• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
3 Nisan 2015 Cuma

Sıkıştılar, sıkıştıralım

Çağlayan Adliyesi’ndeki gelişmeler, milletin içini kan ağlatıyordu…

Buna karşılık, rehin alınma haberinin veriliş şekli, yapılan yorumlar, yayınlanan görüntü ve fotoğraflar son derece rahatsız ediciydi. Adeta el ele vermişler, terör ve terörist destekçiliğine soyunmuşlardı.
Doğan Medya Grubu çalışanlarının tavrı ve Paralel Medya’dan söz ediyorum.
Doğal olarak bunun sert tepkileri oldu…
Tepkiler de geri adım getirdi. Dün, Hürriyet’te Doğan Yayın İlkeleri Kurulu’nun bir açıklaması yayımlandı. CNN Türk Programcısı Mirgün Cabas için isim vererek “hatalı” denildi. Hürriyet ve Posta gazetelerinde terör örgütünün sembollerinin yayınlanması da “hata” olarak değerlendirildi. İlgili gazete ve televizyonlara gerekli ikaz ve uyarıların yapıldığı belirtildi.
Yeterli mi? Tatmin edici mi?..
Değil elbette. Ama önemli. Demek ki, tepkiler bunalttı. Bir açıklama yapma ihtiyacı hissedildi!
* * *
Açıklama ne kadar samimi tartışmasını bir tarafa bırakalım. Diyelim ki gerekli uyarılar yapıldı. Doğan Medya yönetimi çalışanlarına ayar verdi ve “kendinize çeki düzen verin” dedi.
İşe yarayacak mı?
Yaramayacak elbette…
Çünkü meşrepler belli. Gezi Olayları’ndan bu yana aynı tavırlar defalarca tekrarlandı. Terör ve terör destekçilerinin sırtları belli isimler tarafından sürekli olarak sıvazlandı. Yetmedi, bunların bazıları bizzat sokaklara çıkıp olaylar içinde boy gösterdi.
Demem o ki…
Yapılan açıklamada iddia edildiği gibi ortada “hata” falan yok. Bilinçli olarak atılan adımlar ve sergilenen tavırlar var. Her gün yeni bir örneğini yaşıyoruz. Bunlar fırsatını bulduklarında meşreplerinin gereğini yerine getiriyorlar.
Tekrar başa dönüyorum, yine de dün yapılan açıklama önemli. Çünkü artık mızrak çuvala sığdırılamadı. Maskeler düştü, yaldızlar döküldü. Kamuoyundan da oldukça ciddi tepkiler yükseldi.
Ardından mecburi bir açıklama geldi!
* * *
Apaçık görünüyor ki, ortada bir “sıkışma” hali var. Demek ki, sıkıştırmaya devam etmek gerekiyor.
Bakın, yeterli olmasa da bazı sonuçlar alınıyor!
Nerede sonuç alınamıyor, biliyor musunuz? Paralel medyada. Çünkü o tarafta gözler iyice kararmış durumda! Gerektiğinde terör destekçiliği yapılıyor, gerekirse Türkiye dışarıya jurnal ediliyor. Bir gün CHP’nin, ertesi gün MHP’nin koynuna giriliyor. Kullanılacak tuzluklar bulunuyor, işleri bitince çöpe atılıyor. Kandırılmış birtakım insanların, limon gibi sıkılarak posaları çıkarılıyor.
O tarafta farklı ve ağır hastalıklı bir ruh hali var!
“Yazar” adı verilen ve bütün benliğini üst iradeye teslim eden bazı müritler, Çağlayan Adliyesi’ne yapılan baskının “AK Parti’nin oylarının yükselmesi için” planlanmış olduğunu bile yazabiliyor.
İğrençlik ve çirkinlikte sınır yok…
Gerekirse DHKP-C gibi bir terör örgütü kutsanıp, ona övgüler düzülebiliyor. Geçmişte “ülkücü hareket içinde yer aldıklarını” söyleyen kalemler bile bu terör örgütü ile birlikte fotoğraf verebiliyor. Yan yana yürüdüğü eski arkadaşlarının katilleri ile can ciğer kuzu sarması olabiliyor.
Çünkü üst irade öyle istiyor!
* * *
Aslında bütün mesele ne biliyor musunuz? Tıkanmayla birlikte gelen kin, nefret ve düşmanlık.
Türkiye bir kabuk değişimi yaşıyor ve işler istedikleri gibi gitmiyor. Eski günleri arıyor, bulamıyorlar. Üstüne üstlük, bulacaklarına dair ümitler de giderek azalıyor.
Hırçınlaşıyor, ittifaklar arıyorlar…
İçlerine düştükleri bu ruh hali, onları terör destekçiliğine kadar sürüklüyor. Bize de teşhir etme görevi düşüyor.

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi