• $9,7498
  • €11,3797
  • 562.878
  • 1479.93
8 Haziran 2016 Çarşamba

Sinsi, kalleş, alçak…

O küstah meydan okumalar bitti. Çünkü, tarihin en büyük darbesini yediler. Özyönetim hayalleri suya düştü. Çoğu kazdığı çukurlara gömüldü. Geride kalanlar da arkalarında harabeler bırakarak kaçtılar. Hallaç pamuğu gibi atıldılar.
Dün, “tükürükle boğacaklarını” söylüyorlardı…
Bugün tükürdüklerini yalıyorlar. Batılı ülkelerin kapılarında yatıp, yardım dileniyorlar. Soluk almak için oralardan medet umuyorlar.
Tabi, bu arada “yıkılmadık, ayaktayız” mesajını vermek için saldırıyorlar. Sinsice, kalleşçe ve alçakça!

***

İstanbul’da bir defa daha arkadan vurdular. Yine canlarımız gitti. Fırsat bulduklarında belki bir başka yerde yine kalleşçe vurmaya çalışacaklar.
İnsanlık denilen değerden zerre kadar nasiplerini almamışlar. Hiçbir kutsalları yok. Alçaktan bile aşağı mertebelerin mensupları bunlar.
Masum katili hepsi. Korumasız, suçsuz çocukları katlediyorlar.
Yaşlı insanlara pusular kuruyorlar.
Anneleri, kadınları hedef alıyorlar.
Ramazan dinlemiyorlar, bayramların hangi anlama geldiğini bilmiyorlar.
Sanata, tarihi eserlere saldırıyorlar. En son da dün İstanbul’daki tarihi Şehzadepaşa Camii’ni tahrip ettiler.
En belirgin vasıfları Barbarlık ve Vandallık! İyi, güzel ve kutsal olan ne varsa, onunla savaş halindeler!

***

Teslim olacak değiliz elbette bunlara. Mücadele devam edecek. Bakmayın son dönemde iyice saldırganlaşmalarına. Kim ne derse desin, mücadele iyi gidiyor. Büyük kayıplar verdiler. Biraz da onun sunucu bu son saldırılar.
Ama biz bir yerde hata yapıyoruz…
Temelde bunlardan hiçbir farkı olmayan orada-buradaki destekçilerine çok anlayışlı davranıyoruz. Onlara ciddi tavizler veriyoruz. Gazetelere, televizyonlara açıklamalar yapıyorlar. Hiçbir şey olmamışçasına, sağda-solda boy gösteriyorlar. Aramızda geziyorlar. Masum insanları katleden Vandallara ve Barbarlara destek veriyorlar.
Alçak saldırılar içimizi mi yakıyor? Onları durdurmak mı istiyoruz? Millet olarak terörle mücadelede samimi miyiz?
O, suret-i haktan görünüp, büyük laflar eden destekçilerin karşısına kararlılıkla dikilmemiz gerekiyor. Eline silah alan yol arkadaşları ile ilgili olarak asker ve polis zaten gereğini yapıyor.
Teröre karşı koymak, sadece kolluk kuvvetlerinin görevi değil. Millet olarak hepimiz sorumluluk altındayız. Bize de terör destekçileri ile mücadele görevi düşüyor.

***

Şimdi kimse kalkıp, “demokrasi”, “konuşma hakkı” ya da “ifade hürriyeti” gibi bir takım değerlerin arkasına sığınmasın.
Terörden bahsediyoruz…
Kahpe saldırılarla katledilen masum insanlar söz konusu olan…
Yüzlerce, binlerce yıllık kültürel bir miras saldırıya uğrayan…
Hangi demokrasi teröre ve destekçilerine böyle bir hak verebilir? Hangi ifade hürriyeti, suçsuz-günahsız insanların kahpece katledilmesini destekleyenleri ve onlara övgüler düzenleri mazur gösterebilir?
Yok böyle bir şey! Olamaz da…

***

Gerekli kararlılık var. Türkiye Cumhuriyeti, güçlü ve bu gücü ispat etmiş bir devlet. Mücadele sürüyor. Belki daha başka acılar da yaşayacağız. Ancak, sürdürülen mücadelenin sonucu şimdiden belli…
Eğer tökezlenmez, kararlılık törpülenmezse, hepsinin sonu aynı olacak. Güneydoğu’da elinde silahla şehirleri esir almaya çalışanlar hangi akıbetle karşılaşmışsa, terörü batıya kaydırmaya çalışanlar da aynısını yaşayacak.
İçinde yaşadığımız topluma karşı biraz olsun sorumluluk taşıyorsak… İnsan denilen değerin ne olduğunun farkındaysak… Vicdan denen duyguya da sahipsek… Hep birlikte teröre ve destekçilerine karşı sesimizi yükseltmek zorundayız. Üstelik; kararlılıkla ve oldukça güçlü bir şekilde!
Taraf olmak zorundayız hepimiz. Milletimizden ve insani değerlerden yana taraf. Terör gibi bir meselede sessiz kalmak, susup oturmak bu Barbarların ve Vandalların ekmeklerine yağ sürmekten başka bir sonuç vermez.
İnsanız biz ve bunun gereğini yerine getirmek zorundayız. Gün hepimiz için mücadele günüdür.

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Galatasaray'ın Nef Stadı'ndaki taraftara açık antrenmanından fotoğraflar

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı