiz?

Fenerbahçe, Medipol Başakşehir maçı hazırlıklarını sürdürdü

Amerikalı Rapçi Kanye West'in ayakkabısı 2 milyon dolardan satışa çıktı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC'de