• $31,3879
  • €34,0706
  • 2100.98
  • 9097.15
27 Nisan 2022 Çarşamba

Suç yumağı

Türk Milleti adına karar veren Ağır Ceza Mahkemesi, Gezi Davası ile ilgili hükmünü açıkladı. Türk Ceza Kanunu ne diyorsa on yaptı. Ama ortalığı ayağa kaldırıyorlar...

En çarpıcı olanı da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun sözleri: "Gezinin bir millet hareketi olduğunu" söyledi.

Oysa tam tersi! Gezi Olayları, millete karşı işlenen suçlarla doluydu. Halka karşı pek çok eylem sergilendi. Yollar kesildi, lastikler yakıldı, milletin malına kast edildi. İnsanlar sokağa çıkamaz, işine gücüne gidemez hale getirildi. Tehdit ve darp dahil, peş peşe pek çok suç işlendi.

O dönemde yazmıştım hepsini. Aklıma gelenleri bir defa daha sıralayayım:

TCK'daki Huzur ve Sükûn Bozma Suçu işlendi.

Anayasa'da garanti altına alınan ve Ceza Kanunumuzda müeyyideleri olan "Seyahat Özgürlüğünün Kısıtlanması" gerçekleştirildi.

Belli bölgelerde esnaf çalışamaz hale getirildi. İş ve Çalışma Hürriyeti ayaklar altına alındı.

Milletin malına zarar verildi. TCK'daki "ızrar" suçu gerçekleşti.

Yollar kesildi, araçlar durduruldu, içlerindeki insanlar tehdit edildi. O araçlardan indirilip darp edilenler oldu. Pek çok vatandaş saldırıya uğradı.

Ülkenin çeşitli bölgelerinde vatandaşlar tehdit ve hakaretlere maruz kaldı.

Vesaire, vesaire...

Olaylar sırasında büyük şehirlerin ana arterlerine yazılan küfür ve hakaret dolu yazıları saymıyorum bile!

En önemlisi ise, baskı altında tutulan vatandaş, yargıya başvurup haklarını arayamaz hale getirildi.

***

Neymiş, Gezi Olayları Davası'nda "skandal" bir karar verilmiş! Başta CHP yöneticileri ve belediye başkanları olmak üzere tepki gösterenler öyle diyorlar.

Ne yapmış mahkeme de skandal bir karar ortaya çıkmış? Türk Ceza Kanunu'nda ne deniyorsa, o yönde bir karar vermiş!

Yıllar önce, o olaylar devam ederken yazmıştım. Seçilmiş Hükümeti düşürmek amacıyla Başbakanlık Ofisi ve pek çok devlet kuruluşunu ele geçirmek için yapılan saldırıların karşılığının, "ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası" olduğunu defalarca dile getirmiştim. TRT Haber'de yaptığım İnce Çizgi Programında eski Cumhuriyet Savcısı Mehmet Yücesoy başta olmak üzere konuk ettiğim hukukçular da aynı noktada birleşmişti. Ak Parti'nin o dönemki hukuk işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'den görüş almıştım. O da aynısını söylemişti.

Çünkü bizim hukuk sistemimiz bunu öngörüyor. Türk Ceza Kanunu, net bir dille böyle bir düzenleme içeriyor.

Şimdi soruyorum:

Skandal bunun neresinde? Tam tersine, Anayasa ve yasalar uygulandı. Hukuk işletildi, bağımsız yargı harekete geçti ve gereği yapıldı. Mesele bu kadar basit!

Görülen köyün kılavuza ihtiyacı yoktu. Henüz olaylar devam ederken, hukukçuların ve bizim koyduğumuz teşhis gerçekleşti.

***

Türkiye bir hukuk devletidir. Yasalar ne diyorsa o yapılır. Mahkemeler de bağırıp çağırarak, tepki gösterilerek baskı altına alınamaz.

Üstelik karar henüz kesinleşmedi. Bundan sonra Yargıtay aşaması var. Yargı, bağırıp çağırarak tecelli etmiyor. Mahkemeler onun bunun keyfine göre karar vermiyor. Herkesin hukuka saygı gösterip sonucu beklemesi gerekiyor.

En çok da "adalet de adalet" diye bağıranların!

<p>Denizli'deki suç örgütü operasyonunda yakalanan 21 şüpheliden 17'si tutuklandı. </p><p>İl Emniyet

Suç örgütüne yönelik operasyon: 17 kişi tutuklandı

İkinci el araba alacaklar dikkat: Bu otomobiller 50 bin TL ile 250 bin TL arası!

Sağlık çalışanları Filistin için ''sessiz yürüyüş'' yaptı

Hak mahrumiyeti cezası bulunan başkan kiraladığı yük asansöründe takımının maçını izledi