• $32,5038
  • €34,7826
  • 2499.53
  • 9693.46
27 Nisan 2023 Perşembe

Saltanat

Öncelikle geçmiş olsun. Her şey planlandığı gibi gitseydi, dün Cumhurbaşkanı Erdoğan'la birlikte hızlı trene binecek, Ankara'dan Sivas'a uzanan bir yolculuk yapacaktık. Olmadı, O rahatsızlandı, ayrıca benim de gitmeme izin verilmedi.

Önceki gece geç saatte arandık, geziye katılmamız halinde saat 11.00'de Hızlı Tren Garı'nda bulunmamız istendi. "Tamam" dedim. Sabah 08.00'de Ankara Şehir Hastanesi'nde tomografi randevum vardı. Çektirip, oradan geçebilirim diye düşündüm. Ama ilaç kullanıldığım için doktorum izin vermedi. Serumla o ilaç vücuttan atılıncaya kadar hastanede kalmam istendi. Cumhurbaşkanlığına katılamayacağımı bildirdim. Zaten daha sonra da geçirdiği soğuk algınlığından dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da gün boyunca dinleneceği açıklandı.

Kısmet işte!

Hastanede öğrendim ki, kaldığım yerin yanında yıllar öncesinden "gerekli olabilir" düşüncesi ile cumhurbaşkanları için de bir oda ayırmışlar. "Hiç geldi mi?" diye sordum, "hayır" dediler. Nasıl bir yer olduğunu merak ettim, "Sizin kaldığınızın aynısı" cevabını verdiler. Benim kaldığım bölümle, cumhurbaşkanları için ayrılan yerin hiçbir farkı yokmuş.

Şimdi kendimi özel hissettiğimi sanmayın. Çünkü iyi biliyorum Ankara Şehir Hastanesi'ni. Refakatçılar için sunulan hizmetin dışında, hastanenin bütün odaları aynı. Cumhurbaşkanı ve devlet yöneticilerinin sağlığı için ne gerekli ise, vatandaşın sağlığı için ayrılan odalarda da o var. O hastanede yatmış olanların tamamı da biliyor bunu.

Hani nerede saltanat?

Kutlarım Ankara Şehir Hastanesi yönetici ve çalışanlarını. Hastane hizmetleri de son derece kaliteli.

Kimse istismar etmeye kalkmasın, kimse şehir hastaneleri üzerinden çarpıtma ve karalama operasyonları yapmasın. Bizzat gördüm, defalarca yaşadım; sağlık hizmetleri açısından cumhurbaşkanı ile vatandaş arasında bir fark yok.

Milletçe övünmemiz gerekir bu görüntü ile!

***

Peki, "saltanat" ve "saray" edebiyatını dillerinden düşürmeyenler ne yapıyorlar?

Ortada işte: Birbirlerini "ikiyüzlülükle" suçluyorlar. Milletvekili adayları ve sıralamalar yüzünden birbirlerini yiyorlar. İçlerinde "Biz anlaştık, ama tabanımız Kılıçdaroğlu'na oy vermeyebilir" diyenler bile var. Koyun sürüsü değil tabii taban da görüyor bütün olan biteni.

Bir yandan milliyetçilik nutukları atıyorlar. Diğer taraftan şehit ailesine küfür eden adamı listenin başına koyuyorlar. O da pervasızca sosyal medyadan kendisine soru soranlara "yavşak", "süzme trol" diye hakaretler edebiliyor.

Ziya Paşa'nın dediği gibi Aleme nizam vermeye kalkışırken, bin türlü teseyyüp bulunduruyorlar hanelerinde.

Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı Sinan Burhan açıkladı işte:

En çok övdükleri, en güvendikleri, yere göğe sığdıramadıkları Mahsur Yavaş'ın yaptıkları ortada. Milletin karşısına geçip, "ehliyet, adalet, liyakat" derken, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde tam tersi bir icraat ortaya koymuş. ASKİ'de 102 kişiyi görevde yükselme sınavına sokmuş. Mülakat yapıp, 70'inin yazılı puanını düşürmüş, 40'ınınkini de yükseltmiş.

Vatandaş ebleh değil elbette. Görüyor olup biteni, tavrını da kararını da ona göre belirliyor.

<p>Hakkari'nin Yüksekova ilçesi kırsalında yılanlar sürü halinde görüntülendi. İlçeye 30 kilometre u

Yüksekova'daki yılanlar bölge halkını şaşırttı

Kaçıran pişman oluyor: 50.000 TL'den başlıyor! İşte ikinci el araba modelleri…

Bodrum'da inşaatta toprak kayması! İki işçi, yaralı olarak kurtarıldı

Uşak'ta şiddetli fırtına! Bazı ev ve ahırların çatısı zarar gördü