• $13,8065
  • €15,652
  • 789.071
  • 2046.24
9 Kasım 2021 Salı

Salla gitsin...

Bizim medya, "Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olacak?" diye tartışadursun... CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Aday benim" diye ortaya çıkalı çok oldu.

Hatta o kadar ileri gitti ki, birtakım videolar çekip, 6 aylık, 1 yıllık icraatlarını açıklıyor. "Şöyle yapacağım, böyle edeceğim" diye vatandaşa sözler veriyor. "Ben yapacağım" diyor, "Biz" demiyor. İşte böylesine hedefe kilitlenmiş durumda. Sadece adaylığını açıklamakla kalmıyor, seçildikten sonra yapacaklarına ilişkin vaatlerde bulunuyor.

Şimdiden yazalım buraya: Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanlığına aday. Millet İttifakı'nda en etkili aktör. Verdiği mesajlar sonrası HDP'nin de ismine itirazı söz konusu bile değil. Buna rağmen aday olamaz ve gösterilmezse, büyük bir beceriksizlik örneği sergilemiş olur.

Şimdi gelelim vaatlerine...

Önce gençlere seslendi. Bir kasaba politikacısı misali her şeyi vaat etti. Hepsinin ağzına bir parmak bal sürdü. "Onu da yapacağım, bunu da vereceğim" diye sıraladı durdu.

Ardından da kadınlara yönelik ilk 6 aylık eylem planını açıkladı. Kimini maaşa bağladı, kimine iş vaadinde bulundu. Tamamına sosyal güvenlik hakkı sağlamaktan bahsetti.

Öyle görünüyor ki, yakında yenileri gelecek. Kemal Bey, bol keseden dağıtmaya devam edecek. Verecek, verecek, verecek...

Nasıl olsa sırtında yumurta küfesi yok. Hiçbir sorumluluk altında değil. Salla, sallayabildiğin kadar. Tıpkı geçmişte Cem Uzan'ın yaptığı gibi!

Vaktiyle yaşadık biz bunları. DYP Genel Başkanı Tansu Çiller de seçim öncesi herkese iki anahtar vaadinde bulunmuştu. Seçim sonrası unutuldu gitti.

Şimdi Kemal Bey de aynı taktiği uyguluyor. Üstelik "Bu video burada dursun. Yapmazsam gelin hesap sorun" diyor.

Mesele hesap vermekse eğer, seçimi beklemeye hiç gerek yok. Kemal Bey, yerel seçimler öncesi de pek çok söz vermişti. Mesela, "Tek bir kişi bile işten çıkarılmayacak" demişti. Ardından ekmeğinden edilen kişi sayısı binleri buldu. Kendisine hesap sormaya gidenlerin yüzüne de bütün kapılar duvar gibi kapandı.

Kılıçdaroğlu'nun ise, pes etmeye hiç niyeti yok. O, ısrarla aynı politikaya devam ediyor...

***

Siyasette inandırıcılık çok önemli...

Bir siyasetçi için en büyük tehlike inandırıcılığını kaybetmek. Bugün bile canlı örneklerini yaşıyoruz bunun. Milliyetçi söylemlerle ortaya çıkan, vatandaşın milli duygularına hitap eden, hatta başlangıçta milliyetçileri iktidara taşımaktan bahseden İyi Parti, bir skandalla çalkalanıp duruyor...

Görüyoruz sosyal medyada. Lütfü Türkkan'ın altına imza attığı şehit yakınına yönelik küfür skandalı, İyi Parti teşkilatlarında bile tepkilere yol açtı. Bazılarının ağzını bıçak açmıyor. Bazı teşkilatların da "Bu ne yahu?" türünden paylaşımları ortalıkta dolaşıyor. Halkta patlayan öfke selinden bahsetmiyor ve yazmıyorum bile.

Kılıçdaroğlu'nun bugün altına imza attığı "Bol keseden vaat politikasında" da aynı durum söz konusu! Tutarlı ve inandırıcı olmalı siyasetçi.

Kemal Sunal'ın yıllar önce canlandırdığı "Zübük" tiplemesine dönüşmemeli. Milletin aklı ve algılarıyla alay edilmemeli. Geçmişte kalan istismar siyasetinden artık vazgeçilmeli.

<a href='https://www.aksam.com.tr/aksam-tv/kisaca/iklim-degisikligindeki-komplo-teorileri-nereden-ci

Küresel ekonomik krizin asıl nedeni

Sünnet Gölü'nde yüzlerce ölü balık kıyıya vurdu

Severek tükettiğiniz besinlerin az bilinen zararları

Samsun'da kaybolan 130 küçükbaş hayvanı drone ile bulunan çiftçinin sevinci