• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
25 Şubat 2021 Perşembe

Söyle Kemal Bey

Partisinin her grup toplantısında kürsüye çıkıyor, ülkeyi yönetenlere ipe sapa gelmez sorular soruyor. "Cevap bekliyorum" diye ortalığı ayağa kaldırıyor. Buna karşılık, kendisine sorulan hiçbir soruya cevap vermiyor.

Yıllardır ciddi iddialarla ilgili pek çok soru sordum, birikti. Benzer soruları CHP'li muhalifler ve Muharrem İnce gibi isimler de dillendirdi. Hiçbiri açıklığa kavuşmadı. Çünkü, Kemal Bey'den çıt çıkmadı. Kılıçdaroğlu'nun kendisine sorulan sorulara cevap vermek gibi bir özelliği yok. O, sadece başkalarını kendi belirlediği alanlara çekip kirletme çabaları ile meşgul.

Mesela, "buhar olduğunu" iddia ettiği 128 milyar dolarla uğraşıyor. Olmayan buharlaşma üzerine teoriler geliştiriyor. Açıp baksa, biraz incelese, ne olduğunu göreceği son derece şeffaf olan Merkez Bankası işlemlerini çarpıtmak için elinden geleni yapıyor...

Sanırsınız her şeyi kirletmek gibi bir görevi ve mecburiyeti var!

Son olarak da Gara Operasyonu üzerinden saldırıya geçti...

Katil örgüt PKK'yı bırakıp, T.C. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef aldı. "13 şehidin sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan'dır" ifadesini kullandı. Bu sözlerle, adeta insanlık dışı bir katliamın altına imza atan PKK terör örgütünün eylemini gizlemeye, örtülemeye ve masumlaştırmaya çalıştı.

Madem öyle, şimdi kendisine sormak lazım... Cevap vermeyeceğini, duymazlıktan geleceğini bile bile ısrarla sormak lazım...

Erdoğan, TSK'nın Başkomutanı olarak gerekeni yaptı. PKK'nın "cezaevi" olarak kullandığı ve kaçırdığı asker-polisimizi doldurduğu Gara'ya operasyon düzenledi. İnsanlıktan nasibini almamış bir örgüt olan PKK da meşrebinin gereğini yerine getirdi. O 13 insanımızı katletti.

Peki, CHP ve Kılıçdaroğlu ne yaptı?

Ortağı ve birlikte yol yürüdüğü yapı olan HDP, PKK ile iç içe geçmiş bir siyasi parti. Adeta, bu kanlı örgüte militan devşirme birimi gibi faaliyet gösteriyor. CHP isteseydi, HDP'ye baskı yapabilirdi. "PKK'ya söyle, elindeki asker ve polisleri serbest bıraksın, ilişkimiz daha sağlıklı yürüsün" diyebilirdi.

Dedi mi?

Ya da kısa yoldan PKK'ya yönelebilirdi. Kemal Bey, zaman zaman "arkadaşlar" diye hitap ettiği bu ülke düşmanlarına "Kırmayın, üzmeyin bizi. Bakın zaman zaman size ne kadar güçlü destekler veriyoruz. Serbest bırakın bu insanları" mesajını gönderebilirdi.

Gönderdi mi?

Kılıçdaroğlu ve CHP, seçim öncesi açıklamalarıyla kendilerine oy isteyen Kandil'deki terör baronlarının sempati ve sevgisinden yararlanmaya çalışabilirdi...

Yaptı mı bunu?

Bilmek hepimizin hakkı. Her fırsatta şeffaflıktan bahseden Kılıçdaroğlu açıklasa da öğrensek.

Bir sıkıntıyla mı karşı karşıya kalındı?..

Doğaldır ki, herkes gücü nispetinde katkı yapar ve meşrebine uygun tepkiyi ortaya koyar. Erdoğan, TSK'nın gücünü kullandı. Bir operasyon düzenleyerek, sürekli vura vura sersemlettiği terör örgütünün elinden rehineleri almaya çalıştı.

CHP'nin ise özelliği farklı: HDP ile yol arkadaşı. Kanlı terör örgütü PKK'ya da sıcak mesajlar gönderiyor.

Kemal Bey; niye kullanmadınız bu ilişkinin size verdiği gücü? Neden almadınız 13 canımızı bu katillerin elinden?

<h3>Akupunktur Derneği Onursal Başkanı Dr. Murat Topoğlu iftarda tüketilmesi gereken besinleri AKŞAM

İftarda neler tüketmeliyiz?

Tanker alt geçit korkuluklarında asılı kaldı

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatının 28. yılında kabri başında anılıyor

Yerli ve milli imkanlarla geliştirildi! TSK'ya teslimatları sürüyor