• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
13 Ağustos 2020 Perşembe

Şaka gibi

Beklenen gün geldi. Muharrem İnce, bugün kameraların karşısına geçecek. Ankara’da basın mensuplarına “Parti kurmuyorum, hareket başlatıyorum” sözlerinin ne anlama geldiğini açıklayacak. Tabi ki CHP yönetimini hayli sıkıntıya sokacak bazı bilgiler de verecek.

CHP’de nefesler tutulmuş durumda.

Biliyorsunuz, CHP’de “ağır ağabey” rolündeki Hikmet Çetin ve Murat Karalayçın, bir süre önce Muharrem İnce ile görüştüler. Kendisine yeni bir parti girişiminin doğru olmayacağı mesajını verdiler. Özellikle Murat Karayalçın görüşmenin ardından ağır ifadeler kullandı. Muharrem İnce’yi adeta bölücülükle suçladı.

Durum bu olunca, geçmişte yaşananlar aklıma geldi.

1995’te Murat Karayalçın SHP’nin, Deniz Baykal da CHP’nin başındaydı. O günlerde de “bölünme” ve “bütünleşme” tartışmaları yapılıyordu. Nihayet her iki parti kurultayları toplandı ve “bütünleşme” kararı alındı.

Murat Karayalçın da Atatürk Spor Salonu’ndaki SHP Bütünleşme Kurultayı’nda, “Görevimden ayrılıyorum” dedi:

-Doğru olan bütünleşmedir.

Buna karşılık Karayalçın da Baykal da ellerindeki gücü bırakmak istemedi. Her iki isim de birleşmenin kendi partilerinin çatısı altında olması gerektiğini savundu. Sonunda “Hikmet Abi” formülü bulundu. Birleşme CHP çatısı altında gerçekleşti. Hikmet Çetin de CHP’nin Genel Başkanı oldu.

Deniz Baykal ise aradan bir yıl geçmeden koltuğu geri alıp bıraktığı yerden CHP Genel Başkanlığı’na devam etti.

Şimdi sıkı durun. Murat Karayalçın ne yaptı dersiniz? İşler beklediği gibi gitmeyince 2002’de SHP’yi yeniden açtı. Partinin Genel Sekreterliğine de Fikri Sağlar’ı getirdi. Daha önce savunduğu “doğru olan bütünleşmedir” tezini bir kenara attı. Kendisine yeni bir söylem buldu:

“Solda çözüm, birleşme değil yenileşmedir!”

Aradan yıllar geçti. Murat Karayalçın 2002’deki bu sözleri unuttu, yeniden başa döndü. Söylemini biraz daha sertleştirip Muharrem İnce’ye karşı bölücülük noktasına gelen suçlamalar yöneltti.

Durup dururken “şaka gibi” demedim!

Şimdi kimse kalkıp bana “ilkeden” bahsetmesin. Geçiniz, CHP’de pozisyon, şart ve müşteriye göre her türlü söylem mevcut!

***

Aynı tavrı CHP’nin bütününde görüyoruz bugün. Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan parti kurarken elleri patlayana kadar alkışlayan ve İyi Parti’ye ödünç milletvekili verenler, İnce’yi yerden yere vuruyorlar.

Her türlü duruma uygun demokrasi anlayışı geliştirmekte son derece mahirler!

Bu noktada “Muharrem İnce ne yapacak?” derseniz, hemen bir partileşme içine girmeyeceği görünüyor.

“Ben bir hareket başlattım” diyor. 2023 seçimlerinde Ali Babacan ya da Abdullah Gül gibi isimlerin CHP tarafından Cumhurbaşkanlığına aday gösterilmesi ihtimalinin önünü kesmeye çalıştığını dillendiriyor.

“Ben de varım, buradayım” mesajını verip gündemde kalıyor. Şimdilik, Kılıçdaroğlu’nun oyununu bozmaya çalışan bir isim olarak çıkış yapıyor.

Ama CHP’deki sıkıntı bu kadarla sınırlı değil. Daha neler var, neler. Tartışmalar arttıkça, üslup sertleştikçe farklı yollara girilmesi kaçınılmaz. Kılıçdaroğlu uzlaşmaya yanaşmazsa, İnce’nin başlattığı bu hareket, zaman içinde partileşmeye kadar gider.  

<p>Duygu Gecü Yüzseven'in sunduğu Sağlık Raporu programında Prof. Dr. Gürkan Arıkan sağlıklı doğumda

Kök hücre tedavisi hangi hastalıklara çare oluyor?

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!