• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
23 Eylül 2021 Perşembe

Sorun ne?

Kılıçdaroğlu ortaya bir laf attı. "Kürt sorununun çözümü" için muhataplarının HDP olduğunu söyledi. Günlerdir bunu tartışıp duruyoruz:

HDP muhatap olabilir mi? Etkili ve yetkili mi? Yoksa asıl adres İmralı ve HDP etkisiz elaman mı?

İyi ama tartıştığımız ne? "Kürt sorunu" denildiğinde ne kastediliyor? Kılıçdaroğlu ve CHP'si "Kürtlerin sorunları" dese anlarım. Ama öyle söylemiyorlar. "Kürt sorunundan" bahsediyorlar. Durum bu olunca da önümüzde çok geniş bir yelpaze açılıyor.

HDP, İmralı, PKK ve YGP gibi yapıların tavrı oldukça net. Öcalan denilen adam, belli bir amaçla yola çıktı. Türkiye'nin üniter yapısını hedef aldı. PKK, zaten O'nun ortaya çıkardığı kanlı bir silahlı güç. YPG ise bugün emperyalistler tarafından sınırımızda Suriye, Irak, İran ve Türkiye topraklarının üzerine oturup yeni bir yapılanma oluşturmak için taşeron olarak kullanılıyor. HDP zaten "özyönetim" deyip, hendek kazan terör örgütü mensuplarına destek vererek tavrını ortaya koymuştu.

"Kürt sorunu" denildiğinde onların ne anladıkları da, ne istedikleri de belli. Hak filan değil, statü istiyorlar. Arkalarındaki emperyalist güçler de hepsine bu yüzden destek veriyor. Bunun için silahlandılar, bu amaçla kan döktüler ve döküyorlar.

Üstelik, Anadolu topraklarındaki Kürt vatandaşlarımızın büyük ekseriyeti bu yapılarla arasına mesafe koymuş durumda. Yıllardır terör tehdidi altında baskılandılar. Bugün Diyarbakır Annelerinin gösterdiği tavır ortada! Pek çok bölgede Kürt vatandaşlarımız tarafından desteklenen mücadeleleri de o baskının sonucu.

Diğer yandan terörle mücadelede büyük başarılar kazanıldı. Bölge insanı PKK'nın boyunduruğundan kurtuldu.

Bütün bunların sonucu olarak Doğu ve Güneydoğu'da dev yatırımlar ortaya çıkmaya başladı. Elde edilen huzur ortamı meyvelerini veriyor.

hhh

İşte böyle bir ortamda, Kılıçdaroğlu'nun yaptığı çıkış ve kendisine verilen cevaplar, tartışmaları yeniden alevlendirdi...

Terör hükümlüsü ve HDP'nin eski genel başkanı Selahattin Demirtaş bile cezaevinden attığı twitle topa girdi. Biliyorsunuz kendisi PKK'ya destek veren açıklamaları ile tanınan ve "Öcalan'ın heykelini dikeceğiz" diyen bir isimdir. O da "çözüm yerinin TBMM olduğunu" söyledi.

Demirtaş'ın görüşleri de, bugün cezaevinde olmasının sebebi de belli. Düne kadar yaptığı açıklamalara bakılırsa, O'nun da yoldaşları gibi hak değil, statü peşinde olduğu belli. Aksi söz konusu olsaydı, yaptığı kalkışma çağrısı sonucu Yasin Börü gibi önlerinde engel olarak görülen Kürt çocukları hunharca katledilmezdi.

Peki günün sonunda nereye geldik biz?

Eski ve büyük ölçüde kapanmış bir tartışmayı yeniden kucağımızda bulduk. İşte Kemal Kılıçdaroğlu bunu yaptı!

Gelinen bu noktada net olarak açıklaması gerekiyor:

"Kürt sorunu" derken ne kastediyor Kemal Kılıçdaroğlu? Amacı ve ulaşmak istediği hedef ne? Kendisine göre nedir Kürt sorunu?

Bu soruların cevabını net olarak ortaya koymak zorunda. Aksi takdirde konu, Türkiye'yi sıkıntıya sokacak noktalara doğru gidiyor.

Merak ediyorum. Konuyu muallakta bırakan Kemal Bey de bunu mu istiyor? Eski yaraları kaşıyıp kanatmaya mı çalışıyor?

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi