• $8,4413
  • €10,2288
  • 493.483
  • 1441.33
15 Nisan 2021 Perşembe

Savcı yakasına yapışmalı

Doğrudur, yanlıştır; ciddiye alırsınız ya da almazsınız. Bu sizin sorununuz. Ancak, cumhuriyet savcılarının böyle bir lüksü yok. Onlar söylenenleri ciddiye almak, iddia sahibinin yakasına yapışmak zorundalar. Bildiklerini anlatmasını, yargıya yardımcı olmasını istemek durumundalar.

Can Ataklı'nın iddialarından bahsediyorum...

"Emekli amiraller darbe yapamazlar, ama darbenin ilk işaret fişeği olabilirler" dedi:

-Emekli diye her şeyden kopmuş değiller. Son günlerde ulaştığım bazı bilgileri aktarmak istiyorum. Kimin yapacağını çözemediğim, ama bir darbenin eşiğinden dönüldüğü yönünde bazı bilgiler var.

Bunlar çok ciddi ifadeler!..

Bir darbenin eşiğinden dönüldüğünü öğrenmiş, ancak bunu kimin yapacağını çözememiş!

Kolay o zaman: Bu ülkede Can Ataklı'nın çözemediklerini çözecek ve çözmesi gereken makamlar var. O yüzden ilgili savcılar acilen harekete geçmeliler. Can Ataklı'yı ifadeye çağırmalılar. Bildiklerini kendileri ile paylaşmasını istemeliler. "O bilgileri kimlerden aldın?" demeliler. Kaynağına ulaşıp, sorgulamalı ve darbecileri bulup gereğini yapmalılar.

Tabii Can Ataklı gerçekten ciddiyse, hayal görmediyse, kendisini ön plana çıkarmak için bu tür iddiaları ortaya atmıyorsa!

Öyle ya da böyle çıkmalı ortaya. Kimsenin bu tür iddialarda bulunup, sonra da hiçbir şey olmamış gibi davranmaya hakkı yok.

Bir kirliliğin ortasında ve ikiyüzlü davranışların içinde ne olup ne bittiğini çözmeye çalışıyoruz. Savcılık tespiti ile ortaya çıktı işte: Emekli Amiraller Bildirisini hazırlayanlardan Ergün Mengi, asıl meselenin Montrö olmadığını ortaya koymuş. Bir başka emekli amirale bildirinin daha geniş bir kitle tarafından imzalanması için "Montrö'yü araç olarak kullandıkları" mesajını göndermiş.

Yani, emekli amirallerin oltaya takılması için Montrö yem olarak kullanılmış. Söylediklerinden benim anladığım bu!

Düşünün!.. Birbirleri ile ilişkilerde bu tür tavırlar sergileyenler, söz konusu vatandaş olunca neler yapmazlar ki? Her türlü algı operasyonu devreye sokulabilir, her türlü araç kullanılabilir.

O yüzden bu tür durumlarda ilk görüntülere bakıp karar vermemek lazım. Devletin yapması gereken, bu durumlarda perdenin arkasında yaşananları ortaya çıkarıp, vatandaşın oyuna gelmemesini sağlamak olmalı.

Baksanıza, oyun içinde oyun sergileniyor...

Serbest bırakılan amiraller, son derece masum bir görüntü vermeye çalışıyorlar. Hatta içlerinden "yargının oyunu görüp bozduğunu" söyleyerek, adeta aklandıkları mesajını vermeye çalışanlar bile var. Oysa yargı süreci devam ediyor. Bazılarının il ve yurtdışına çıkışları yasak.

Üstelik yeni deliller de ortaya çıkıyor. Can Ataklı'nın söylediği sözler de şu an için "yeni delil" niteliğinde. Sonuçta, içinde gözaltına alınan amirallerin de yer aldığı geniş kitleler tarafından itibar edilen bir isim. Belli kesimler tarafından ciddiye alınıyor, ekranlara çıkarılıyor.

O yüzden cumhuriyet savcılarının meseleye el koymaları gerekli. Bu, hukuki bir görev, hatta mecburiyet. Ayrıca, millet olarak ne demek istediğini, gerçekte ne olup bittiğini bilmeye hakkımız var.

<p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda  şehit sayısı 14'ü kadın, 5'i çocuk olmak üzer

BMGK'nin Kudüs kararı ne olacak?

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu

Bayram alışverişinin kalbi Eminönü ve Mısır Çarşısı sessiz

Toroslar'da baharla yeşile bürünen yaylalar görenleri kendine hayran bırakıyor